Big Little Lies'ın yazarının ilk romanı dizi oluyor | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Big Little Lies'ın yazarının ilk romanı dizi oluyor



Toplam oy: 6

Üst orta sınıf ailelerin ilk bakışta huzurlu ve konforlu görünen evlerine girip, orada tekinsiz öyküler keşfeden ve bunu yaparken de klişe kadın karakterlerden olabildiğince kaçınan Liane Moriarty, neredeyse her kitabıyla çok satanlar listelerinde başı çeken Avustralyalı bir yazar.
 
Hep Kitap etiketiyle ülkemizde yayımlanan Sırrını Derine Göm ve Suçlu Hem de Çok Suçlu gibi romanlarıyla da dikkat çeken Moriarty'nin esas çıkışı, Nicole Kidman ve Reese Witherspoon gibi isimlerin başrolde olduğu bir televizyon dizisine uyarlanan Big Little Lies ile oldu hiç şüphesiz (roman yakın zamanda Küçük Ama Büyük Yalanlar adıyla Hep Kitap'tan çıktı).

 

Big Little Lies dizisinden

 

Jet sosyetenin mesken tuttuğu bir kasabada yaşanan cinayeti geriye dönük bir öyküyle, hiç beklenmedik derinliklere inerek anlatan Moriarty, özellikle güçlü kadın karakterleriyle dikkat çekmiş ve Altın Küreler dahil pek çok yarışmada ödüle boğulmuştu. Dizi Ufak Tefek Yalanlar adıyla ülkemiz televizyonlarına da adapte edildi ancak ortaya çıkan iş kitabın içeriğinden bir hayli uzaktı.
 
Moriarty'nin Big Little Lies ile hayli benzer bir yapıya sahip olan ilk romanı Three Wishes da bir uyarlama projesiyle gündemde. Birbirinden hayli farklı hayatlara sahip üç kız kardeşin bir düğün gününde yaşadığı trajik olayla başlayan kitap, geriye dönüşlerle üç kardeşin öyküsünü anlatıyor.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Sylvia Plath yaşamı boyunca yalnızca tek bir roman yazmış, onu da bir mahlasla yayımlatmıştı. Yarı otobiyografik romanı Sırça Fanus’un ismini de onun yazarını da bugün tüm edebiyat dünyası ezbere biliyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.