Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Düşünce Özgürlüğü Bülteni (5 Şubat)



Toplam oy: 85

- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Perihan Mağden için Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası istedi. Nokta dergisi yazarı Mağden hakkında, Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla 14 Eylül 2015 tarihinde Diken haber sitesinde yayımlanan “köşeye sıkışmış vahşi bir hayvan gibi, vahşi bir kaplan gibi” sözleriyle ilgili olarak soruşturma başlatılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel'in suç duyurusu dilekçesiyle başlatılan soruşturmaya kaynak olan haber, Mağden'in köşe yazarı olduğu Nokta dergisine 2015'in Eylül ayında yapılan polis baskınıyla ilgili tepkileri ele alıyordu. Mağden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadesinde muhabir Tunca İlker Öğreten'in derginin toplatılması sonrasında sormuş olduğu sorulara cevap verdiğini, ancak kendisinin özellikle "kaplan" tabirini kullandığını, konuşma sırasında lafın gelişi olarak "vahşi bir hayvan gibi" ifadesini kullandığını ama peşi sıra bunun teşbih olduğunu da söyleyerek "kaplan gibi" şeklinde değiştirdiğini, kendisinin sadece muhabire telefonda fikrini açıkladığını ve hakaret etmediğini söylemişti.

 

- Antropolog Sibel Özbudun hakkında Facebook’ta yaptığı paylaşımlar nedeniyle "Suç işlemeye alenen tahrik etme" ve "PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapma" suçlarından iki ayrı dava açıldı. İddianamelerde Özbudun’un Facebook adresinde paylaştığı, Can Yücel’e ait "Ülke Bölünsün İstiyorum" başlıklı şiir de delil sayıldı. Özbudun savunmasında paylaşımlarının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, herhangi bir örgütle bağlantısının bulunmadığını söyledi.

 

- Hakkında 11 yılı aşkın hapis cezası bulunan dilbilimci Sevan Nişanyan, bir yıl Aydın Yenipazar Kapalı Cezaevi’nde kaldıktan sonra Eylül 2015’te Sultanhisar Açık Cezaevi’ne nakledildi ancak Ocak 2016’da aynı cezaevinin kapalı kısmına alındı. Nakil gerekçesi olarak cezaevi kurallarının ihlali gösterildi. Nişanyan’ın avukatları konuyla ilgili itirazda bulundu, yazarın durumu infaz hâkimliğinin vereceği kararla netleşecek.

 

- İstanbul’da gözaltına alınan jiyan.org muhabiri Hayri Tunç çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Tunç sosyal medyada yaptığı paylaşımlar sebebiyle "örgüt propagandası yapmak"la suçlanıyor. Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Nuri Akman da, hakkında açılan bir soruşturma kapsamında ifade vermek üzere gittiği adliyede, "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Suçlamaya gerekçe olarak Akman’ın geçmişte Kobani’de yaptığı haberler, çektiği fotoğraflar ve sosyal medya paylaşımları gösterildi.

 

- Öğrencilerine Abdullah Öcalan’ın yazıları üzerinden Kürt sorunuyla ilgili soru sorduğu gerekçesiyle ‘terör örgütü propagandası yapmak’tan Ankara 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Barış Ünlü ilk duruşmada beraat etti. Ünlü’nün Kürt siyasi hareketine ilişkin bir sınavda Öcalan’ın metinlerini kullanmasının olağan olduğunu belirten 16 akademisyen, Ünlü’ye destek yazıları yazmıştı.

 

Today's Zaman gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Bülent Keneş, 1 Ocak 2015'te kişisel blog sayfasında yayımladığı ‘Davutoğlu'nun Sefaleti' başlıklı yazısı nedeniyle 7 bin 80 lira adli para cezasına çarptırıldı.

 

- Cumhuriyet gazetesi haber koordinatörü ve yazarı Ayşe Yıldırım hakkında, "Sandık başında onları sakın unutmayın" başlıklı yazısı nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinden soruşturma açıldı. "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama", "Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "İftira" suçlamaları nedeniyle ifade veren Yıldırım, bu suçlamaları kabul etmedi.

 

- Prof. Dr. Örsan Öymen hakkında, Aydınlık gazetesinde yayımlanan “Erdoğan’ın Yargılanması” başlıklı yazıda Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesi ile 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

 

 

* Kaynak: T24.com.tr, Agos, dusun-think.net, diken.com.tr, Birgün, Evrensel, Hürriyet, Cumhuriyet

 

* Görsel: Aslı Yazan

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Kuzguncuk'ta bulunan Nail Kitabevi, "Güncel Edebiyat Buluşmaları"na da ev sahipliği yapıyor. Güncel Edebiyat Buluşmaları bu cumartesi sevilen yazarlar Nermin Yıldırım ve Hakan Bıçakcı'yı ağırlıyor.

 

Amerika'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Ulusal Kitap Ödülü sahiplerini buldu.

Polisiye tutkunlarını bir araya getiren Kara Hafta İstanbul Festivali, bu yıl üçüncü kez düzenleniyor. 17-18 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festivalin bu yılki teması ise, efsanevi MI6 ajanı James Bond karakterinin yaratıcısı Ian Fleming.

 

Ankara Sinema Derneği'nin düzenlediği Gezici Festival bu yıl 1-14 Aralık 2017 tarihleri arasında 23’üncü kez düzenleniyor. Bu yılki durakları Ankara, Sinop ve Kastamonu olan festivalde edebiyata dokunan iki film de bulunuyor: Hakan Günday'ın aynı adlı romanından uyarlanan Daha ve Barış Bıçakçı'nın Pelin Esmer'le birlikte senaryosuna imza attığı İşe Yarar Bir Şey.

İstanbul'un çeşitli semtlerinden toplamda kırk sahaf Kadıköy'ün ilk sahaf etkinliği için Haydarpaşa Garı'nda bir araya geliyor.

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.