Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Dünyanın en güzel üniversite kütüphaneleri




Toplam oy: 1947

 

Dünyanın en güzel üniversite kütüphanelerinin fotoğrafları. Flavorwire sitesinin listesinde en çok ABD ve İngiltere'de bulunan okulların kütüphaneleri yer alırken, Oxford gibi bazı üniversiteler de farklı kütüphaneleriyle birden çok kez yer buluyor. Buyrun mimari güzellikleriyle öne çıkan o kütüphanelerde bir gezintiye çıkalım:

 

 

Coimbra Üniversitesi, Portekiz

 

 

 

 

Yale Üniversitesi, ABD

 

 

 

 

 

Salamanca Üniversitesi, İspanya

 

 

 

Trinity College, "Uzun Oda", İrlanda

 

 

 

 

St. John College, İngiltere

 

 

 

 

Berlin Özgür Üniversitesi, Filoloji Kütüphanesi, Almanya

 

 

 

 

Teknoloji Üniversitesi, Hollanda

 

 

 

 

Chicago Üniversitesi, ABD

 

 

 

New York Vassar College, ABD

 

 

 

 

Johns Hopkins Üniversitesi, ABD

 

 

 

 

Oxford Üniversitesi, Kraliçe Kütüphanesi, İngiltere

 

 

 

 

 

Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Trinity College, İngiltere

 

 

 

 

 

Oxford Üniversitesi, Duke of Humphrey Kütüphanesi, İngiltere

 

 

 

 

 

Washington Üniversitesi, ABD

 

 

 

Berkeley Üniversitesi, Doe Kütüphanesi'nin Kuzey Okuma Salonu, ABD

 

 

Sorbonne Üniversitesi, La Sorbonne Okuma Salonu, Fransa

 

 

Oxford Üniversitesi'ne bağlı All Soul’s College, İngiltere

 

 

 

New York Cornell Hukuk Okulu Kütüphanesi, ABD

 

 

 

Michigan Üniversitesi Hukuk Kütüphanesi, ABD

 

 

 

Roma Pontifical Lateran Üniversitesi, İtalya

 

 

 

Harvard Üniversitesi, ABD

 

 

Pennsylvania Üniversitesi, ABD

 

 

 

 

Emory Üniversitesi, Teoloji Kütüphanesi, ABD

 

 

 

Boston College, ABD

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Onların eğitime ne kadar önem verdikleri kiliselerini kütüphaneye cevirmeleriyle anlasiliyor zaten. Bizim onlari övmek kendimizi yemekten daha önemli bir misyonumuz olmali biz ülkemiz için bu konuda ne yapabileceğimizi düşünmeliyiz.İlk önce okuma oranimizi onlara yaklastirmaliyiz çünkü bu konuda çok gerideyiz :(

41%
59%

Her bir kitabın hazine olarak saklandığı bu kütüphanelerin içlerindeki havayı teneffüs etmeden yapacağım herhangi bir yorum eksik olacaktır. Fakat, gönül ister ki ''kütüphanecilik'' konusunda bulunduğumuz konumdan çok daha ileride olalım.

44%
56%

arkadaşlar bunca devlet arasnda türkiye yazmaması iç acıtı

54%
46%

süleymaniye yazma eserler kütüphanesi ile arkeoloji müzesi kütüphanesi de iç mekan güzelliği açısından bu yarışta yer alabilirler.

42%
58%

Göz var izan var, resimlerdeki İYTE kütüphanesi bunların yanından bile geçiyor mu? Muhteşem mimarileri bir yana, bu resimlerdeki kütüphanelerin her birinde milyonlarca cilt kitap var. İYTE'nin 37438 cilt kitabı mevcut, İTÜ, BÜ, ODTÜ'nün yüzbin civarında. Bu farkın bilmemkaç yüzyıllık olmakla da ilgisi yok, çünkü basılı kitapların çoğu yakın zamandan. Sefil kütüphanelerimizi birşey zannetmeyelim.

49%
51%

Bir kütüphane barındırdığı eserler ve o eserlerin içerikleriyle anlam kazanıyorsa, mühim olan kütüphanelerin güzel görünümü değil, kütüphaneye eşsiz duruşunu kazandıran beyinlerin eğitime olan saygısı ve zihin yapısıdır.

Kişi neye değer veriyorsa, onu güzelleştirmek için çalışır. Okumaya ve bilgiyi gözlemlemeye değer veren bir ülke, üniversite ya da okulun tabii ki kütüphanesi güzel olur. Çünkü bu kütüphaneleri kuran beyinler, bu kitaplara sadece kendilerinin değil, gelecek nesillerin de ihtiyaç duyacaklarını benimseyecek eğitim almışlardır.

