Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Berlin - Yuva Denilen Şehir



Toplam oy: 16

Pera Film, Mayıs ayı programına Almanya’nın en önemli film müzelerinden biri olan Berlin Film ve Televizyon Müzesi ile yaptığı iş birliği ile devam ediyor. Deutsche Kinemathek küratörlüğünde hazırlanan “Berlin - Yuva Denilen Şehir” başlıklı program, izleyiciyi 20’inci yüzyılı çalkantılar içinde geçirmiş çok yönlü kentin 90 yıllık tarihini gözler önüne seren sinematografik bir yolculuğa davet ediyor. 29 Mayıs - 3 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek programda, Deutsche Kinemathek’in kurucusu da olan Gerhard Lamprecht’in filmlerinden, Fritz Lang’in çarpıcı başyapıtı M filmine uzanan, sinema tarihinde büyük önem taşıyan 9 film yer alıyor: Berlin’in Varoşları, M, Berlin’de Bir Yerde, Milyonda İki, Kaygı, 45 Doğumlu, Gece Kesişen Yollar ve Ostkreuz.

 

Deutsche Kinemathe, program kapsamındaki filmleri şöyle yorumluyor: “1920’li yılların ‘altın çağ’ olduğu inanışıyla çelişen toplumsal bunalımlardan savaşın yol açtığı yıkım, duvarın inşasıyla birbirinden farklı iki şehrin doğuşundan, duvarın yıkılmasıyla birlikte yavaş yavaş tekrar birleşmesi süreçlerinde, Almanya’nın eski ve yeni başkenti olan Berlin’in görünüşü hep bir değişim içerisindeydi. Program kapsamındaki 9 film, şehir manzarasındaki değişime panoramik bir bakış sunarken, şehir sakinlerinin yaşamlarını ve mücadelelerini de yakından inceliyor.” Bu program kapsamındaki Pera Film gösterimleri indirimli müze giriş bileti ile izlenebilir. Biletler Biletix’te. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Cumhurbaşkanlığı tarafından Ara Güler Müzesi ile Arşiv ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Ara Güler Fotoğraf Sergisi” Londra, Paris ve Kyoto’nun ardından dördüncü durağı New York’ta 23 Eylül’de açılıyor.

Türkiye karikatürünün belleğinin tutulduğu ve mizahı yediden yetmişe her yaş grubuyla buluşturduğu Karikatür Evi 28 Eylül – 3 Kasım tarihleri arasında sürecek “Çizgi Romanı Yaşatanlar” sergisi ve 29 Eylül’de gerçekleşecek “Koleksiyoner Buluşması” söyleşisine ev sahipliği yapıyor.

Amerikalı yazar Jack London’ın en önemli romanlarından Martin Eden sinemaya uyarlandı. Dünya edebiyatının belki deen etkileyici roman karakterlerinden biri olan Martin Eden, yönetmenliğini İtalyan Pietro Marcello’nun üstlendiği filmde hayat buluyor. Dünya prömiyerini 76. Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra 44.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 18. kez düzenlenen Filmekimi bu yıl 4-13 Ekim tarihlerinde İstanbul’da 10 gün sürecek bir maratonla başlayarak, 11-15 Ekim’de Ankara’da, 18-22 Ekim’de ise İzmir’de sinemaseverlerle buluşacak. Biletler 28 Eylül’de satışa çıkıyor. Festivalin kampanya ve afişlerin temasını bu yıl “#spoileryeme” sloganı oluşturuyor.

The Guardian, 21. yüzyılın en iyi 100 filmini seçti. Listeninin 38. sırasında Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Bir Zamanlar Anadolu”da yer aldı. The Guardian editörleri “slow sinema başyapıtı” olarak değerlendirdiği filmi, “Film br cinayet zanlısıyla ceset arayan memurların hikâyelerini anlatıyor. Ancak buldukları şey varoluşsal sancılar oluyor” ifadeleriyle özetledi.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.