Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi: “Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”


İrem Çağıl ile söyleşi: “Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ



“Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 


"Hayvanlar her zaman ilacım olmuştur."

Tarkan Kaynar ile söyleşi:


"Hayvanlar her zaman ilacım olmuştur."


Ece KARAAĞAÇ

 


Kerem Yücel ile söyleşi: “İyi bir fotoğraf her zaman kendini anlatabilir.”

Kerem Yücel ile söyleşi:


“İyi bir fotoğraf her zaman kendini anlatabilir.”


Ece Karaağaç

 


Nermin Yıldırım ile söyleşi: Edebiyat ve başka hayatlara bakabilmek

Nermin Yıldırım ile söyleşi:

Edebiyat ve başka hayatlara bakabilmek


ECE KARAAĞAÇ

 


Esin Esen ile söyleşi: "Sözün ruhu" İstanbul'da

Esin Esen ile söyleşi:


"Sözün ruhu" İstanbul'da

 

ECE KARAAĞAÇ

 


Yankı Yazgan ile söyleşi

Yankı Yazgan ile söyleşi:

Edebiyat ve başka hayatlara bakabilmek

 

MEHMET ERKURT

 


Kalben ile söyleşi: Otobiyografik bir ilk albüm

Kalben ile söyleşi: Otobiyografik bir ilk albüm

 

Mehmet ERKURT

 


Çağdaş Erçelik ile söyleşi: Kuledibi'nde Dostoyevski

Çağdaş Erçelik ile söyleşi: Kuledibi'nde Dostoyevski

 

Mehmet ERKURT

 

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.