Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Gabriel Garcia Marquez hakkındaki ölüm haberi doğrulanmadı



Toplam oy: 446

Öldüğü yönünde iddialar nedeniyle Twitter'da Trend Topic listesine giren Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez'in öldüğü haberi doğrulanmadı. Umberto Eco'ya ait olup olmadığı belli olmayan @UmbertoEcoOffic adlı Twitter hesabından atılan "The death of Gabriel Garcìa Màrquez has been confirmed by his sister Aida" (Gabriel Garcia Marquez'in ölümü, yazarın kızkardeşi Aida tarafından doğrulandı) tweeti, usta yazarın hayatını kaybettiğinin sanılmasına neden oldu. Hiçbir haber kaynağında bu yönde bir açıklama bulunmaması ise haberin asparagas olduğunun düşünülmesine yol açtı.

 

 

Ölüm dedikodularının ardından Marquez'in resmi Twitter hesabı olduğu düşünülen @ElGabo, Umberto Eco'nun resmi hesabına tweet attı: "Ya biz de @umbertoEcpOffic öldü dersek?"

 

 

 

Marquez'in 1999 yılında geçirdiği lenf kanseri hastalığı sırasında da hakkında bir sürü ölüm söylentisi çıkmıştı. Hatta yazarın imzasıyla The Puppet (Kukla) adlı bir veda şiiri La Republica gazetesinde yayımlanmış ve değişik dillere çevrilip internet üzerinden hızlıca yayılmıştı. Ancak ne var ki şiirin yazara ait olup olmadığı kesin değildi. Şiir yayımlandıktan kısa süre sonra yazarın sağlığının sanıldığı gibi kötü olmadığı ve şiiri onun yazmadığı ortaya çıktı. Bir süre sonra ise şiirin Meksikalı Johnny Welch'e ait olduğu ortaya çıktı. İşte Marquez'e ait olduğu sanılan The Puppet adlı şiir:

 

 

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.

Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim.

Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.

İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır.

Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.

Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.

Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.

Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.

Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.

Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır.

Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim.

Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.

Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkum ettiğini öğrendim.

Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde…

 

Artık ölebilir miyim?

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

1985 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Fransız yazar Claude Simon'un romanı tam 19 yayıncı tarafından reddedildi!

 

Günden güne gelişen yapay zeka teknolojisi insanoğlunu şaşırtmaya devam ediyor. Harry Potter hayranlarının sıkça karşılaştığı ve aşina olduğu hayran kurgularına bir yenisi eklendi, fakat bir farkla: Bu hikayenin yazarı bir yapay zeka!

 

Ankara'daki Goethe-Institut, yarın, ilgi çekici bir söyleşiye ev sahipliği yapıyor. Türkçeye de Mavi Liste, Münih Komplosu ve Koruyan El isimli romanları çevrilen başarılı siyasi polisiye yazarı Wolfgang Schorlau, Sevin Okyay ile "Türkiye ve Almanya Boyutuyla Siyasi Polisiye Edebiyatı" üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek.

 

Mixer, SabitFikir okurlarının illüstrasyonlarıyla yakından tanıdığı Gökçe İrten’in kentsel dönüşüm ve bunun bireyler üzerinde yarattığı hissiyata odaklanan kişisel sergisi “Muhit”i, 15 Aralık itibariyle izleyiciyle buluşturuyor.

Kolombiya'nın dünyaya armağan ettiği ünlü yazar Gabriel García Márquez'in 1948 ile 2009 yılları arasındaki edebi faaliyetlerine ilişkin 40 kutudan oluşan arşivi iki yıl evvel Teksas Üniversitesi'ne satılmıştı.

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.