Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

“Patron beğenmeyebilir ama siz yazın!”


Zayıf
Toplam oy: 720

Alternatif tiyatro The Club’ın ilkini Metin Balay’la yaptığı tiyatro söyleşilerinin ikincisi geçen akşam düzenlendi. Mekanın kurucusu da olan, yönetmen, yazar ve oyuncu Cihan Sağlam’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Tiyatro-basın ilişkisi’ başlıklı söyleşide konuşmacılar; Birgün ve Radikal’de tiyatro eleştirileri yapan Yaşam Kaya, Habertürk’ün ‘Sahne Tozu’ köşesinin yazarı Ece Saruhan, Radikal Hayat'ın editörü ve tiyatro eleştirmeni Bahar Çuhadar, Sabit Fikir dergisinin editörü ve tiyatro eleştirmeni Nihan Bora ve Taraf gazetesi tiyatro eleştirmeni ve öykü yazarı Ferhat Uludere idi.

 

 

 

“Yangında ilk fedakarlık edilecek sayfa, kültür-sanat sayfalarıdır”

 

 

 

Tiyatronun varlığını sürdürebilmesi ve kitlelere ulaşabilmesinde medyanın gücü yadsınamaz. Basında bir oyunun nasıl tanıtıldığı da oyunun içeriği kadar önemli. Birçok genç tiyatro oyuncusunun katılımıyla gerçekleşen söyleşide, tiyatro-basın ilişkisinin bu niteliği tartışıldı.

 


Bahar Çuhadar, gazetelerdeki tiyatro haberlerinin azlığıyla ilgili “Yangında ilk fedakarlık edilecek sayfa, kültür-sanat sayfalarıdır. Keza Sabah gazetesi kültür-sanat ekini kaldırdı,” dedi. Zaten gittikçe azalan sayfalarda tiyatroya yer bulmanın güçlüğünden ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu gibi popüler tiyatroların magazin sayfalarında yer aldığından dem vurdu. “Ama sinema kutsaldır. Sinema yazarları hep vardır. Bugün ben bu işi yapmayı bıraksam, ‘yeni bir tiyatro eleştirmeni bulalım’ denmez,” diye ekledi.

 



Nihan Bora, “Gazetelerin kültür sanat için ayırdıkları sayfa sayısı çok az,” diyerek örnekler verdi. “Dolayısıyla tiyatroya yer bulmak zor. Tiyatro eleştirmeni de az. Haber yapılıyor ama eleştiri hiç yapılmıyor gibi. İkisi çok farklı şey aslında. Bir de “Tiyatro çok pahalı, biz nasıl gidelim ki,” mantığı var. İnsanların gitmeyeceği düşünüldüğü için de ayrılmıyor olabilir,” dedi.

 


2004’te tiyatro eleştirisi yazılmasının garipsendiğine değinen Yaşam Kaya, “Ben Türkiye’de tiyatro eleştirisi yayınlanan ilk kişiyim. İlk eleştirim 2 sayfaydı ama Sabah gazetesi bir paragrafa indirip yayınlamıştı. Hala editörleri sıkıştırarak tiyatro eleştirisi yazıyorum. Genç bir oyuncuyu, ünlü biriyle oynarsa haber yapabiliyorum. Bu sayfayı bireysel çabamla var etmeye çalışıyorum,” dedi.

 

 

 

 

“Patron beğenmeyebilir ama siz yazın!”

 

 

Ferhat Uludere, “Tiyatro bölgesel bir sanat. Sinema gibi dünyanın dört bir yanında oynanamıyor, evlerde izlenemiyor.  İstanbul’da, Taksim’e sıkışmış vaziyette. Hele Anadolu yakasındaki devlet tiyatrolarına neredeyse sadece orta yaş üstü kesim gidiyor. Ben kasabada büyüdüm, kasabalara tiyatronun en kötü, en ticari örnekleri gelir,” dedi.

 


Direklerarası Genel Koordinatörü Ömer Şahinbaş da söyleşiyi dinlemek üzere izleyiciler arasındaydı. Şahinbaş, “67 yıldır sahnede klasik ne varsa; tiyatro, bale, opera izleyen biriyim. Eskiden Afife Jale jürisi Kadıköy’e geçmiyordu. İlk Anadolu’ya çıkışımız Eskişehir’e gidişimiz oldu. Oradaki insanın tiyatroyla bağı sizler sayesinde oluyor. Patron beğenmeyebilir ama siz yazın lütfen,” dedi.

