Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Haber Arşivi

En çok okunanlar  

Haber


Ahmet Hamdi Tanpınar’dan kalan tek ses kaydı

Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi, Ahmet Hamdi Tanpınar’a ait bilinen tek ses kaydını youtube kanalından paylaştı.

 

Tanpınar, bu kayıtta, şiirinden ve kişiliğinden derinden etkilendiği hocası Yahya Kemal’in bir rubaisi üzerine konuşuyor.

 


Almanya'daki bir kazıda Roma döneminden kalma bir kütüphane keşfedildi!

Köln’de bir Protestan kilisesinin arazisinde gerçekleştirilen kazıda, yaklaşık 1800 yıl öncesine ait bir kütüphanenin kalıntıları ortaya çıktı. Kalıntıları Efes’teki Roma döneminden kalma Celsus Kütüphanesi’yle karşılaştıran arkeologlar, keşfedilen bina temelinin Roma dönemine ait olduğu kanısına vardılar.

 


Hemingway'in 1956'da yazdığı bir öykü ilk kez okur karşısına çıkacak

Altmış yılı aşkın bir süredir, akademisyenler ve Hemingway uzmanları dışında pek az kişinin okuma şerefine eriştiği bir öykü, Strand Magazine sayesinde okurlarla buluşacak.


İKSV Ahmet Cemal anısına "ilk çeviri" ödülü verecek

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), 1 Ağustos 2017’de aramızdan ayrılan yazar ve çevirmen Ahmet Cemal’in anısına, son bir yıl içinde ilk roman veya öykü çevirisini yayımlamış bir çevirmene, bir defaya mahsus olmak üzere “Ahmet Cemal İlk Çeviri Ödülü”nü takdim edecek.


Merakla beklenen James Baldwin uyarlamasının fragmanı yayınlandı

Barry Jenkins ismini, Oscar tarihinin en ilginç gecelerinden birinde, büyük ödülün yanlış anons edildiği bir akşamın sonunda, büyük bir sürpriz yaparak En İyi Film Oscar'ını kucakladığı o unutulmaz anlardan hatırlarsınız.


Yahya Kemal'in meşhur düello davetinin ulağı Ahmet Hamdi Tanpınar'dı

Kitap eleştirileriyle tanıdığımız Emre Bayın’ın Twitter’da paylaştığı bir alıntı, edebiyat dünyamızın üç önemli şahsiyetini, Yahya Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ı aynı cümlede buluşturan bir düello davetini hatırlamamıza neden oldu. Evet, doğru duydunuz, bir düello daveti!


IKEA ve Man Booker işbirliğiyle bir okuma odası!

Dünyanın her yerinde aynı mobilyaları görüyorsak ve onların bol sessiz harfli modellerini ezbere biliyorsak, bunun müsebbibi IKEA’dan başkası değil. Kaybolan vidalar, bir türlü birleşmeyen parçalarla epey ah alan bu İsveç firması uzunca bir süredir hayatımızın parçası olmuş durumda.


73. Yunus Nadi Ödülleri açıklandı

1946 yılında gazeteci Yunus Nadi'nin anısına verilmeye başlanan ve bir süredir “Edebiyat” ile “Bilimsel Araştırma” ana dallarında verilen Yunus Nadi Ödülleri sahiplerini buldu. Edebiyat dalındaki üç ödül de, yazın dünyamızın tanınmış isimlerinin oldu.


Edebiyatımızın iki ustasından ilham alan iki film vizyonda

Bugün vizyona giren sekiz yeni filmin arasında kolaylıkla gözden kaçabilecek ikisi var ki, muhtemelen fazla salon bulamadan, sınırlı bir seyirci kitlesine ulaşarak sessiz sedasız geçip gidecekler. İki film de, edebiyatımızın önemli figürlerine dair yeni kapılar aralayabilecek niteliğe sahip oysa.


Leylâ Erbil'in kişisel arşivi dijital ortama aktarılıyor

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Merkezi, pek çok konferans, yazar buluşması ve disiplinlerarası çalışmanın yanı sıra, Leylâ Erbil'in kişisel arşivine de ev sahipliği yapıyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.