Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sahte resim nasıl yapılır kılavuzu



Toplam oy: 183

Sahte tablo yapmanın incelikleri nelerdir, hiç merak ettiniz mi? Ken Perenyi, Caveat Emptor: The Secret Life of an American Art Forger adlı anı kitabıyla sanat dünyasını bir hayli karıştıracak, müzayede evlerini ve sanat simsarlarını da huzursuz edecek gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir süre boyunca sahte tablolar yapıp satan Perenyi 'sanatının' inceliklerini anı kitabında anlattı.

 

 

 

 

 

18 ve 19’uncu yüzyıl Britanya tabloları üzerinde 'uzmanlaşan' 63 yaşındaki Perenyi’nin kariyerinin zirve noktası Amerikalı ressam Martin Johnson Heade’in eseri diye yutturduğu Ruby Throats with Apple Blossoms tablosu olmuş. Gazetelerin “muhteşem bir buluş” olarak sayfalarına taşıdığı tablo New York’ta düzenlenen bir müzayedede 100 bin dolara alıcı bulmuş. Geri planda kalmış ressamların tablolarını bir akrabasının evinde veya bitpazarında bulduğunu söyleyerek müzayede evlerini oyuna getiren Perenyi, aslında kariyerine geçim sıkıntısı yüzünden başlamış: “Saygın bir sanatçı olmak için ter döktüğüm dönemlerde, karnım acıktığında veya faturalar yığılınca sahte tablo yapıp satardım. Yavaş yavaş kariyerim bu yönde ilerledi.”

 

 

Ken Perenyi, uzun süre FBI tarafından araştırılmasına karşın, 2003’te hakkındaki dosya zamanaşımına uğradığından bugün hikayesini böbürlene böbürlene anlatıyor. Her şeyin olduğu gibi sahte tablo yapmanın da incelikleri var. Perenyi’ye kulak verin: “Büyük ustalardan kaçının, en az onlar kadar başarılı ama geri planda kalmış ressamların tablosuna sahip olduğunuzu iddia edin. Deniz tuzu paslanmaya yol açar. Hindistan ve Çin’den gelen tuvaller ise 18 veya 19’uncu yüzyılda Britanya’da kullanılan tablolarla benzer özellikler taşır.”

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Haydi bir test yapalım. Aklınızdan 10 tane yazar veya şair adı geçirin. Türkiye'den ya da dünyadan.... Eski veya yeni... Hiç fark etmez. Aklınıza gelen isimlerden kaçı kadındı? Sanırım birçoğumuzun aklına en fazla iki kadın yazar gelmiştir.

 

Edebiyatçılar "Kobanê’ye insanlık koridoru aç" çağrısında bulunmak için 25 Ekim'de sınıra gidecekler.

 

Aslı Erdoğan, Murathan Mungan, Sema Kaygusuz, Ayşegül Devecioğlu, Vivet Kanetti, Hatice Meryem ve Can Öz, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) saldırıları altındaki Kobani halkına destek vermek için 25 Ekim'de sınırda olacaklar.

 

Charles Bukowski'nin şiirleri bugüne kadar pek çok okura ilham vermiştir. Bazılarına toplumsal olarak onaylanmayan bir hayat sürmek için ihtiyaç duydukları anlayış ve cesarati temin ederken, bazılarına edebi eserler yaratmak konusunda yol göstermiştir. Fakat 2000'li yıllara girdiğimizden beri şiirlerin bunların dışındaki bir etkisine daha şahit oluyoruz.

 

PEN Türkiye Yönetim Kurulu, 2015 PEN Şiir Ödülü'nün bir şükran ifadesi olarak Afşar Timuçin'e sunulacağını açıkladı.

 

1987 yılında Boğaziçi Üniversitesi ve Koç Üniversitesi akademisyenleri tarafından yayımlanmaya başlayan ve Türkiye’ye ilişkin sosyal bilim araştırmaları alanında İngilizce yayın yapan sosyal bilim dergisi New Perspectives on Turkey, Cambridge University Press (CUP) tarafından yayımlanacak.

Söyleşi

Çevirmen Sibil Çekmen ile söyleşi: "Okurun Patrick Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

 

Emre BAYIN

 

ŞahaneBirKitap

"Flaubert 'İşinin başındaki yazar, evrendeki tanrı gibi olmalıdır; her yerde vardır ama hiçbir yerde görünmez,' dediği ünlü sözünü 1852'deki bir mektubunda yazmıştı. 'Sanat ikinci bir doğa olduğundan, bu doğanın yaratıcısı da benzer bir işleyişe sahip olmalıdır. Bırakın her atomda, her boyutta gizli, sonsuz bir vurdumduymazlık hissedilsin.

FikriSabit

Kezban Akcalı, Türkiye'deki editör-yazar kopukluğundan ve çok satanlar listelerine bakarak yayın gündemini belirleyen yayıncılardan dert yanıyordu.

Eylül ayının ve kuşkusuz 2014 yılının yayıncılık alanındaki en büyük kaybı oldu Kezban Akcalı. Koskoca bir ömrü yayıncılığa vermiş, yayıncılığın seyrini etkilemiş bir kadının, güçlü bir ismin kaybı... 1960'lı yılların sonunda May Yayınları'nda yayıncılık hayatına başlamış, Milliyet Yayınları'nda görev almış ve Onk Ajans'ta sekiz yıl geçirdikten sonra Akcalı Ajans'ı kurmuştu Kezban Akcalı.