 

 

 

“Beğenmediğim oyunu yazmıyorum”

 

 

Moderatör Cihan Sağlam’ın “Yazdığınız yazılar ulaşmasını istediğiniz kitleye ulaşıyor mu?” sorusuna Bahar Çuhadar’ın yanıtı, “Eskiden sadece tanınan, bilinen tiyatrolara giderdim. Şimdi bir sürü tiyatro grubu var. Mail kutumda sürekli alternatif tiyatroların davetlerini görüyorum. Mümkün olduğunca onlara gitmeye çalışıyorum. Bunları çoğu kişi tanımıyor, ben de merak ediyorum benim yazılarımı kim okuyor diye. Bu konuda Twitter biraz belirleyici olmaya başladı. Gittiğim oyunları beğenmeyebiliyorum, beğenmediğim oyunu yazmıyorum,” oldu. Ece Saruhan “Ben de beğenmediğim oyunu yazmıyorum. Çünkü insanlar benim yazımı okuduğunda tiyatroya gitsin isterim, gitmesin değil,” diye ekledi. Nihan Bora da beğenmediği oyunu yazmadığını belirtirken, Yaşam Kaya ise geçmişte olumsuz eleştiri yaptığı bir yazıdan sonra aforoz edildiğini ve hatta baskılar yüzünden 1 yıl boyunca basından uzaklaştırıldığını ilk kez burada itiraf etti.

 

 

 

“Eser sahibi eserinin tanıtılmasını istiyor, eleştirilmesini değil”

 

 

Taraf gazetesine haftalık tiyatro eleştirileri yazan Ferhat Uludere, “Ben tek gün, tek oyun yazabileceğim için haftada tek oyun izliyorum ve kötü de olsa yazıyorum. İzlediğim, beğenmediğim bir şeyi yazmak zorundayım. Eser sahibi çoğunlukla eserinin tanıtılmasını istiyor, eleştirilmesini değil,” dedi. Yaşam Kaya, “Aktif bir biçimde tiyatro eleştirisi yapan 5-6 kişiyiz. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği kendini toplumdan soyutlamış durumda,” diye ekledi.
Söyleşinin ikinci yarısında tiyatroların özelleştirilmesine karşı yapılan eylemlerden ve eylemlere olan katılımın azlığından bahsedildi. Alternatif tiyatro oyuncularının izleyenlerin çoğunluğunda olduğu söyleşi, genç tiyatrocuların konuklara sorduğu sorularla son buldu.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türkçede yayımlanmış şiir eleştirilerinin önemine dikkat çekmek için verilen ödülün bu yılki sahibi Ece Ayhan-Şiir, Tarih, İdeoloji- adlı çalışmasıyla Ali Özgür Özkarcı oldu

Yapı Kredi Kültür Sanat ve Özel Saint Benoît Fransız Lisesi’nin ortaklığında yapılacak olan “Ruhların İletişimi: Proust ve Müzik” konseri, 27 Mart Çarşamba günü Özel St. Benoit Fransız Lisesi’nde gerçekleştirilecek.

SALT, 55. Kütüphane Haftası’nda, grafik tasarım ve görsel iletişim tasarımı öğrencilerine yönelik bir atölye düzenliyor. Tasarımcı Utku Lomlu’nun yürütücülüğündeki programda, bir kitap kapağı tasarlamanın aşamaları incelenecek. Metni anlama, yorumlama ve fikre dâhil olma süreçleri üzerinden içeriğe uygun görsel karşılıklar geliştirilecek.

Tüm dünyada kitapları merakla beklenen polisiye gerilim türünün ustalarından Jean-Christophe Grange, 1-2 Nisan tarihlerinde İstanbul’da okurlarıyla bir araya gelip kitaplarını imzalayacak. Yazar, 1 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 15.00’de D&R Kanyon mağazasında ve 2 Nisan Salı günü ise saat 19.00’da D&R Akasya mağazasında olacak.

Bu yıl 5 Nisan’da başlayacak olan 38. İstanbul Film Festivali, yönetmen Stanley Kubrick’i ölümünün 20. yıl dönümünde özel bir bölümle ve Otomatik Portakal göndermeli afişiyle anıyor.

Söyleşi

UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne alınan Dede Korkut Hikâyeleri hem Türkler hem dünya kültür tarihi için niçin bu kadar önemli?

 

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Masalların hayallerden beslenen, gerçeklerin dünyasından ayrılan garip bir zemini var. Gerçeklerin dünyasından ayrılsa da, her masal kendi gerçekliğini, daha önce duymayıp, görmediğimiz bir hakikati bize fısıldar. Hakikatin bambaşka yollardan geçebileceğine inandırır; zengin hayaller peşinde, sınırsız âlemlere yolculuk etmenin anahtarlarını sunar bize.