Kiran Desai'yi kimler, niye okuyacak ya da magazin edebiyatı öldürür mü?![]()
Üye Eleştirileri
Gerçek Bir Halüsinojen
D. ÖztürkoğluPaul Auster, yazdığı bu kitapla okurlarını hayal kırıklığına uğratmadan, bildiğimiz güzel üslubuyla bize güzel bir okuma zevki sundu. Ensestten savaşa, Karayipler'den Paris'e nefes kesen kurgusuyla okuru satırlara hapsedip, kendini kitabın içinde bir karakter olarak hissetmesini sağlayan bu roman mutlaka okunması gereken bir başyapıt. Çok az kitap okuru kurguya katabilir, çok az kitap okurun kendisini kitabın içinde hissetmesini sağlayabilir: Görünmeyen o nadir kitaplardan biri. Seçkin Selvi'nin çok başarılı çevirisiyle dilimize kazandırılan kitap sade cümlelerle anlatılanların bir yerden sonra nasıl yakıcı olabileceğini özetliyor gibi. Gündelik bir dille başlıyor; hiç öyle abartılı benzetmeler yok, öyle sade ki, insan ilk başlarda ben de yazarım diye düşünüyor. Ama sonra sade üslupla zengin içerik birleşip yazarın yaratıcı cümleleri işin içine girince düşünülen sadece yazara ve çevirmene hayranlık duymak oluyor. Seçkin Selvi çok büyük bir çevirmen. Türkiye'de böyle çok az çevirmen var.
Romandaki sevişme sahnelerini büyük ustalıkla kotaran yazar, Altay Öktem'in eleştirisinde değindiği gibi, bizi de karakterlerle seviştiriyor. Kütüphanede biz de sıkılıyoruz. Biz de güzel Gwyn'le sevişiyoruz. Biz de Margot'yu arzuluyoruz. Biz de Paris'te dolaşıyoruz. Biz de Karayipler'e gidiyoruz. Bizim de romanın sonuna eşlik eden çekiç sesleri kulağımızdan gitmiyor. Bu roman, okunduktan sonra da akılda kalan, her daim yazarına ve çevirmenine saygı duymamızı sağlayacak bir içerikte gelişiyor.
Kitap belirsizlikleri kullanarak kendini görünmez kılmış. Tam bir bilmece. Yazarı kim, o bile belli değil. Kitabı Cecile mi yazdı, Adam Walker mi, Walker'in yazar arkadaşı mı? Yoksa Paul Auster, Walker'in yazar arkadaşının bulduğu bir mahlas mı? Veya Walker'ın arkadaşının adı mı Paul Auster? Şaka bir yana, kitap yarattığı gizemle büyürken, bu serüvene okuyanı da katıyor. Bu kitap zaman ve mekan yolculuğuna çıkmak için bir bilet...
Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.
Diğer Üye Eleştirileri Yazıları
Bazen Katiller Kurbanlarından Daha Ölüdür
'Hatıra' sözcüğü hep tek yumurta ikizi 'Hüzün'le gelir insanın aklına. Öyle ki, ne kadar hoş, ne kadar eğlenceli anlarınızı hatrınıza getirirseniz getirin, attığınız en şiddetli kahkahaların ardından çöküverir o hüzün üzerinize. Bir daha o günlere dönemeyecek olmanın hüznü. 'İstanbul Hatırası' da tam böyle bir kitap.
Esrarın ve saplantının kitabı
Christopher Priest’ın bol ödüllü fakat ülkemizde ancak film uyarlaması ile adını duyurabilmiş ve hala daha pek de okunmamış romanı bizi eğlencenin kanlı canlı olduğu zamanlara götürüyor.
Bilinç Akışından Süzülen Günlük
Arjantinli yazar ve okuma uzmanı Alberto Manguel'in genellikle okuma edimi üzerine olan kitapları YKY tarafından yakın zamanda basıldı. Ben şu an Okuma Günlüğü adlı yapıtını okuyorum.
Çöplüğün Generali, Bir Oya Baydar Romanı
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu bir kitap tanıtımı ya da bir eleştiri değil. Sadece romanı okudum ve okurken bir yandan notlar aldım. Sadece, bu notların biraz derlenip toplanmış hali. Bunları paylaşmak istiyorum.
Cesur Bir Roman
Bernhard Schlink'in "Hafta Sonu" romanı, kasvetli ama samimi bir roman. Aslında biz yazarı "Okuyucu" romanıyla tanıdık. Ama kitabından önce filmiydi bizi etkileyen. Kate Winslet'ın canlandırdığı, okuma bilmediği halde kitaplara tutkun olan Hanna Schmitz'i kim unutabilir! Ya da onun bıkmadan dinlediği Çehov'un "Küçük Köpekli Kadın" hikayesini.








FriendFeed
Twitter