Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

			


Günlükler 1847-1910




Toplam oy: 29

Tolstoy romancı kimliği ve şahsına münhasır karakteriyle 19. yüzyıla damgasını vurmuş bir düşünce adamıydı. Metinlerinde hem yaşadığı yüzyıla kulak veren hem de kendi sesinin duyulabileceği bir dünya yaratan yazarın şahsında ifadesini bulan çelişkiler, yaşadığı yüzyılın açmazlarıydı aslında. Tolstoy, yer yer işkenceye dönen ama dürüstlüğünden asla taviz vermeyen bu sorgulamalarını günlüklerinde dile getirir. Günlükler 1847-1910 kitabı okuyucuyu Tolstoy’un Kazan’daki üniversite yıllarından başlayıp istasyonda biten son yolculuğuna dek ölümüne sürdürdüğü bu sonsuz saydamlaşma çabasına şahit olmaya davet ediyor.

GÜNLÜKLER 1847-1910
Lev Nikolayeviç Tolstoy
ÇEV: İbrahim Kapaklıkaya
DERGAH YAYINLARI


Bu kitabı idefix'ten sayın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.

Editörden

Roman türü denilince aklıma hemen Lukacs’ın ünlü sözü geliyor: “Roman, tanrının bırakıp gittiği bir dünyanın destanıdır.” İlk büyük roman diyebileceğimiz Don Kişot da aslında Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın romanıydı. Roman 18 ve 19. yüzyıllarda siyasi politik bir etki alanına sahipti. Bana kalsa siyasi politik etki alanından hiç vazgeçmedi roman.