Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

PEN Türkiye: "Sivil darbeye zemin hazırlandığından kaygılıyız"



Toplam oy: 14

Anayasa oylamasının yapılacağı 12 Eylül tarihi yaklaşırken yazar örgütü PEN görüşlerini yazılı bir açıklamayla kamuoyuyla paylaştı. İşte PEN Türkiye Merkezi Başkanı İnci Aral tarafından yapılan açıklama:

"Türkiye’nin, yamalı 12 Eylül anayasalarına değil hak ve özgürlükleri genişletecek yeni bir anayasaya ihtiyacı var"

Temel ilkelerinden biri düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak olan Pen Yazarlar Derneği, 12 Eylül 2010’da yapılacak anayasa oylamasıyla ilgili bağlayıcı bir karar almamıştır. Ancak; yönetim olarak görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmakta yarar görüyoruz:

1980 darbe anayasasının baskıcı ve gerici yapısını değiştirme iddiasıyla halkoyuna sunulan bu anayasa; tarafsız hukuk otoriteleri ve halkı temsil eden siyasi partilerin mutabakatıyla değil, yalnızca siyasal iktidar tarafından hazırlanmıştır.

İcraatlarıyla demokrasi söylemi arasında inandırıcılık ve tutarlılık bulunmayan; basını yüksek vergi cezalarıyla yıldırıp susturan, muhaliflerini  gizli yalancı tanıklar ve sabit olmamış suçlamalarla yıllarca hapislerde tutarak insan hakları ve çağdaş hukuku çiğneyip hiçe sayarken, devlet olanaklarıyla yandaşlarını ihya eden bu yönetimin darbe anayasasını değiştirme aldatmacasıyla bir sivil darbe yapılanmasına zemin hazırladığından kaygı duyuyoruz.

Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmayı, anayasa mahkemesinin demokratik cumhuriyet üzerindeki hukuki güvencesini ve hukuk uygulayıcıların bağımsız karar verme yetkisini tekeline almayı amaçlayan bir anayasa taslağının demokratikleşmeyi sekteye uğratacağı hatta tehlikeye düşüreceği açıktır. 

Oysa, toplumsal barış ve uzlaşma, yolsuzlukların önüne geçme, yoksulluğu yenme ve kalkınma, dini siyasete alet etmeme, düşünceyi ifade ve basın özgürlüğünü sağlama gibi acil çözüm bekleyen sorunlarımız var. İç ve dış gelişmeler Türkiye’yi ciddi bir kavşak noktasına getirmiş durumda. Birliğe beraberliğe sahip çıkmak, bir dikta yönetimine savrulmamak için doğru karar vermek zorundayız.  

YÖK yasasını değiştirmeyi, seçim barajını düşürmeyi, dokunulmazlıkların  kısmen de olsa kaldırılmasını öngörmeyen, kadın ve çocukların korunmasının  düzenleyen maddelerinin içi doldurulmamış, sendikal hak ve özgürlüklerin sözde kaldığı ve hatta geriletildiği, yangından mal kaçırır gibi aceleye getirilmiş bu anayasa taslağının hiçbir bakımdan ülkemizin ve halkımızın yararına olmadığı görüşündeyiz.  

Bugün Türkiye’nin, yamalı 12 Eylül anayasalarına değil  hak ve özgürlükleri genişletecek yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Üyelerimizin ve sağduyulu yurttaşlarımızın oylarını kullanırlarken bu gerçeğe uygun olarak ve insanımızın, ülkemizin, demokrasimizin geleceğini düşünerek karar vereceklerine eminiz.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Flavorwire.com, dünyanın en güzel kitapçılarını seçti. İşte,  Hollanda'dan Arjantin'e kadar uzanan o liste!



Orijinal adı Der Vorleser olan ve ülkemizde Cemal Ener'in çevirisi ile İletişim Yayınları'ndan çıkan Okuyucu adlı kitabın yazarı hukuk profesörü Bernhard Schlink, filmin yapımcısı Weinstein Şirketi'nden tek kuruş almadığını iddia etti.

 

Nobel ödüllü Polonyalı şair Wislawa Szymborska, 88 yaşında Krakau’da hayatını kaybetti.

 

İzmir'de 23-25 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek 10. Öykü Günleri'nin onur konuğu Leyla Erbil.

 

 

Konak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nün Şubat ayı programına, 23-25 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek Öykü Günleri'nde sergiler, söyleşiler, paneller gibi etkinlikler gerçekleşecek.

 

Sansürsüz Sansür Tarihi kitabı Osmanlı'dan günümüze sansür uygulamalarını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitaba göre İstanbul Telefon Rehberi de bir dönem yasaklı eserler arasındaymış

 

 

 

Hem ruhsal hem de edebi olarak yüzyıllara yayılan o kadar güçlü bir hikâye ki onunki, aslında yazarına da fazlaca söz bırakmıyor.

Yunus Emre kimdir? Ya da şöyle sorayım, bizim Yunus’u bilmeyen var mıdır? Hepimiz biliriz onu, en mühimi de severiz, hem de çok severiz... Niyesi belli, çünkü Yunus’uzdur hepimiz. Kendini Anadolu’da yeniden yaratmış Türk insanının bizzat özüdür o. 13. yüzyıl Anadolusu’nda yaşamış bu derviş, bu şair, bulduklarıyla değil aradıklarıyla, büyük arayışıyla ve çilesiyle temsil eder bizi.

Söyleşi

RIZA KIRAÇ'LA SÖYLEŞİ: "Türkiye'de dair paranoyak bir hikâye anlatmaktı amacım..."

 

AYCAN AŞKIM SAROĞLU

 


ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun