Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sahte resim nasıl yapılır kılavuzu



Toplam oy: 305

Sahte tablo yapmanın incelikleri nelerdir, hiç merak ettiniz mi? Ken Perenyi, Caveat Emptor: The Secret Life of an American Art Forger adlı anı kitabıyla sanat dünyasını bir hayli karıştıracak, müzayede evlerini ve sanat simsarlarını da huzursuz edecek gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir süre boyunca sahte tablolar yapıp satan Perenyi 'sanatının' inceliklerini anı kitabında anlattı.

 

 

 

 

 

18 ve 19’uncu yüzyıl Britanya tabloları üzerinde 'uzmanlaşan' 63 yaşındaki Perenyi’nin kariyerinin zirve noktası Amerikalı ressam Martin Johnson Heade’in eseri diye yutturduğu Ruby Throats with Apple Blossoms tablosu olmuş. Gazetelerin “muhteşem bir buluş” olarak sayfalarına taşıdığı tablo New York’ta düzenlenen bir müzayedede 100 bin dolara alıcı bulmuş. Geri planda kalmış ressamların tablolarını bir akrabasının evinde veya bitpazarında bulduğunu söyleyerek müzayede evlerini oyuna getiren Perenyi, aslında kariyerine geçim sıkıntısı yüzünden başlamış: “Saygın bir sanatçı olmak için ter döktüğüm dönemlerde, karnım acıktığında veya faturalar yığılınca sahte tablo yapıp satardım. Yavaş yavaş kariyerim bu yönde ilerledi.”

 

 

Ken Perenyi, uzun süre FBI tarafından araştırılmasına karşın, 2003’te hakkındaki dosya zamanaşımına uğradığından bugün hikayesini böbürlene böbürlene anlatıyor. Her şeyin olduğu gibi sahte tablo yapmanın da incelikleri var. Perenyi’ye kulak verin: “Büyük ustalardan kaçının, en az onlar kadar başarılı ama geri planda kalmış ressamların tablosuna sahip olduğunuzu iddia edin. Deniz tuzu paslanmaya yol açar. Hindistan ve Çin’den gelen tuvaller ise 18 veya 19’uncu yüzyılda Britanya’da kullanılan tablolarla benzer özellikler taşır.”

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçen yıl yine bu zamanlar yayımlanmıştı Kavgam serisinin ilk cildi Türkçede. Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard'ın, kısa zaman içerisinde dünya çapında bir edebiyat fenomeni olarak anılmaya başlanan serisinin bu ilk kitabı için, Türkiye'deki yayıncısı MonoKL da, özel bir internet site açmıştı.

 

Beat Kuşağı'nın efsanevi şairi Neal Cassady'nin destansı bir üslupla, aynı ekolün önemli yazarlarından Jack Kerouac'a hitaben kaleme aldığı ünlü mektubun edebiyat tarihi için yeri çok ayrı; zira bu mektubun Kerouac'ın dünyaca ünlü romanı Yolda'ya ilham verdiği kabul ediliyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Nâzım Hikmet Konuşmaları” etkinlik dizisi, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış, yetmemiş sürgün edilmiş, değersizleştirilmeye çalışılmış buna rağmen eserleri dünya çapında büyük ilgi görmüş bir dünya şairini konuk ediyor.

Yapımcısı olduğu ve başrolünde oynadığı Girls dizisiyle geniş kitlelere ulaşan Lena Dunham’ın on yıl önce yazdığı günlüklerin derlemesinden oluşan sürpriz kitabı, Dunham kitabın çıktığını duyurduktan sonraki 24 saatte tükendi.

Ayşe Kulin İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da finale kalan beş yazar arasına girmeyi başardı. Kulin'in İtalya'da L'Ultimo Treno Per Istanbul (Istanbul'a Son Tren) adıyla Newton Compton Yayınevi tarafından yayımlanan romanı Nefes Nefese, ödülün dün açıklanan en iyi yabancı roman kısa listesinde yer aldı.

Söyleşi

Okan Okumuş ile söyleşi: Sınırların olmadığı bir dünya düşlemek

 

Mehmet ERKURT

 

ŞahaneBirKitap

Kadere başkaldırmak şüphesiz bir kahramanlıktır. Hatta kahramanlık dediğimiz şey, her şeyden önce kadere başkaldırmakla başlar belki de. Hikayelere bakacak olursak, sonu da iyi biter genellikle; kader değişir, kahraman olgunlaşır, bir anlamda mutlu son yakındır. Kahraman hem dünyayı hem de kendisini değiştirmiş olacaktır büyük ihtimalle.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.