Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Haber Arşivi

En çok okunanlar  

Haber


Kadın Gözünden Kadın Hikâyeleri: “Göz Hizası”

Pera Film’in 5Harfliler iş birliğiyle düzenlediği “Göz Hizası” adlı film programı, dünyadaki tüm kadınlara ithafla, izleyiciyle buluşuyor. Gösterimlerin yanı sıra bir konuşma etkinliğinin de yer aldığı program, 7-28 Mart tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz izlenebilir.


Semalarımızda kanat çırpan kuşlar: Anadolu’nun Kuşları

Anadolu’nun zengin biyoçeşitliliğinin kayıt altına alınması, flora ve faunamızın korunması için büyük önem taşıyor. ‘Anadolu’nun Çiçekleri’nin ardından, Tekfen Vakfı kuruluşunun 20. yıldönümünde şimdi de serinin 2.’si olan ‘Anadolu’nun Kuşları’ adlı kitabıyla, semalarımızda kanat çırpan kuşları kayıt altına alıyor.


“Siste Bir Şey Var!”

Pera Film, Mart ayından itibaren, her ayın ilk Cuma günü gerçekleştirilecek yeni bir gösterim programı ve konuşma serisi başlatıyor. Altyazı Sinema Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Siste Bir Şey Var!” başlıklı program, içinde yaşadığımız zamanın ruhunu oluşturan yoğun belirsizlik ve tedirgin bekleyiş hallerinin konu edildiği altı filmden oluşuyor.


6 Mart’ta “Geç Osmanlı-Erken Cumhuriyet Döneminde Kadın Sanatçılar” konuşuluyor

Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi bu yıl da kadınları odağına alan bir etkinlik düzenliyor. 6 Mart Cuma günü Güney Kampüs’teki Demir Demirgil Salonu’nda saat 10:00’da başlayacak olan program, kanon dışı bırakılmış kadın sanatçıları ele alan paneller ile gün boyunca devam edecek.


“Şehir Amber Kokacak”

Daha çok İstanbul’u ve şehir insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık, beş hikâyesiyle izleyicilerle buluşuyor.


Alexis Gritchenko’nun İstanbul Yılları

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.

Editörden

Roman türü denilince aklıma hemen Lukacs’ın ünlü sözü geliyor: “Roman, tanrının bırakıp gittiği bir dünyanın destanıdır.” İlk büyük roman diyebileceğimiz Don Kişot da aslında Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın romanıydı. Roman 18 ve 19. yüzyıllarda siyasi politik bir etki alanına sahipti. Bana kalsa siyasi politik etki alanından hiç vazgeçmedi roman.