Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


Üçlemenin sonunda, bir hüzünlü aşk ve veda...

Ermeni asıllı olduğunu öğrenen bir genç kadının hikayesiyle başlıyordu ilkin. Kökeninin “ötekine” dayandığını öğrendikten sonra kendi de “öteki”leşen kahramanımızın gözünden yaşama dair kişisel, politik bir sorgulamaydı. Bu kişisel-politik sorgulama ikincisinde de bir delinin gözünden devam ediyordu.


Farklı Coğrafya Mitolojilerine Katmanlı Bir Bakış

Aşk, bekaret, evlilik, hava, ateş, su, savaş, hasat, bilgelik... Yeryüzüyle ve yaşamla ilişkilendirilen daha birçok şey; insanın varoluştan bu yana üstünde kafa yorduğu, anlamlandırmak için tanımladığı, her birine tanrıça ve/veya tanrı atadığı konu...


Sizin Kafka’nız hangisi?

Kafka kült bir isim. Sadece eserleriyle değil, hayat öyküsüyle ve hatta fotoğrafıyla da... Dolaşımdaki iki fotoğrafı Che ya da James Dean’inkiler gibi dünyada en çok bilinen fotoğraflardan. Yüzü marka haline gelmiş. Hediyelik eşyalara, tişortlara basılmış.


Gizli Aşk Bu, Söyleyemem Derdimi Hiç Kimseye

“Dünya bulanık bir yerdi. Bütün insanlar için...” Böyle diyor Müjde, Gizli Aşk Bu adlı romanında. Müjde kuşkusuz kendi hastalığından dolayı bulanık görmüyor dünyayı. Bugüne kadar geçirdiği tüm evreleri düşündüğünde ya da genel anlamda insanlık için baktığında dünyaya, sanki herkesin gözlerinde, hayata bakışlarındaki ifadede o bulanıklığı görüyor.


Güleryüzlü Frankoculuğun Dramı

Yargı Türkiye’de en çok tartışılan konulardan birisi. Yasama ve yürütmeyle birlikte üçüncü erk olan yargı, son dönemde almış olduğu kararlara, siyasi polemiklerle odakta. Tabi yargı denince kavramsal düzeyde tartışma yargının “bağımsızlığı”, “tarafsızlığı” ve “siyaset dışılığı” üzerine oluyor.


KALPAZANLAR’I BİLİYOR MUSUNUZ?

Edebiyat dergilerinin en önemli işlevlerinden biri bildirmek, hatırlatmak olsa gerek... Kitap-lık dergisi de Şubat 2010 sayısında böyle bir hatırlatma yaptı, Andre Gide’e tekrar dikkatimizi çekti. Andre Gide modern klasiklerden.


Necip Mahfuz'dan Aynalar

Hitkitap modern Arap edebiyatının Nobelli yazarı Necip Mahfuz çevirilerine Aynalar ile devam ediyor, çok da iyi yapıyor.


“Kadının ebedi zavallılığına” karşı, bir zarif Kalp Ağrısı

Ne “Handan” ne “Ateşten Gömlek”, ne “Vurun Kahpeye” ne de Sinekli Bakkal... Televizyon yapımcıları Halide Edip Adıvar’ın dizi film yapmak için en uygun romanını seçmişler, yani Kalp Ağrısı’nı.


“Haliçli Köprü”nün devrimcisi

Sanatçı sıradan faniden farklı bir insan türüdür. Aynı olayların içinden geçsek, aynı zamanı ve mekanı paylaşsak bile, o, benim göremediğimi görür, görmekle kalmaz sözcüklere döker, resmini çizer, müziğini besteler, sahnede yeniden canlandırır.


2009 Yılı Türk Edebiyatı için bir değerlendirme

Her edebiyat ortamının bir açık bir gizli örgütlenme şekli vardır. “Gizli” denilince akla neler neler geliyor. İlk akla geleni, güç-çıkar bileşkesi içinde yürütülen faaliyetler. Kulisler, lobiler, al gülüm ver gülümcüler vb. Bilgi sosyolojisi içinde daha iyi anlayabileceğimiz büyük cemaatler de edebiyatı kendilerine uygun bir şekilde örgütlemeye çalışırlar.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.