Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

			

Kulis


Kulis

FENERBAHÇE SEVGİSİ




Toplam oy: 18

Cemal Karanlık

 

 

AKP’nin uyduruk davaları başladı başlayalı, sevgili okurlar, ortalık toz duman. Süper Lig’de şike soruşturmasında, görünen o ki, soruşturulan, şikenin çok ötesinde bir şey. Ben açıkçası Fenerbahçe’nin hedef alınmasını manidar buluyorum. Neden derseniz, hadi burada hasta Fenerli bir kardeşiniz olarak sözümü sakınmadan söyleyeyim: Fenerbahçe bir yana, ligin öbür yarısı bir yana. Büyük bir olaydır. Şike soruşturmasının başlaması ile birlikte taraftarın gösterdiği olağanüstü tepki ve giriştiği dayanışmanın enerjisi de bunun kanıtıdır.


    Şimdi gelelim bu olayın edebiyatla ilişkisine. Yasakmeyve dergisi, 52. sayısının dosya başlığını Fenerbahçe’ye ayırmış… Dosya başlığı; Şairin Fenerbahçesi… Fenerli şairler, son olayları da göz önüne alarak yazılar yazmışlar. Her biri birbirinden güzel, çarpıcı, şairce yazılar. Fener sevgisini dizelerle anlatanı da var. Sözgelimi, Cezmi Ersöz abimiz, şu üç dizeyle bitiriyor şiirini:


    Ben kimi sevsem kör, topal sevdim.


    Çocukluğum giderek öyle sarardı ki;


    Ben Feneri, bahçesiz sevdim.



     Gerçekten de, Fenerbahçe sevgisi başka türlü; sporla, futbolla hiç mi hiç ilgisi olmayan, maçları düpedüz sıkıcı bulan bir arkadaşım vardı. Ama Fener’i izlerdi, izledikçe de gözü yaşarırdı. İslam Çupi’nin sözlerini, onu gördükçe anlardık; bu sevginin galibiyetlerle, kupalarla bir ilgisi yoktu, adı konulamazdı. Bugün taraftarların gösterdiği dayanışmada takıma duyulan bu sıra dışı sevginin büyük payı var gibi geliyor bana.

 

    Yasakmeyve’nin dosyasında en çok Ömer Şişman’ın yazısını sevdim. Adalet duygusuyla, isyanla, dürüstçe yazılmış bir yazı. Şişman, Fenerbahçe’yi ideal şaire, örnek şaire benzetiyor. Diyor ki, “biz Fenerbahçe’yi UEFA’ya şikayet eden Galatasaray misali, şairi yayınevine şikayet eden tezgâhçı şairleri sevmiyoruz. Biz kimsenin saldırmaya büzüğünün yetmediği şairleri sevmiyoruz. Herkesin saldırmaya büzüğünün yettiği şairin koluna giriyoruz. Fenerbahçe yalnız kalmaz. Rasim Ozan’lar köpekdişleriyle öne atılsın, Tanıl Bora’lar vicdanı sarsılmış entelektüel görünümüne bürünsün, ortalama kalabalık ortalama kuşkularını dile getirsin, dekor tamamlansın, biz Fener’in yazacağı yeni şiiri bekliyoruz.”

 

    Enver Ercan’a, böyle sıra dışı, böyle sarı lacivert bir dosya düşündüğü için teşekkür etmemek olmaz.




Bu kitabı idefix'ten satın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Kulis Yazıları

Cemal Karanlık

 

 

 

Hava biraz açınca aradım Nadir’i, yahu yetiş iki çift laf edelim, dedim. Kırmaz beni, hemen atlayıp geldi, trafiğe sövüp saydıktan sonra az soluklandı, derken çantasından meşhur bir gazetemizin son günlere ait nüshalarından birini çıkardı.

 

 

“Ey ağabey baksana ne diyorsun şimdi bu işe?” dedi.

Cemal Karanlık

 

 

 

Epeydir buluşamıyorduk Nadir’le. Önceki akşam telefon çaldı, baktım, bizimki. “Yahu nerelerdesin,” dedim. “Abi sorma, birkaç aydır yurtdışındaydım, buluşalım da iki lafın belini kıralım,” dedi. “Olur lan özledim valla,” dedim.

 

 

Cemal Karanlık

 

 

 

 

Cemal Karanlık

 

 

Kış aylarının Beylikdüzü ilimizdeki kitap fuarıyla başlaması artık fena bir alışkanlık oldu sevgili okurlar. Güzel, ama fena bir alışkanlık. Bir kere her yıl fuarda üşütmek garanti. Fuar izlenimlerimi ne yazık ki yine aksırarak yazıyorum. Ben oldum, siz olmayın, ne diyeyim…

 

Cemal Karanlık

 

 

Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mıdır, sorusunu geçeli çok oldu. Artık bizim için tarih popüler kültür ürünlerinin kullanımına açılmış bir engin alandır.

Cumhuriyetin Osmanlı tarihini keşfi son sürat devam ediyor… Çılgın bütçeli filmler, olay yaratan diziler, yıldızlaşan Osmanlı tarihçilerinin çalışmaları, onların tarihe getirdikleri yeni yorumlar ve elbette romanlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu keşfetmekle, cılkını çıkarma kıvamı arası bir yerlerdeyiz şimdilik.

 

Söyleşi

Behçet Çelik: Okuyucuyu hesaba katarak yazmıyorum
Son dönem edebiyatın en verimli ve dikkat çeken isimlerden yazar Behçet Çelik ile, son romanı Soluk Bir An' hakkında söyleşmek üzere Beşiktaş'ta denize nazır bir kahvehanede buluştuk.

ŞahaneBirKitap

Consuelo, ona ailesinin verdiği isim: Meksikalı bir kadın, hizmetçilerin hizmetçisi, hiç sesi çıkmayan, durmaksızın acı çeken, katlanan ve dayanan. Connie, onun koleje gidip iki yıl burada okumayı başarmış hali, bir parça da olsa toplumun diplerinden yukarılara uzanmasını sağlayan.

Anket

Okuma kültürünün yaşı olur mu?

Ceren Çıplak sokağa çıktı ve sordu: Yeni türeyen 'gençlik edebiyatı' kategorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce okumanın yaşı olur mu?

Bir okur olarak hiçbir zaman kategorilere kulak asmadım; 'gençlik edebiyatı' da nedir bilmem.
34% (107 oy)
'Gençlik edebiyatı' diye bir kategori olamaz; bu yalnızca ticari kaygıların ürünüdür. Tümüyle reddediyorum.
25% (78 oy)
Yayın dünyasında pek çok şey ticaridir. 'Gençlik edebiyatı' kategorisi de öyle... Dolayısıyla, yeni bir şey hissettiğimi söyleyemem; nötrüm.
23% (73 oy)
Çocuk edebiyatı ile yetişkinlere yönelik edebiyat türleri arasında düzgün bir geçiş yok. 'Gençlik edebiyatı' gerekli bir kategori.
23% (72 oy)
Oy veren sayısı: 315

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun