Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sahte resim nasıl yapılır kılavuzu



Toplam oy: 433

Sahte tablo yapmanın incelikleri nelerdir, hiç merak ettiniz mi? Ken Perenyi, Caveat Emptor: The Secret Life of an American Art Forger adlı anı kitabıyla sanat dünyasını bir hayli karıştıracak, müzayede evlerini ve sanat simsarlarını da huzursuz edecek gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir süre boyunca sahte tablolar yapıp satan Perenyi 'sanatının' inceliklerini anı kitabında anlattı.

 

 

 

 

 

18 ve 19’uncu yüzyıl Britanya tabloları üzerinde 'uzmanlaşan' 63 yaşındaki Perenyi’nin kariyerinin zirve noktası Amerikalı ressam Martin Johnson Heade’in eseri diye yutturduğu Ruby Throats with Apple Blossoms tablosu olmuş. Gazetelerin “muhteşem bir buluş” olarak sayfalarına taşıdığı tablo New York’ta düzenlenen bir müzayedede 100 bin dolara alıcı bulmuş. Geri planda kalmış ressamların tablolarını bir akrabasının evinde veya bitpazarında bulduğunu söyleyerek müzayede evlerini oyuna getiren Perenyi, aslında kariyerine geçim sıkıntısı yüzünden başlamış: “Saygın bir sanatçı olmak için ter döktüğüm dönemlerde, karnım acıktığında veya faturalar yığılınca sahte tablo yapıp satardım. Yavaş yavaş kariyerim bu yönde ilerledi.”

 

 

Ken Perenyi, uzun süre FBI tarafından araştırılmasına karşın, 2003’te hakkındaki dosya zamanaşımına uğradığından bugün hikayesini böbürlene böbürlene anlatıyor. Her şeyin olduğu gibi sahte tablo yapmanın da incelikleri var. Perenyi’ye kulak verin: “Büyük ustalardan kaçının, en az onlar kadar başarılı ama geri planda kalmış ressamların tablosuna sahip olduğunuzu iddia edin. Deniz tuzu paslanmaya yol açar. Hindistan ve Çin’den gelen tuvaller ise 18 veya 19’uncu yüzyılda Britanya’da kullanılan tablolarla benzer özellikler taşır.”

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçmişi, kitap sayısı, koleksiyonları ve derleme kütüphanesi ile Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden biri olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi artık 24 saat hizmet veriyor. Geçtiğimiz nisan ayında çalışma saatlerini artırarak 08:00-22:30 arasında hizmet vermeye başlayan kütüphane bundan böyle 24 saat açık olacak.

 

Harper Lee'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerinde yaşanan ırkçılığı konu edindiği Bülbülü Öldürmek adlı romanı, Missisippi'de bir lisenin müfredatından çıkarıldı.

Okuyucusunu kitapların yakıldığı bir dünyaya götüren Fahrenheit 451 aynı zamanda modern bir klasik olarak kabul ediliyor; ve tasarımcıların da hayli ilgisini çekiyor. Fahrenheit 451 için geçtiğimiz günlerde yapılan bir tasarım var ki bir hayli ilginç.

 

İngilizce yazılmış romanlara verilen prestijli Man Booker Ödülü'nün bu yılki kazananı George Saunders oldu. George Saunders ödüle, Türkçeye de Arafta ismiyle çevrilen romanı Lincoln in the Bardo ile layık görüldü.

Ferenc Molnár’ın ünlü romanı Pal Sokağı Çocukları bu kez tiyatro sahnesinde karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Tatbikat Sahnesi tarafından sahneye taşınan oyunun yönetmenliğini ise ünlü oyuncu Erdal Beşikçioğlu üstleniyor.

 

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.