Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Sanatın gelişiminde gizli örgütlerin rolü


Sanatın gelişiminde gizli örgütlerin rolü: Helmut Reinalter ile söyleşi

 

HALUK HEPKON

 

Helmut Reinalter ünlü bir Avusturyalı tarihçi. Innsbruck Üniversitesi’nde profesör olan Reinalter Yeni Çağ Tarihi ve Aydınlanma Dönemi konusunda Avrupa’nın önde gelen isimlerinden biri. Salzburg, Lüksemburg, Krakov ve New York’ta çeşitli üniversitelerde misafir profesör olarak da görev yapan Helmut Reinalter Avusturya ve masonluk tarihi üzerine çalışmalarıyla biliniyor. Masonluk ve sanat arasındaki ilişkiler üzerine sayısız çalışma kaleme alan Reinalter’in iki kitabı Masonluk ve Mozart ve Gizli Örgütler isimleriyle dilimize de çevrilmişti.

 

Reinalter geçtiğimiz günlerde Mozart hakkında düzenlenen bir sempozyuma katılmak üzere İstanbul’a geldi. Sempozyumda “Avusturya’da Aydınlanma ve  Mozart” konulu bir tebliğ sunan Helmut Reinalter ile masonluk, sanat ve Mozart hakkında kısa bir söyleşi yaptık.

 

 

Masonluğun kültürel yaşama etkileri nelerdir?


Toplumun kültürel gelişmesinde masonluğun tartışmasız bir önemi vardır. Masonluğun özellikle bilim çevrelerinde, bilim adamları tarafından oluşturulan topluluklarda, akademilerde, sanat, müzik, şiir, tiyatro, seramik çalışmaları alanlarında ve gravür sanatında belirgin etkileri vardır. Ayrıca “kraliyet sanatı” kavramı da mimarlığın en asil ve kibar sanat olarak tasvir edildiğinin işaretidir. Daha sonraları kraliyet sanatı kavramıyla masonluğun yaşam sanatını kastettiği ilkelerin erdemi de kastedilmiştir.

 

 

Masonluk Mozart’ın müziğini nasıl etkilemiştir?


Mozart inanmış ve çok aktif bir masondu. Bu durum her şeyden önce birçok müzisyenin farklı localarda bulunmasının sonucuydu. Mozart masonluk ideallerine inanıyordu ve bu inancını müzikal anlamda da göstermeyi deniyordu. Burada her şeyden önce “Sihirli Flüt” Operası ve değişik locaların toplantılarında çalınan çalışmaları zikredilebilir.

 

 

Mozart Aydınlanma Çağı’nda ve burjuva devrimleri döneminde yaşadı. Masonik izlerle dolu eserlerini bu dönemde yarattı. Burjuva devrimleri çağından sonra eserlerinde masonik izleri öne çıkartan bu çapta sanatçılar çıktı mı?


Burjuva devrimlerinden sonra da masonluktan etkilenen sanatçılar çıkmıştır. Bunlar arasında şairler, roman yazarları, müzisyenler, ressamlar ve tiyatrocular vardır.

 

 

Size göre burjuva devrimleri ve mason locaları arasında nasıl bir ilişki vardı?


Masonluk ve burjuva devrimleri arasındaki ilişki çok karmaşıktır. Masonluk, üyelerinin kültürel, insani ve toplumsal angajmanları sayesinde, devrimlerin manevi hazırlıklarına dolaylı ve dolaylı olmayan bir biçimde katılmıştı. Çünkü devrim öncesi düzenlerin (Ancien Régime) ve aydınlanmış despotizmlerin toplumsal ve politik ilişkileri masonluğun hümanist ve etik arzularının karşısında yer almaktaydı. Ama buna rağmen mason locaları ihtilal merkezleri değildi. Buraları ideallerin ve düşüncelerin değişim merkezleriydi.

 

 

Eserlerinizde masonluk ile Aydınlanma Çağı arasındaki ilişkiden kapsamlı bir biçimde bahsediyorsunuz. Sizce Aydınlanma’nın ve Aydınlanma değerlerinin gözden düştüğü postmodernist bir dünyada masonluğun rolü ve işlevi nedir?


Aydınlanmanın özel ve manevi bir biçimi olan masonluk Avrupa Aydınlanmasını çok kuvvetli bir biçimde etkilemişti. Masonluğun bugüne de taşınan Aydınlanma anlayışı Aydınlanmanın engellenemez bir görev ve düşünme biçimi olduğu düşüncesinden yola çıkıyordu. Masonluk bu tutumu “dönüştürülebilir ve özeleştirel” bir Aydınlanma olarak değerlendiriyordu.

 

 

Masonluk hakkında son dönemde kaleme alınan ve best seller olan birçok roman ve inceleme var. Konuyu yakından bilen bir tarihçi olarak bu kitapları nasıl buluyorsunuz?


Günümüzde yayımlanan bu tür romanlarda ve araştırma kitaplarında masonluğun ve gizli cemiyetlerin rolü sorunlu bir biçimde ifade edilmektedir. Buralarda masonluk genellikle komplo teorileriyle ilişki halinde ele alınmaktadır. Buna göre masonluk dünyayı yönetmektedir. Masonluk gibi perde arkasındaki güçler politikaya biçim vermekte ve dünya düzenini belirlemektedir. Dünya komplocu gruplar tarafından yönetilmekte ve idare edilmektedir. Eleştirel bir aydınlatma çalışmasıyla bu türden kurgularla mücadele etmek gerekmektedir.




Toplam oy: 810

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.