Türkiye'de kütüphanelerin diğer ülkelerdeki kadar çekici olmamasının temel sebebi, okuma ve gözlemleme kültürünün bireysel gelişim açısından önemli olduğunun kavranamamasıdır.

40%
60%

1992'de çetnikler tarafından yakılan Bosna Hersek milli kütüphanesindeki 2.000.000'a yakın kitap geldi gözümün önüne.

47%
53%

Yorum yazan arkadas nereden girdi bilemiyorum ama IYTE Kütüphanesine ait resimler, bir resim galerisi seklinde web sitemizden ulaşaılabilir şekildedir. Ayrıca ülkemizde de çok güzel üniversite kütüphaneleri mevcuttur.

http://library.iyte.edu.tr/tr/fotogaleri
http://library.iyte.edu.tr

47%
53%

arkadaşlar pardon kendi ülkenizdeki kütüphaneleri bu kadar yermişsiniz ama bu güne kadar kaç defa kütüphanenin önünden geçtiniz!

46%
54%

"Avrupa’da son yıllarda yapılan seçilmiş 29 kütüphane binası içine Türkiye’den Izmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kütüphanesi girmiştir (library.iyte.edu.tr)"
Siteye gittim ama kütüphanenin hiçbir resmi yoktu, link var, aktif değil. Bina var, hizmet yok. Buyurun zihniyete!

45%
55%

Avrupa’da son yıllarda yapılan seçilmiş 29 kütüphane binası içine Türkiye’den Izmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Kütüphanesi girmiştir (library.iyte.edu.tr). Ülkemizi bu kadar küçümseyerek yapılan yorumlara açıkçası üzüldüm. Fotoğraflardaki üniversite kütüphanelerinin çoğunun en az 100-200 yıllık bir geçmişe sahip olmalarını hesaba katarak karşılaştırma yaparsak daha sağlıklı bir sonuç elde ederiz.

54%
46%

bizde bilkent kütüpanesini bi şey sanıyoruz...

43%
57%

Adamların kütüphaneleri, üniversiteleri saray gibi. İnsanın okumaktan gurur duyacağı, içinde olduğunca çalışmak, araştırmak isteyeceği, sadece soluduğu havasıyla bilim üretmek isteyeceği yerler....

Türkiye'de ise sevgili hükümetimiz lise binasına üniversite tabelası asarak, "131 üniversitemiz var, her ile üniversite yaptık bık bık bık bık..." diye gıdaklasın.

Elin gavuruna bir de bize. Birkaç yüzyıl gerideyiz.

48%
52%

orda temzlıkçı olmaya ble razıyımmm.......

45%
55%

Rüyaya bak böyle bir işyerimiz olsa

43%
57%

Yaho bir kaçtanede Türkeye'den koysaydınız. Hani elalme kütüphane göre...

72%
28%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Şöyle diyor Tolstoy: “Her edebi eser, iki türden birine aittir; ya bir kahraman yola çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Hikâyeleri bambaşka saiklerle türlere ayıran birçok edebi otorite olmasına rağmen (Booker, Thomas, vb.) Tolstoy’un söylediğine pek az kişi karşı çıkabilir. Herman Melville’in Redburn kitabı da bir yola çıkış hikâyesi.

Tüm edebi eserlerin kısa olması gerektiğine inanan ve bunu ‘şiirselliğe’ saygı olarak nitelendiren Edgar, 1838’de kaleme aldığı Nantucket’li Arthur Gordon Pym’in Öyküsü adlı kitabının başına gelenleri bilse ne yapardı peki acaba?

“At” dendiğinde benim aklıma tarihin görkemli sayfaları, cenk meydanları, rüzgâr gibi akıp giden süvarilerle birlikte Yahya Kemal’in; “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik” dizeleri gelir.

 

Doğunun son birkaç yüzyıldır tarih sahnesinden çekilip deyim yerindeyse tatile çıktığını söyleyen Daryush Shayegan’a göre; Rönesans’ın başlattığı süreç beraberinde getirdikleriyle -bir çeşit “Asyalılık” kimliğiyle tanımladığı- Doğuluları “yaralı bilinç”lere dönüştürmüştür.

Sanırım anne babaların günümüzde en çok dertlendiği ve sıkıntı çektiği konuların başında çocuklarının teknoloji ile bağımlılık derecesindeki ilişkisi geliyor. Çocuklarının önündeki ekrandan başını kaldırarak doğal bir şeylerle uğraşmasını arzulamak her büyüğün en masum isteklerinden birisi olmaya başladı.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.