Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Hakan Günday'ın Piç'i sinema filmi oluyor



Toplam oy: 836
Hakan Günday
Doğan Kitap

Genç nesil yerli romancılar arasında hatrı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Hakan Günday'ın çok sevilen romanı Piç, beyazperdeye uyarlanıyor. Arti Film'in yapımcılığını, Selim Demirdelen'in yönetmenliğini üstlendiği filmi senaryolaştıran isim ise Ümit Ünal.

 

Nisan ayında düzenlenecek İstanbul Film Festivali için hazırlandıklarını söyleyen Arti Film'in yapımcısı Türker Kokmaz, filmin hangi tarihte vizyona gireceğinin henüz netleşmediğini söylüyor. Ancak filmin Facebook duyuruları yapıldı, bir afişi paylaşıldı bile! 1 Ekim tarihinde çekimlerine başlanacak filmin çekimlerinin 4 ya da 5 hafta sürmesi planlanıyor.

 

 

 

Hakan Günday: Ruhu muhafaza edildiği sürece sorun yok

 

 

 

Konuyla ilgili olarak ulaştığımız Hakan Günday,  önemli olanın kitabın ruhunun muhafaza edilmesi olduğunu söylüyor: "Filmin senaryo aşamasında yer almadım, çünkü bu başka bir meslek. Ve bu işi hakkıyla yapmak için birinci adımdan başlanması gerek."

 

 

Ümit Ünal'ın gözünde Piç'in neye evrileceğinin kendisi için ilginç ve önemli olduğunu belirten Günday, bir sanat dalından diğerine yapılan uyarlamalarda önemli olanın o sanat disiplininin enstrümanlarını kullananarak eseri yeniden yaratmak olduğunu ifade etti.

 

Günday, kitabının sinemaya aktarılması hakkında, "Benim için kitabın ruhunun muhafaza edilmesi en önemli unsurdu. Önemli olan kitabın fotokopisini çekmek değil romanı okurken son sayfayı çevirince duyulan hissin filme geçmesi," diyor.  Yazar, kitabın senaryolaştırılma aşamasına yalnızca eleştirileri ve yorumları ile katılmış. Günday ve yapım şirketi, ortak bir kararla senaryonun Ümit Ünal tarafından yazılmasına karar kılmışlar. 

Hikayelerle uğraşmayı tercih ettiğini söyleyen Günday, yeni mesleklere el atmak yerine yeni eserler üretmeyi önemsediğini belirtiyor: "Varolanlarla uğraşmaktansa yeni eserler üretmeyi tercih ediyorum."

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


bu yazıyı araklamis milliyet m2.milliyet.com.tr/News/NewsArticle.aspx?ID=1547655

50%
50%

ben filmlerin kitapların ruhunu yansıtamadığına inanıyorum.. o yüzden ilk kitap okunmalı film sonra izlenmeli diye düşünüyorum. Piç ve diğerleri Hakan Günday çok özel .. filmi yine de çok merak ediyorum bakalım nasıl olacak.

65%
35%

arka arkaya iki kere okuduğum ender kitaplardan biridir. sinemaya uyarlandığını duyunca cok sevindim. eminim kitabı okumadan filmi izleyen bir çok insanın da kitabı okumasına vesile olacaktır. sonuçtan umutluyum...

45%
55%

Sanırım bu filmin kitabını 7 defa okudum karakterlerin hepsini her defasında kafamda canlandırdım kişerle özleştirmeye çalıştım geçtiğimiz günlerde nişanlım filmin haberini verdi buna çok sevindim filmi sabırsızlıkla bekliyorum..

48%
52%

şimdi herşey güzel de bu koskoca kitabın senaryosunu 4 ya da 5 haftada mı çekecekler? bu nasıl iştir? kısa film desem kitaptaki olaylar uzun. garip diyorum.

46%
54%

kinyas ve kayrayı çekmek bence çok zor! çok fazla mekan var ve anlatılması çok zor bir kitap. yapılabilse harika olur o ayrı.

66%
34%

filmin kitabın anlatımındaki o etkileyiciliği kolay kolay yakalayamayacığını düşünüyorum. Hakan Günday da ruhu yakalamaktan bahsediyor ancak bu tarz etkileyici kitapların muhteşemliğini iki saatlik filmler ile yakalamak pek mümkün olmuyor. umarım film Hakan Günday hayranlarında bir hayal kırıklığı yaratmaz..

39%
61%

Harikulade! Doğum günümde böyle bir haberi okumak, sevdiklerimin yanında olması gibi. Belki de Hakan Günday'ın bir hediyesi. Filmi sabırsızlıkla bekliyorum.

52%
48%

keşke kinyas ve kayra çekilseymiş ama olsun bu da bi şey :)

52%
48%

Daha güzel bi' haber alamazdım sanırım bugün! :P Süper! Favori yazarım,favori kitaplarımdan biri & senaryo yine çok sevdiğim bi' yazar tarafından ele alınacak müthiş..:)

36%
64%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Mart ayında Can Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini devralan Cem Akaş Twitter hesabından yayınevinin projelerinden birini duyurdu.

Napoli Dörtlemesiyle tüm dünyanın tanıdığı bir isme dönüşen Elena Ferrante bir süredir The Guardian’da makaleler kaleme alıyor. Ferrante, geçtiğimiz hafta gazetedeki köşesinde, Napoli romanlarından önce yazdığı The Lost Daughter adlı kitabının sinemaya uyarlanacağını duyurdu.

Necip Fazıl Kısakürek anısına her yıl sanat, fikir ve edebiyat dünyasından isimlere takdim edilen ve 2014 yılından bu yana Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin bu yılki kazananları açıklandı.

Seçici kurul Beşir Ayvazoğlu, M. Fatih Andı, Osman Konuk, Turan Karataş ve Necip Tosun'dan oluşuyordu.

Virginia Woolf’un döneminde fotoğraflarla ilişkimiz bugünkü düzeyinden çok uzaktı elbette, ancak Woolf bir bakıma şanslıydı, zira etrafında, o dönem fotoğraf konusunda nam salmış isimler vardı. Örneğin, Britanya fotoğrafçılığının en önemli figürlerinden Julia Margaret Cameron, Woolf’un annesi Julia Jackson’ın kuzeniydi ve ailenin pek çok fotoğrafına imza atmıştı.

Erlend Loe’nin Yapı Kredi Yayınları etiketiyle Türkçeye Dilek Başak tarafından kazandırılan Doppler ve Bildiğimiz Dünyanın Sonu kitapları büyük ilgi görmüştü. Uluslararası arenada da hicivci üslubuyla dikkat çeken Norveçli yazar, Yapı Kredi Yayınları’nın yeni sezon etkinlikleri kapsamında İstanbul’da edebiyatseverlerle buluşacak.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.