Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


"Biz şiiri cepte taşıyanlardanız"


Söyleşi / "Biz şiiri cepte taşıyanlardanız"

Herkese karşı şiiri savunan, gücünü para dışında her şeyden alan 160. Kilometre Yayınevi ile, kitap boyutlarından içeriklerine; şiiri ve yayıncılığı konuştuk.
DİDEM ÇELİK

 

160. Kilometre Yayınevi ve yayınevinin Edebi Şeyler'le bağlantısını anlatır mısınız? Kurucular kimler?


Şairlerden oluşan bir takımız. “Edebi Şeyler” bizim takımın yapmak istediği şeyler. İleride "Edebi Şeyler" adı altında da yayın yapacağız. Şimdilik dizilerimiz var. 160. Kilometre, Edebi Şeyler’in şiir dizisi; dizi editörleri Ali Özgür Özkarcı ve Ömer Şişman. Sonbaharda bir anlatı dizimiz başlayacak. O dizinin editörleri ise Burak Fidan ve Ahmet Güntan olacak. Hızlı bir yayılma derdimiz yok, bakıyoruz, kitap seçiyoruz. Edebiyat dışında başka sanatlarla da ilişki kurmayı düşünüyoruz.

 

 

Neden bu kitaplar? Neden bu boyutlar?

 

160. Kilometre’den kitapları çıkan şairlerin birbirleriyle tanışıklığı 2000’lerin başındaki yeni yönelimlere ve yeni iddialara dayanıyor. Şiirin ataletini kıracak yeni yönelimlere önem veriyoruz. Boyutlara gelince biz şiiri cepte taşıyanlardanız, akşam güneşi batarken okunacak bir melankolik metin olarak görmüyoruz şiiri, salt duygulanımın değil, düşüncenin, hayatın hayhuyunun yanına koyuyoruz, okul kantinlerinde, vapurda, otobüste şiir okunsun, tartışılsın istiyoruz, boyutlarımız bu nedenle cep boyutunda.

 

 

 

Yayınevi bolluğunun arasına neden katıldınız?

 

Şiiri önemseyen kaç yayınevi var? Başka dizilerde alabildiğine atak olmaya çalışan yayınevleri bile şiir söz konusu olunca ya hiç ilişmiyorlar ya da son derece vasat, anakronik, gerici kitapları yan yana diziyorlar. Biz, şiirin enerjisine sahip çıkmayı hedefliyoruz.

 

160. Kilometrenin anlamı nedir?

 

160. Kilometre, ismini Nazım Hikmet’in “Nikbinlik” şiirindeki dizeden alıyor: “Uuuuuuuy! çocuklar kim bilir / ne harikûlâdedir / 160 kilometre giderken öpüşmesi”. Nâzım Hikmet’in söz ettiği tam o hızın, 160. kilometrenin “harikulade”liğini şiirin enerjisi için de uygun gördük. Değer verdiğimiz yazarlara kendi 160. Kilometrelerini sorduk, 160. Kilometre fikrinin etrafında, bu şekilde bir de hep beraber turlayalım istedik, 160. Kilometreye varmanın ne düşündürdüğünü anlattılar, cevapları web sitemizde yayınladık, sonunda da biz söz aldık, her kitabımızın içinde yer alan manifestomuzu yayınladık. Şiirin, “edebiyatın yaygınlaşması için, tanıtımının, edebiyatın katışıksız değerlerine içten bağlılığı bozmadan etkin bir biçimde yapılması gerektiğine inanıyoruz.”

 

Şiiri kime, neye karşı savunuyorsunuz?

 

Herkese. Şiir öldü bitti diyenlere, şairleri ancak çok duygulu anlarda gözyaşı köpürtmek için ananlara, şiiri düşünce hayatının dışına atanlara, şiiri icrası en kolay şey haline getirenlere, şiirden yapılan büyük hırsızlıkları görmeyenlere, şiiri siyasetin, düşüncenin, günlük hayatın, teknolojinin dışına itenlere, şairlerle ve şiirle gırgır geçenlere, gırgır geçirtenlere, kendini şair sanan pop müzik üçkâğıtçılarına, şairler ne tartışırsa tartışsın duymamaya yemin etmişlere. Şiirin başına gelen bütün bu belalara, şiirin ehlileşmesine yazdıklarıyla yol açan bütün şair müsveddelerine.

 

 


"İndirimsiz" kitap almaya çağırdığınız okur, kitaplarınızı nasıl ve nerelerden edinebilir?


Bu konuya bir açıklık getirmek istiyoruz, sorduğunuz için teşekkürler. Kitaplarımız sanal mağazalarda “iyi indirim”lerle satılıyor. İsteyen herkes kitaplarımızı oralardan indirimli alabilir.


Kitaplarımızın satıldığı tek kanal yok. O yüzden biz kimseyi “indirimsiz” almaya davet etmiyoruz. Eğer, birileri çıkar da “indirimsiz alayım, size bir katkım olsun” derse, işte onlar bizden havale-kargo yoluyla alsın istedik, yani gönüllüyse. İki paket sigara parası fazla ödemeyi gözden çıkaran şiir okuru bizden alsın. Zaten bu çağrımıza şu ana kadar üç kişi cevap verdi; Murat Üstübal, İsmail Pelit ve Selçuk Yamen. O yüzden buradan bir yanlış anlamayı önlemek isteriz. Ayrıca tabii büyük kentlerin şiire raf ayıran kitabevlerinde de satılıyoruz. Bu bir direniş, okur da gidecek kitabevine, soracak, isteyecek, ısrar edecek. Biz şunu anladık, bir şiir istediği kadar yeni olsun, iyi olsun, çağına soru sorsun, cevap versin, fark etmiyor, bir kenara itiliyor, şairler direnecek ama okur da direnmeli, ayağa kalkmalı.

 

 




Toplam oy: 913

Yorumlar

Yorum Gönder


idefix'ten edinebilir ya da kendileri ile iletişime geçebilirsiniz.

53%
47%
Beğendim.

160 kilometre.nin devamli yayinladigi kitaplara New York'tan abone olmam için ne yapmam gerekiyor. Bunu bana bildirebilir misiniz?
Sevgiyle,
Murat Nemet-Nejat

56%
44%

Yeni yorum gönder

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.