Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

Söyleşi // En çok okunanlar



Sevan Nişanyan gizlemiyor: "Ben bir provakatörüm"

Sevan Nişanyan gizlemiyor: "Ben bir provakatörüm"

 

 

SELÇUK DURGUT

 



Karin Karakaşlı: "O yanık kokusu, o kan üzerimize sıçrıyor"

Karin Karakaşlı bu ülkenin vicdanı olan isimlerden... Kaleminden çıkan her söz, savaş çığlıkları, nefret yazıları, kirli politikalar ve medyanın ikiyüzlülüğü arasında adeta nefes alınabilecek bir vaha. O yüzden, zihnimiz açılsın diye gündemi bir kez daha ondan dinledik…
HASAN CÖMERT



'10 bin kitapçı kapandı'

Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk yayıncılık dünyasının sorunlarını ve hedeflerini Cumhuriyet Gazetesi'nden Meltem Yılmaz'a anlattı.



Gülsün Karamustafa ile söyleşi: “Modernist baskı bitti, dayatma kültürü devam ediyor”

Biz, onlar, biz, onlar, biz… Başbakan'ın şiar edindiği bu söylem maalesef sokaklardan en diplomatik sohbetlere, kahvehanelerden sosyal medya platformlarına kadar her kesime yayılmış vaziyette. Cumhuriyet tarihi boyunca inşa edilmiş kalın çizgiler günümüzde yumuşamadığı gibi, tam tersine kutuplaşma korkutucu bir düzeye gelmiş durumda.



Brezilyalı yazar Tatiana Salem Levy: Odysseia’yı yazmış olmak isterdim

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin üçüncü yılında, Sabit Fikir her hafta festivalin katılımcısı olan bir edebiyatçıyla söyleşi yayımlayacak.



Ertuğrul Günay: "Sanatta muhafazakarlık; taklitçilik, tekrar ve yüzeyselleşme demektir"

Ertuğrul Günay: "Sanatta muhafazakarlık; taklitçilik, tekrar ve yüzeyselleşme demektir"


Elif BEREKETLİ

 



Edebiyatdışı// Öldürmeyeceksin!

Yakın bir zamana kadar, gündem belliydi; sadece izliyorduk açlık grevlerini. Devlet de bizimle beraber izliyordu. Durumu “zaten rejime ihtiyaçları var,” diye alay konusu haline getiren devlet büyükleri bile vardı, gerisini siz düşünün! Peki, gerçekten çözüme ulaştık mı? Çözüm nerede? Ya da var mı?



Ahmet Cemal'le Söyleşi

Türkiye'nin Romanı kapsamında 2006 yılında yapılan görüntülü söyleşi.



Hisar’dan Ahmet’i tanısanız keşke...

Hüseyin Kıyar: Hisar’dan Ahmet’i tanısanız keşke...

Hiç tanımadığınız, hatta var olmayan birini kendinize çok yakın hissettiniz mi hiç? Sanki o kimse değilmiş de sizmişsiniz, hatta siz de değil; onun gibi olmak istediğiniz biriymiş. Yaşınız kaç olursa olsun çocukmuşsunuz onun yanında…

FERHAT ULUDERE

 

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.