Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

			

Kulis


Kulis

Yazarlar el ele okullarda




Toplam oy: 812

Cemal Karanlık

 

 

 

Hava biraz açınca aradım Nadir’i, yahu yetiş iki çift laf edelim, dedim. Kırmaz beni, hemen atlayıp geldi, trafiğe sövüp saydıktan sonra az soluklandı, derken çantasından meşhur bir gazetemizin son günlere ait nüshalarından birini çıkardı.

 

 

“Ey ağabey baksana ne diyorsun şimdi bu işe?” dedi.

 

 

“Ne diyeyim,” dedim, “bu güzide çalışmaya nifak sokmaya çalışanların, iyi niyyetli bir amaca yönelik bu elim suiistimali karanlık kafalarında tezgâhlayanların tıynetini biz biliyoruz. Ama! Çocuklarımızın körpe dünyalarını edebiyyatın ışığıyla aydınlatma noktasında bu organizasyonu tertib eden tüm arkadaşlarımı da canı gönülden kutlamayı şahsım adına görev kabul ediyorum.”

 

 

“Yahu Cemalciğim şimdi bırak dalgayı da, gerçekten bu ülkede her şeye bir kulp takmak adet olmaya başladı diyorum ben. Efendim ne güzel işte çocuklar kitap okuyacak; yazarlar da kitap imzalayacak, ne var ki şimdi bunda?”

 

 

“Yok tabii bir şey Nadirciğim. Biz! Hiçbir ayrım gözetmeksizin! Ülkemizin ve milletimizin tüm yazarlarına kucağımızı açmış bulunuyoruz. Kucak dediğimiz zaman bazı kötü niyyetli kişilerin aklına başka şeyler gelebilir. Fakat devletin kucağından kimseye en ufak bir zarar gelmeyeceği noktasında milletimizin içinin rahat olması, en büyük temennimizdir.

 

 

Medeniyyetimiz, sanatçıların ve gönül insanlarının yanındadır. Ancak, sanatçı görünüşü altında terör örgütlerine hizmet edenleri de hiçbir zaman affetmeyiz, affetmedik, affetmeyeceğiz.”

 

 

“Ohoo abi seninle de konuşulmuyor yani bu akşam. Gerçekten, bana kalırsa edebiyatçılar üzerinden bu tür inatlaşmaların artık bir son bulması lazım. Hodri meydan, herkes okullara gitsin, çocuklar hangisini severse onu okusun.”

 

 

“Doğru söylüyorsun Nadirciğim. Edebiyyat, insana güzel ahlak vermelidir. Bunu da biliyoruz. Sanmasınlar ki şiirden anlamak noktasında en küçük bir cehaletimiz vardır. Bu ülkede edebiyyatçılara ne büyük zulümler yapıldığını biliyoruz. Bugün! Ülkemizin her bir köşesinde öğrenci kardeşlerimiz, yavrularımız kitap kitap diye inlemekte, adeta devletimizden bir yardım beklemektedir. Yardım isteyen ele, yardım eli uzatmak bizim insaniyyetimizde vardır. Ancak, birtakım kendini bilmezlerin! Memlekete hizmet noktasında durmadan dinlenmeden önümüze engeller çıkarmaya çalışanların! Ne mal olduğunu yine milletimiz iyi bilmektedir. Değerli kardeşim! Bu malların artık sonu gelmiştir. Artık bu ülkede! Statükocu aydına yer yokkktur! Aydın dediğin, tıpış tıpış okullara gidecek, kitap imzalayacak, hizmet bekleyen yavrularımıza hizmet edecektir. Ve kitap satacaktır. Milletimiz endiiişe etmesin! Elif Şafak ve Orhan Pamuk da bizim güziiide yazarlarımızdandır. Onları da bir gün okullara göndermeye devletimiz muktedirdir. Amin!”  



Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Kulis Yazıları

Cemal Karanlık

 

 

 

Epeydir buluşamıyorduk Nadir’le. Önceki akşam telefon çaldı, baktım, bizimki. “Yahu nerelerdesin,” dedim. “Abi sorma, birkaç aydır yurtdışındaydım, buluşalım da iki lafın belini kıralım,” dedi. “Olur lan özledim valla,” dedim.

 

 

Cemal Karanlık

 

Cemal Karanlık

 

 

Kış aylarının Beylikdüzü ilimizdeki kitap fuarıyla başlaması artık fena bir alışkanlık oldu sevgili okurlar. Güzel, ama fena bir alışkanlık. Bir kere her yıl fuarda üşütmek garanti. Fuar izlenimlerimi ne yazık ki yine aksırarak yazıyorum. Ben oldum, siz olmayın, ne diyeyim…

 

Cemal Karanlık

 

Söyleşi

Melike Yıldırım: Bazı kitaplar isimleriyle öylesine bütünleşirler ki sanki o kitabı başka hiçbir isim öylesine doğru bir şekilde anlatamaz gibi gelir.

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Her ne kadar kitabın 5000 yıllık serüveni desek de, birçok iyi okur için kitabın tarihi, kendi serüveniyle birlikte ilerlemiştir aslında. Bizi kitaplara çeken şey, biraz da kendimizden dışarı çıkmak isteğidir. Okuduğumuz her macera, her tez ya da antitez, kitapla bizim aramızdaki gizemli bir sözleşme gibidir. Bu anlamda okumak soylu bir eylemdir de.