Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

“Patron beğenmeyebilir ama siz yazın!”



Toplam oy: 805

Alternatif tiyatro The Club’ın ilkini Metin Balay’la yaptığı tiyatro söyleşilerinin ikincisi geçen akşam düzenlendi. Mekanın kurucusu da olan, yönetmen, yazar ve oyuncu Cihan Sağlam’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Tiyatro-basın ilişkisi’ başlıklı söyleşide konuşmacılar; Birgün ve Radikal’de tiyatro eleştirileri yapan Yaşam Kaya, Habertürk’ün ‘Sahne Tozu’ köşesinin yazarı Ece Saruhan, Radikal Hayat'ın editörü ve tiyatro eleştirmeni Bahar Çuhadar, Sabit Fikir dergisinin editörü ve tiyatro eleştirmeni Nihan Bora ve Taraf gazetesi tiyatro eleştirmeni ve öykü yazarı Ferhat Uludere idi.

 

 

 

“Yangında ilk fedakarlık edilecek sayfa, kültür-sanat sayfalarıdır”

 

 

 

Tiyatronun varlığını sürdürebilmesi ve kitlelere ulaşabilmesinde medyanın gücü yadsınamaz. Basında bir oyunun nasıl tanıtıldığı da oyunun içeriği kadar önemli. Birçok genç tiyatro oyuncusunun katılımıyla gerçekleşen söyleşide, tiyatro-basın ilişkisinin bu niteliği tartışıldı.

 


Bahar Çuhadar, gazetelerdeki tiyatro haberlerinin azlığıyla ilgili “Yangında ilk fedakarlık edilecek sayfa, kültür-sanat sayfalarıdır. Keza Sabah gazetesi kültür-sanat ekini kaldırdı,” dedi. Zaten gittikçe azalan sayfalarda tiyatroya yer bulmanın güçlüğünden ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu gibi popüler tiyatroların magazin sayfalarında yer aldığından dem vurdu. “Ama sinema kutsaldır. Sinema yazarları hep vardır. Bugün ben bu işi yapmayı bıraksam, ‘yeni bir tiyatro eleştirmeni bulalım’ denmez,” diye ekledi.

 



Nihan Bora, “Gazetelerin kültür sanat için ayırdıkları sayfa sayısı çok az,” diyerek örnekler verdi. “Dolayısıyla tiyatroya yer bulmak zor. Tiyatro eleştirmeni de az. Haber yapılıyor ama eleştiri hiç yapılmıyor gibi. İkisi çok farklı şey aslında. Bir de “Tiyatro çok pahalı, biz nasıl gidelim ki,” mantığı var. İnsanların gitmeyeceği düşünüldüğü için de ayrılmıyor olabilir,” dedi.

 


2004’te tiyatro eleştirisi yazılmasının garipsendiğine değinen Yaşam Kaya, “Ben Türkiye’de tiyatro eleştirisi yayınlanan ilk kişiyim. İlk eleştirim 2 sayfaydı ama Sabah gazetesi bir paragrafa indirip yayınlamıştı. Hala editörleri sıkıştırarak tiyatro eleştirisi yazıyorum. Genç bir oyuncuyu, ünlü biriyle oynarsa haber yapabiliyorum. Bu sayfayı bireysel çabamla var etmeye çalışıyorum,” dedi.

 

 

 

 

“Patron beğenmeyebilir ama siz yazın!”

 

 

Ferhat Uludere, “Tiyatro bölgesel bir sanat. Sinema gibi dünyanın dört bir yanında oynanamıyor, evlerde izlenemiyor.  İstanbul’da, Taksim’e sıkışmış vaziyette. Hele Anadolu yakasındaki devlet tiyatrolarına neredeyse sadece orta yaş üstü kesim gidiyor. Ben kasabada büyüdüm, kasabalara tiyatronun en kötü, en ticari örnekleri gelir,” dedi.

 


Direklerarası Genel Koordinatörü Ömer Şahinbaş da söyleşiyi dinlemek üzere izleyiciler arasındaydı. Şahinbaş, “67 yıldır sahnede klasik ne varsa; tiyatro, bale, opera izleyen biriyim. Eskiden Afife Jale jürisi Kadıköy’e geçmiyordu. İlk Anadolu’ya çıkışımız Eskişehir’e gidişimiz oldu. Oradaki insanın tiyatroyla bağı sizler sayesinde oluyor. Patron beğenmeyebilir ama siz yazın lütfen,” dedi.

