Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sahte resim nasıl yapılır kılavuzu



Toplam oy: 192

Sahte tablo yapmanın incelikleri nelerdir, hiç merak ettiniz mi? Ken Perenyi, Caveat Emptor: The Secret Life of an American Art Forger adlı anı kitabıyla sanat dünyasını bir hayli karıştıracak, müzayede evlerini ve sanat simsarlarını da huzursuz edecek gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir süre boyunca sahte tablolar yapıp satan Perenyi 'sanatının' inceliklerini anı kitabında anlattı.

 

 

 

 

 

18 ve 19’uncu yüzyıl Britanya tabloları üzerinde 'uzmanlaşan' 63 yaşındaki Perenyi’nin kariyerinin zirve noktası Amerikalı ressam Martin Johnson Heade’in eseri diye yutturduğu Ruby Throats with Apple Blossoms tablosu olmuş. Gazetelerin “muhteşem bir buluş” olarak sayfalarına taşıdığı tablo New York’ta düzenlenen bir müzayedede 100 bin dolara alıcı bulmuş. Geri planda kalmış ressamların tablolarını bir akrabasının evinde veya bitpazarında bulduğunu söyleyerek müzayede evlerini oyuna getiren Perenyi, aslında kariyerine geçim sıkıntısı yüzünden başlamış: “Saygın bir sanatçı olmak için ter döktüğüm dönemlerde, karnım acıktığında veya faturalar yığılınca sahte tablo yapıp satardım. Yavaş yavaş kariyerim bu yönde ilerledi.”

 

 

Ken Perenyi, uzun süre FBI tarafından araştırılmasına karşın, 2003’te hakkındaki dosya zamanaşımına uğradığından bugün hikayesini böbürlene böbürlene anlatıyor. Her şeyin olduğu gibi sahte tablo yapmanın da incelikleri var. Perenyi’ye kulak verin: “Büyük ustalardan kaçının, en az onlar kadar başarılı ama geri planda kalmış ressamların tablosuna sahip olduğunuzu iddia edin. Deniz tuzu paslanmaya yol açar. Hindistan ve Çin’den gelen tuvaller ise 18 veya 19’uncu yüzyılda Britanya’da kullanılan tablolarla benzer özellikler taşır.”

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz günlerde Soma’nın Yırca ilçesinde termik santral inşaatı gerekçe gösterilerek kesilen 6 bin zeytin ağacının yerine yeni fidanlar dikilmesi için kampanya başlatıldı. Zeytin Ajandası Kollektifi’nin girişimiyle başlayan kampanya kapsamında bir ajanda satışa sunuldu. Bu ajandanın satışından elde edilecek gelirle Yırca’ya yeni fidanlar dikilecek.

E-postalar, onlarca telefon konuşması ve bir süre sonra yapboza dönen tablo çalışmaları sonucunda (yorgun ve) gururluyuz. İşte 2014 yılının "öne çıkan" 50 romanı!

 

Eskişehir Gezi davasının gerekçeli kararı açıklandı

Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı gösterilerine katıldıkları için “direnme, hakaret, kamu malına zarar verme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme” iddiasıyla yargılanıp beraat eden 173 sanık hakkındaki kararın gerekçesini açıkladı.

Türkiye'nin en büyük online kitapçısı idefix.com'un her yıl düzenlediği ve sıkı takipçileriyle artık geleneksel hale gelen Sanal Kitap Fuarı, bu yıl 12. kez başladı. 21 Kasım 2014–1 Ocak 2015 tarihleri arasında idefix.com’da gerçekleşecek fuarı, geçtiğimiz yıl 4 milyon kişi ziyaret etmişti.

Türk-Fransız Edebiyat Ödülü, bu yıl Ziyan isimli romanıyla Hakan Günday'a verildi.

 

Söyleşi

Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Mitpunk. Yani edebiyatta yeni bir eğilimin, yeni bir arayışın adı. Bir bileşik kelime; mit ve punktan geliyor. Kendi hikayelerini kaybetmiş, mitlerini unutmuş bir çağın yarattığı yeni mitler ile punk kelimesinin hırpaniliğini, kırılmışlığını, öfkesini içeriyor. Bakmayın siz kulağa çok alafranga çok marjinal geldiğine. Birbirine eklenen bu iki kelime, postmodernizmi fısıldıyor.

FikriSabit

Eleştirmenler, edebiyat gazetecileri ortadan kalktıkça yazarla okur arasına giren süreç kısalıyor, piyasanın etkisinden de özgürleşiyormuş duygusu gelip yerleşiyor içimize, ama nitelikli edebiyatı keşfetmek, karmaşanın içinden iyiyi bulup çıkarmak da tam tersine giderek zorlaşıyor.

Genç ve hevesli bir edebiyat gazetecisiydim bir zamanlar. Edebiyat söyleşilerinin yeri ayrıydı benim için. Okuduğum metnin yazarıyla bir araya gelmek, aklıma takılanları sormak, bir iki saat de olsa edebiyatın derinliklerine dalmak bir yana, içimdeki magazin kuşunu da beslerdi bu söyleşiler.