Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Berlin - Yuva Denilen Şehir



Toplam oy: 6

Pera Film, Mayıs ayı programına Almanya’nın en önemli film müzelerinden biri olan Berlin Film ve Televizyon Müzesi ile yaptığı iş birliği ile devam ediyor. Deutsche Kinemathek küratörlüğünde hazırlanan “Berlin - Yuva Denilen Şehir” başlıklı program, izleyiciyi 20’inci yüzyılı çalkantılar içinde geçirmiş çok yönlü kentin 90 yıllık tarihini gözler önüne seren sinematografik bir yolculuğa davet ediyor. 29 Mayıs - 3 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek programda, Deutsche Kinemathek’in kurucusu da olan Gerhard Lamprecht’in filmlerinden, Fritz Lang’in çarpıcı başyapıtı M filmine uzanan, sinema tarihinde büyük önem taşıyan 9 film yer alıyor: Berlin’in Varoşları, M, Berlin’de Bir Yerde, Milyonda İki, Kaygı, 45 Doğumlu, Gece Kesişen Yollar ve Ostkreuz.

 

Deutsche Kinemathe, program kapsamındaki filmleri şöyle yorumluyor: “1920’li yılların ‘altın çağ’ olduğu inanışıyla çelişen toplumsal bunalımlardan savaşın yol açtığı yıkım, duvarın inşasıyla birbirinden farklı iki şehrin doğuşundan, duvarın yıkılmasıyla birlikte yavaş yavaş tekrar birleşmesi süreçlerinde, Almanya’nın eski ve yeni başkenti olan Berlin’in görünüşü hep bir değişim içerisindeydi. Program kapsamındaki 9 film, şehir manzarasındaki değişime panoramik bir bakış sunarken, şehir sakinlerinin yaşamlarını ve mücadelelerini de yakından inceliyor.” Bu program kapsamındaki Pera Film gösterimleri indirimli müze giriş bileti ile izlenebilir. Biletler Biletix’te. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Dünyanın farklı coğrafyalarından tarihi eserlerin sergilendiği İngiliz müzelerine “geri ver” baskısı her geçen gün artıyor. Bu ülkelerden biri de Türkiye.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, okul öncesine yönelik yeni ve özgün masallar üretilmesine katkıda bulunmak için Türkiye genelinde masal yarışmaları düzenliyor ve sözlü anlatı geleneğini yaşatıyor.

Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen opera festivali bu yıl 10 yaşında. İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde 14 Temmuz’a kadar sürecek İstanbul Opera Festivali’ne bu yıl ilk kez Bolşoy Tiyatrosu da katılıyor. Festival, Ankara Devlet Opera ve Balesinin 2 ve 3 Temmuz’da sahneleyeceği “Turandot” operasıyla başlayacak.

Dünyanın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü bu yıl ABD'li yazar Emily Ruskovich’e verildi.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 21 Eylül’e kadar devam eden “Aralıktan Bakmak” sergisi, 19 yy’da İstanbul’un geçirdiği değişim ve dönüşümün en belirgin yaşandığı bölgelerden biri olan Pera’ya odaklanıyor.

Söyleşi

100. sayımızla birlikte hazırlamaya başlayacağımız Yayınevi Hikâyeleri’nde sözü alternatif işler üreten, okurları edebiyatın özgün örnekleriyle tanıştıran sevdiğimiz yayınevlerine bırakıyoruz.

ŞahaneBirKitap

Sanat eleştirmeni, sanat tarihçisi, ressam, şair, toplumbilimci, düşünür John Ruskin, On Dokuzuncu Yüzyılın Fırtına Bulutu eserinde sanayi devriminin sonuçlarını çevresel yönden ele alıyor.

Editörden

Ütopya fikrinin ortaya çıktığı Ortaçağ Batı’sı, insanlığa karanlık bir gelecek vaat etmesine rağmen, kendi topraklarında doğmuş “rahatsız ruhlar” eliyle her zaman temize çekildi. Birilerinin ütopyası, başka birilerinin distopyası oluyordu çünkü. Batı’nın en parlak ütopyası İngiltere’dir ve ne hikmetse ütopya dediğimiz tür de İngilizler eliyle pazarlanmıştır tüm dünyaya.