Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Tarihin en büyük kütüphane soygunlarından biri ortaya çıktı



Toplam oy: 24

İskoçyalı hayırsever Andrew Carnegie’nin adını taşıyan kütüphanelere dünyanın pek çok yerinde rastlayabilirsiniz. 2500’ü aşkın bir sayıya sahip bu prestijli kütüphanelerin en önemlilerinden biri, ABD’nin Pennsylvania eyaletindeki Pittsburgh kentinde yer alıyor.

Pittsburgh Carnegie Kütüphanesi’nde yakın zamanda gerçekleştirilen bir sayım işlemi, kütüphanecilik tarihinin en büyük skandallarından birini ortaya çıkardı. Kütüphane yetkilileri, nadir eserler koleksiyonlarında yapılan bir kontrol sırasında, pek çok kıymetli kitabın kayıp olduğunu fark ettiler.

 


Çok geçmeden, bu muazzam kaybın sorumluları yakalandı. Bir dönem kütüphanede nadir eserlerden sorumlu arşiv görevlisi olarak çalışan Gregory Priore'nin kıymetli kitapların satışına aracılık eden John Shulman’la birlikte 8 milyon doları aşan bir vurguna imza attığı ortaya çıktı. Bu "ortaklık" 1990'larda başlamış ve yıllar yılı devam etmişti.

Uzmanlar, böylesine bir vurgunun uzun süre açığa çıkmamasını, nadir eserler piyasasında işlerin tamamen prestijli isimler ve güven üzerinden yürümesine bağlıyor. Priore’nin, sattıkları kitaplara özel bir mühür basarak “Carnegie Kütüphanesi koleksiyonundan ayrılmıştır” ibaresi eklemesi de işlemleri kolaylaştırmış olmalı elbette.

 

Gregory Priore'nin arşivde çekilmiş bir fotoğrafı 
(1999, Sammy Dallal, Associated Press)

 

Schulman ve Priore’nin duruşması 12 Ekim’de başlayacak. Çalınıp diğer koleksiyonerlere satılan kitaplardan 1 milyon dolar gibi bir paraya tekabül eden bölümü kütüphaneye geri kazandırıldı. Gerisinin akıbeti şimdilik meçhul. Kayıp 300'e yakın kitap arasında, Isaac Newton’ın Principia’sının 1687 tarihli bir kopyası ve George Washington’ın günlüklerinin nadir bulunan bir kopyası da yer alıyor.

 

 

 


 

 

Kaynak: The New York Times & Bookstr

 

 

 


 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Bu yıl yedinci kez gerçekleştirilecek Diyarbakır 7. Kitap Fuarı, 28 Eylül - 6 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde olacak. Bölgenin kültürel yaşamına önemli katkıları olan Diyarbakır Kitap Fuarı, yedinci yılında dokuz gün boyunca kitapseverleri ağırlayacaktır.

Trendeki Yabancı, her ay yayımlanan bir öykü dergisi olarak yayın hayatına başladı. Türkiye’nin ilk öykü app’i olan uygulama basılmıyor, gazetecide-kitapçıda bulunmuyor, doğrudan telefona geliyor. Uygulamayı indirip her sayıda yayımlanacak 20 öyküyü okuyabilir, beğendiğiniz kısımlarının altını çizip paylaşabilirsiniz. Dergiye abone olunduğunda her sayının içeriği çevrimdışı da okunabiliyor.

Türk edebiyatının yeni kuşak seslerinden üç kadın yazar 28 Eylül Cumartesi Minoa Kitabevi’nde okurlarıyla buluşuyor. Kanayak kitabının yazarı Gamze Arslan, Ay Eskir Gün Işırken’in yazarı Fadime Uslu ve Bilinmeyen Sular’ın yazarı Mevsim Yenice’nin katılacağı etkinlikte üç yazarla Melike Koçak moderatörlüğünde “Parçalanmalar” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. 

 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın klasik eseri Gulyabani, yeni sezonda Devlet Tiyatroları (DT) sahnesinde izleyiciyle buluşacak. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulacak oyunun orta oyunu tadında, az dekorlu olması ve seyircilerin de zaman zaman oyunun içinde yer alması hedefleniyor. İzleyicileri 100 yıl öncesinin İstanbul’una götürecek oyun 4 Ekim’de sahnede. 

 

Hatay Devleti döneminde meclis binası olarak kullanılan Fransız mimar Leon Benju imzalı tarihi bina, yanındaki konakla beraber kültür-sanat merkezi haline getirilecek. Hatay’da 1927 yılında tarafından Köprübaşı olarak anılan meydanda inşa edilen bina 1938’den Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katıldığı 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak hizmet vermişti.

Kulis

(Ahmet Edip Başaran) Şiirin Söz Hakkı

ŞahaneBirKitap

Tam bir İstanbul çocuğu olan, Alaattin Karaca’nın tanımlamasıyla “üstünde başında, sesinde soluğunda ‘eski bir İstanbul’dan rayihalar taşıyan” yazar Cem Sancar 82 denemeden oluşan yeni kitabı “Her İnsan Bir Ayet’te çocukluğunun İstanbul’unu, şehrin sokaklarını, lezzetlerini, mevsimlerini insanlarını kendine özgü muzip diliyle anlatıyor.

Editörden

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.