Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Kimi kaybettik biz!

Dikkat ettiyseniz, gözümüzün bebeği Talât Sait Halman'ın vefat haberleri, eski kültür bakanı, Türkiye'nin ilk kültür bakanı, tamlamasıyla başlıyor çoğunlukla... 12 şiir kitabı olan şair Talât Sait Halman'ı kaybettik biz oysa. Türkçeye Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini, eski Mısır, Ortadoğu ve Eskimo şiirlerini kazandıran Halman'ı... Mevlana ve Yunus Emre üzerine kitaplar yazan, Columbia, Princeton, Pennsylvania üniversitelerinde Ortadoğu, İslam kültürü, Türk dili ve edebiyatı üzerine dersler veren, New York Üniversitesi'nde Ortadoğu Dilleri ve Edebiyatı bölüm başkanlığı yapan Halman'ı... ABD Türk Dernekleri Asamblesi’nin ABD'deki en başarılı Türk bilim adamı armağanının, Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü'nün ve daha birçok ödülün sahibi Halman'ı... Tanıyan tanımayan herkesin zarafetini, nezaketini, kişiliğini, çalışma ve edebiyat tutkusunu yere göğe sığdıramadığı Talât Sait Halman'ı kaybettik. Başımız sağ olsun.

Halman bir edebiyat âşığıydı hiç kuşkusuz; soranlara şairliğiyle anılmak, hatırlanmak istendiğini söyleyecek kadar edebiyat âşığıydı. Ama gözden kaçırmadığı bir başka şey daha vardı; edebiyata hizmet etmek. Onun için edebiyata hizmet etmek de, edebiyat yapmak kadar önemliydi. Bilirim ki hayatta en nadide bulunan şeylerden biridir düşündüğü gibi yaşayan insan. Söze klişe, gerçeğe ise imkansız gibi gelir. Belki de Halman'ı büyüleyici kılan, ardından bunca üzüntü duymamızın sebebi de buydu. Aşkla bağlı olduğu edebiyatın hükmedicisi, söz söyleyicisi değil, hizmetkarı olmayı tercih edebilmesiydi. Bunu da açıkça ifade edebilmesiydi. Türkçeye çok önemli hizmetleri oldu Talât Sait Halman'ın. Bir ömür, yazdı, çalıştı, üretti, öğrendi, öğretti. Bunu biz şimdi bile isteye göz ardı etsek, zaman etmeyecektir zaten. Dünya edebiyatına yön veren yazarlarla buluşmak isteyen Türkçe okurları ister istemez onun aracılığına başvuracaklar, Türk dili üzerine çalışmak isteyen dünya vatandaşları yine onun yol gösterici çalışmalarından, makalelerinden faydalanacaklar ister istemez. Ve onun yetiştirdiği iyi akademisyenler, ödüllü edebiyatçılar biz istemesek de yollarına devam edecekler. Yerinin dolmasının imkansız olduğu da kesin ama; Türk dilinin, edebiyatımızın başı sağ olsun.


 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Yazıları

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.

Kadın kahramanlar içinde bazıları var ki, yıllar önce okumuş olmama rağmen halen onların hayatlarını merak ederim. Her okuyuşta farklı bir keşif, yeni bir detay, daha önce hiç fark etmediğim bir ayrıntı dikkatimi çeker ve buna şaşırır dururum. Eskiden okuduğum bir romana dönmek, eski bir arkadaşıma merhaba demeye benzer.

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.