Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Çok "bırakılan" kitaplar



Toplam oy: 946

Elli Ton Üçlemesi'nin yazarı E.L. James'i en son, Forbes'un hazırladığı en çok kazanan yazarlar listesinin tepesinde bırakmıştık. Son zamanlarda Forbes'un hazırladığı liste haricinde, E.L. James'i daha birçok listenin tepesinde görmek mümkündü. İşte bunlardan biri de, İngiltere menşeili bir turizm sitesi olan Travelodge'un yayımladığı "geride bırakılanlar listesi." Travelodge'un yaptığı açıklamaya göre, misafirler tarafından tatil sonrası otellerde bırakılan kitapların sayısı geçen yıl 22 bini bulmuş. Listenin başında ise E.L. James'in Özgürlüğün Elli Tonu isimli romanı yer alıyor. Söz konusu kitapların otel müşterileri tarafından bir sonraki müşteriye hediye olsun diye mi, yoksa sıkıcı oldukları için özellikle mi bırakıldıkları ise muamma...

 

 

20 kitaplık liste şöyle:

 

1 Özgürlüğün Elli Tonu, E.L. James
2 Sana Soyundum, Sylvia Day
3 The Marriage Bargain (Evlilik Anlaşması), Jennifer Probst
4 Kayıp Kız, Gillian Flynn
5 Boş Koltuk, J.K. Rowling
6 Grinin Elli Tonu, E.L. James
7 Sende Kendimi Buldum, Sylvia Day
8 My Time (Benim Zamanım), Bradley Wiggins
9 Sana Bağlandım, Sylvia Day
10 Karanlığın Elli Tonu, E.L. James
11 My Story (Benim Hikâyem), Cheryl Cole
12 The Marriage Trap (Evlilik Tuzağı), Jennifer Probst
13 Camp David, David Walliams
14 Call The Midwife (Ebeyi Çağırın), Jennifer Worth
15 Uyuyana Kadar, S.J. Watson
16 The Marriage Mistake (Evlilik Hatası), Jennifer Probst
17 The Racketeer, John Grisham
18 The Carrier, Sophie Hannah
19 Oh Dear Silvia, Dawn French
20 Muhteşem Gatsby, F. Scott Fitzgerald

 

Yorumlar

Yorum Gönder


hep otelden bir şeyler alacak değiller ya,ara sıra da bıraksınlar :)

52%
48%

E.L. James kitaplarını kime sorsam yarım bıraktıklarını söylüyorlar ama adam çok satmaya devam ediyor. Salak fantezi dünyasını iyi gagaladı orta yaş kafa karışıklığı yaşayan otomatlarımıza.

50%
50%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Beykoz’un en güzel tarih, doğa ve insan manzaralarının amatör ve profesyonel fotoğrafçıların objektifinden yansıdığı “Beykoz Belediyesi 1. Fotoğraf Yarışması”nda ödüller törenle sahiplerine kavuşuyor.

Türkiye’nin ilk kurumsal dergilerinden biri olan Türk Kızılay dergisi, yayım hayatına kısa bir süre ara verdikten sonra, yeni bir solukla yeniden Türk halkının beğenisine sunuldu. Türk Kızılay’ın dergisinin yeni adı ise 1868 oldu.

Türk edebiyatının dünyada en çok okunan kitaplarından biri olan “Benim Adım Kırmızı”nın yayımlanmasının üzerinden 21 yıl geçti. Bütün dünyada beş milyona yakın satan kitap, dünya çapında akademisyenler, sanatçılar ve eleştirmenler tarafından kaleme alınan birçok makaleye ve araştırmaya konu oldu. Kitabın yayınlanmasının 21.

Kayseri’de bulunan Meryem Ana Kilisesi, belediyenin gerçekleştirdiği restorasyon çalışmaları sonucunda Şehir Kütüphanesi’ne dönüştürülüp hizmete açıldı. 19. yüzyılda yapıldığı belirtilen kilisenin restorasyon çalışmaları bir süredir devam ediyordu. Kütüphane 25 bin basılı, 22 bin elektronik, 3 bin sesli olmak üzere 50 bine yakın kitapla hizmet sunuyor.

Sarah Jio’nun Türk okurlarına ithaf ettiği yeni kitabı “Acı Tatlı Hayat Hikayem”, Pena Yayınları etiketiyle yakın zamanda raflarda yerini almaya hazırlanıyor. Romantik edebiyatın çok satan popüler ismi Jio’nun yeni kitabının kapağını sevenleri belirleyecek.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.