Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sahte resim nasıl yapılır kılavuzu



Toplam oy: 363

Sahte tablo yapmanın incelikleri nelerdir, hiç merak ettiniz mi? Ken Perenyi, Caveat Emptor: The Secret Life of an American Art Forger adlı anı kitabıyla sanat dünyasını bir hayli karıştıracak, müzayede evlerini ve sanat simsarlarını da huzursuz edecek gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir süre boyunca sahte tablolar yapıp satan Perenyi 'sanatının' inceliklerini anı kitabında anlattı.

 

 

 

 

 

18 ve 19’uncu yüzyıl Britanya tabloları üzerinde 'uzmanlaşan' 63 yaşındaki Perenyi’nin kariyerinin zirve noktası Amerikalı ressam Martin Johnson Heade’in eseri diye yutturduğu Ruby Throats with Apple Blossoms tablosu olmuş. Gazetelerin “muhteşem bir buluş” olarak sayfalarına taşıdığı tablo New York’ta düzenlenen bir müzayedede 100 bin dolara alıcı bulmuş. Geri planda kalmış ressamların tablolarını bir akrabasının evinde veya bitpazarında bulduğunu söyleyerek müzayede evlerini oyuna getiren Perenyi, aslında kariyerine geçim sıkıntısı yüzünden başlamış: “Saygın bir sanatçı olmak için ter döktüğüm dönemlerde, karnım acıktığında veya faturalar yığılınca sahte tablo yapıp satardım. Yavaş yavaş kariyerim bu yönde ilerledi.”

 

 

Ken Perenyi, uzun süre FBI tarafından araştırılmasına karşın, 2003’te hakkındaki dosya zamanaşımına uğradığından bugün hikayesini böbürlene böbürlene anlatıyor. Her şeyin olduğu gibi sahte tablo yapmanın da incelikleri var. Perenyi’ye kulak verin: “Büyük ustalardan kaçının, en az onlar kadar başarılı ama geri planda kalmış ressamların tablosuna sahip olduğunuzu iddia edin. Deniz tuzu paslanmaya yol açar. Hindistan ve Çin’den gelen tuvaller ise 18 veya 19’uncu yüzyılda Britanya’da kullanılan tablolarla benzer özellikler taşır.”

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yusuf Atılgan'ın 1986 yılında Ömer Kavur tarafından sinemaya da uyarlanan romanı Anayurt Oteli artık İngilizcede. City Lights  tarafından Motherland Hotel adıyla yayımlanan romanın İngilizce çevirisi Fred Stark'a ait. İngilizce baskının kapak yazısında ise, Arjantinli yazar ve çevirmen Alberto Manguel'in imzası var.

 

Behçet Necatigil, doğumunun 100. yılında İş Sanat sahnesindeki müzikli dinleti ile anılacak. Atilla Birkiye’nin düzenlediği, Mehmet Birkiye’nin sahneye uyguladığı Şimdi Uzak Yakın… başlıklı dinletide Necatigil’in yıllar önce İstanbul ve Ankara radyolarında yayınlanan Uzak Yol Kaptanı ve Gaz ve Kediciler oyunları seslendirilecek.

Dave Eggers'ın Türkiye'de de Siren Yayınları tarafından Çember adıyla çıkan romanından uyarlanan The Circle filminin fragmanı yayımlandı!

 

İstanbul Kuzguncuk'ta bulunan Nail Kitabevi, "Güncel Edebiyat Buluşmaları"na da ev sahipliği yapıyor.

Bu buluşmaya aralık ayında, yeni romanı Körburun ile Hikmet Hükümenoğlu konuk oluyor. 11 Aralık pazar günü gerçekleşecek söyleşi saat 14:00'te...

 

 

Bu yılın en sansasyonel edebiyat olaylarından biri de kuşkusuz Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasıydı. Komite'nin açıklamasının ardından önce Bob Dylan'ın uzun süre sessizliğini koruması, sonra da yoğun programı nedeniyle ödül törenine katılmayacağını bildirmesiyle konu yılan hikayesine dönmüştü. Fakat bugünlerde sorun çözülmüş gibi görünüyor.

Söyleşi

Dilek Baştuğ ile söyleşi:


Felsefe Olimpiyatları için "ısınma" okumaları

 

Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.