 

 

 

“Beğenmediğim oyunu yazmıyorum”

 

 

Moderatör Cihan Sağlam’ın “Yazdığınız yazılar ulaşmasını istediğiniz kitleye ulaşıyor mu?” sorusuna Bahar Çuhadar’ın yanıtı, “Eskiden sadece tanınan, bilinen tiyatrolara giderdim. Şimdi bir sürü tiyatro grubu var. Mail kutumda sürekli alternatif tiyatroların davetlerini görüyorum. Mümkün olduğunca onlara gitmeye çalışıyorum. Bunları çoğu kişi tanımıyor, ben de merak ediyorum benim yazılarımı kim okuyor diye. Bu konuda Twitter biraz belirleyici olmaya başladı. Gittiğim oyunları beğenmeyebiliyorum, beğenmediğim oyunu yazmıyorum,” oldu. Ece Saruhan “Ben de beğenmediğim oyunu yazmıyorum. Çünkü insanlar benim yazımı okuduğunda tiyatroya gitsin isterim, gitmesin değil,” diye ekledi. Nihan Bora da beğenmediği oyunu yazmadığını belirtirken, Yaşam Kaya ise geçmişte olumsuz eleştiri yaptığı bir yazıdan sonra aforoz edildiğini ve hatta baskılar yüzünden 1 yıl boyunca basından uzaklaştırıldığını ilk kez burada itiraf etti.

 

 

 

“Eser sahibi eserinin tanıtılmasını istiyor, eleştirilmesini değil”

 

 

Taraf gazetesine haftalık tiyatro eleştirileri yazan Ferhat Uludere, “Ben tek gün, tek oyun yazabileceğim için haftada tek oyun izliyorum ve kötü de olsa yazıyorum. İzlediğim, beğenmediğim bir şeyi yazmak zorundayım. Eser sahibi çoğunlukla eserinin tanıtılmasını istiyor, eleştirilmesini değil,” dedi. Yaşam Kaya, “Aktif bir biçimde tiyatro eleştirisi yapan 5-6 kişiyiz. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği kendini toplumdan soyutlamış durumda,” diye ekledi.
Söyleşinin ikinci yarısında tiyatroların özelleştirilmesine karşı yapılan eylemlerden ve eylemlere olan katılımın azlığından bahsedildi. Alternatif tiyatro oyuncularının izleyenlerin çoğunluğunda olduğu söyleşi, genç tiyatrocuların konuklara sorduğu sorularla son buldu.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Oscar ödüllü Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski, belgesellerini çevrimiçi erişime açtı. Pawlikowski’nin “From Moscow to Pietushki”, “Dostoevsky’s Travels”,  “Serbian Epics”, “Tripping With Zhirinovsky” gibi yapımları yayımlanan belgeseller arasında yer alıyor.

56. Kütüphane Haftası (30 Mart-5 Nisan) özelinde SALT Beyoğlu ve SALT Galata farklı seçkileri çevrimiçi olarak ziyaretçilerin ilgisine sunuyor.

Koronavirüs salgını nedeniyle kapılarını kapatan Rusya’nın başkenti Moskova’daki ünlü Bolşoy Tiyatrosu, bale ve opera severler için YouTube ‘altın koleksiyonundan’ en iyi altı performansı paylaşacak.

Asteriks çizgi romanlarıyla tanınan Fransız çizgi roman sanatçısı -Albert Uderzo, geçirdiği kalp krizi sonucu 92 yaşında hayata veda etti. Bir grup Galyalının Roma İmparatorluğu’na karşı savaşını anlatan çizgi roman Asteriks ilk kez René Goscinny ve Uderzo’nun kaleminden çıkmıştı.

"Evde Kal" günlerinde her türlü bilgi ve kaynağa ulaşmak adına hem dünyadan hem de Türkiye'den online kütüphane ve arşivler kitapseverlerin kullanımına açıldı. İşte araştırmacıların, meraklıların, kitap severlerin ve öğrencilerin ilgisini çekebilecek online kütüphane ve arşivler: 

 

 

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta