Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Cümle Kapısı



Toplam oy: 91
İthaki Yayınları, 1920’li yıllarda pek çok roman yazan ve döneminde adından söz ettiren, fakat zamanla unutulan Suat Derviş’in metinlerini bir bir gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor.

Kişilerin, fikirlerin ve nesnelerin ‘zaman’ ile çözümü belki de imkânsız, sımsıkı bir bağı olduğunu düşünmüşümdür hep. Zamanın kendi boyutları içerisinde var ettiği pek çok şey gibi edebiyat eserleri de o bağdan nasibini alıyor; hem iyi hem kötü etkiler görebiliyor. Kimi öyle iyi seçiyor ki doğacağı günü, ederinden çok kıymet görüyor. Günümüzde el üstünde tutulan pek çok metnin esasında bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini bize gösterecek olan da, nihayetinde, yine zamanın kendisi olacak. Öte yandan bazı metinlerin doğumlarından belki iki asır sonra fark edildiğini, kendi zamanlarından bağımsız başka bir boyutta yeniden ama bu defa adamakıllı bir varlık üretebildiklerini görüyoruz. Bunu mümkün kılan “zamanını arayan” metnin kendisi olduğu gibi, nitelikli ve ‘geri görüşlü’ yayıncılar da.

 

İthaki Yayınları, 1920’li yıllarda pek çok roman yazan ve döneminde adından söz ettiren, fakat zamanla unutulan Suat Derviş’in metinlerini bir bir gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Yayınevinin son bastığı Derviş kitaplarından biri olan İstanbul’un Bir Gecesi, hakkında düşünmeyi ve üzerine yazılmayı hak eden bir tefrika roman. Öyle ki, kitapta önsöz niyetine yer verilen Çimen Günay Erkol’dan öğrendiğimiz üzere, söz konusu roman Suat Derviş’in edebiyatta “hayali değil hayatı” önemsemeye başladığı kırılmanın ilk ürünü. Önceki metinlerdeki atmosferi şaşalı bir konak ile tarifleyecek olursak, İstanbul’un Bir Gecesi’nde Cavit ile Saffet’in düğünü üzerinden devrin memleket ve toplum portresini çizen Derviş’in artık cümle kapısından çıkmış olduğunu görürüz.

 

Yazarın söz konusu portreyi bir düğünde çizmeye girişmesi boşuna değildir zira bu vesileyle bir araya getirdiği üst-zümrenin dışarıdaki toplumdan ayrılmış, “kendi konaklarında ve sokak yokmuşçasına” yaşamlar sürdürdüğünü göstermek ister. Öte yandan sokağı, tramvay kazasında yaralanan Memduh’un biçare annesi Zeliha ve hırsızlık sebebiyle “yatıp çıkmış”, çaresiz durumdaki Vasıf gibi karakterlerle tarifler. Karakter kurgusunda asıl önemli olan, birbirlerinden kesinkes ayrılan toplumun bu iki tipi arasında köprü görevi gören muhasebeci Ali gibi karakterlerin varlığıdır. Yazar böylece, aynı rotada olmayı bile düşlemeyen karakterlerinin bir biçimde yollarını kesiştirir ve hakiki bir portre sunar. Kendini, bugünden handiyse yüz yıl öncesini gösteren bir resmin karşısında bulan okur fırça darbelerinde kaybolmak ya da renkleri ayırt etmeye çalışmakta özgürdür.

 

“Bu akşam bu düğün evinin kapısına başkalarının lütuf ü mürüvvetinden kurtuluş ümit eden, zelil, sefil, kudretsiz, kuvvetsiz bir ihtiyar gelmişti. Şimdi şu anda bu düğün evinin bahçe kapısından dışarı kimseden ümidi kalmadan çıkan bu ihtiyar adamın alnında ve gözlerinde tuhaf bir gururun izleri parlıyordu.” (s. 224)

 

Roman, yalnız zamanını iyi tarifleyen bir metin olduğundan değil, yazarın, karakterlerin kendileri ve ötekiler hakkındaki görüşlerini handiyse doğru psikolojik çözümlemeler ile vermesiyle de önemlidir. Temsili bir düğün ile toplumu uçlarından bitiştiren yazar, organizasyonu aynı zamanda görünmez bir empati aracı olarak sunar ve toplumun ‘altını üstüne getirmeyi’ dener.

 

İstanbul’un Bir Gecesi, belki vaktinde doğmamış ama bugüne “geçmişe dönük bir ayna” olarak yakışan bir metin. Suat Derviş’in onca metni arasında ön plana çıkardığı roman, kitabevlerinde okurunu bekliyor.

 

 

İSTANBUL’UN BİR GECESİ
Suat Derviş

İTHAKİ YAYINLARI 2018

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

"Da Vinci Şifresi", "Melekler ve Şeytanlar", "Cehennem" gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluşacak. 

 

Yunus Nadi Abalıoğlu’nun ismini yaşatmak için 1946 yılından beri düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nin kazananlar açıklandı. Pandemi sebebiyle dijital ortamda duyurulan ödüller 6 kategoride düzenlendi ve toplamda 8 isim ödüle layık görüldü. Salgının durumuna göre ödül töreninin kasım ayında yapılması planlanmaktadır.

 

Ailesi tarafından yazar, şair ve doktor Ceyhun Atuf Kansu adına 1986 yılından beri düzenlenen şiir ödülü, salgından dolayı bir yıl ertelendi. Yapılan açıklamaya göre 2021 yılında Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü için aday yapıt alınmayacak ve ödül verilmeyecek. Ödül, aradan geçen iki yılda (2020 ve 2021) çıkan kitaplar ve hazırlanan dosyalar üzerinden 2022’de yeniden verilmeye başlanacak.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Hayatımız Kitap programının bugün online olarak yayınlanacak dördüncü bölümünde Metin Celal'in konuğu yazar ve yayıncı Mine Soysal olacak! Programda ülkemizde yayıncılığı, çocuk yayıncılığının sorunlarını, çözüm yollarını, Soysal'ın yayıncılığını ve yazarlığını konuşulacak.

 

Tarih: 15 Ekim 2020 Perşembe (Bugün)

Saat: 21:00-21:45 

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tarafından iki ayda bir yayımlanacak olan Olağan Hikâye, ilk sayısında “Gerçekliği Yeniden Düşünmek” dosyasıyla yayımlandı.  Hakikat, kurmaca ve zaman ilişkisi üzerinden gerçekliğin hikâyedeki günümüz yansımalarının izini süren yazılarda, bu alanda usta kalemlerin imzası var.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.