Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

"İstanbul Ansiklopedisi" dijital ortama aktarılıyor



Toplam oy: 6

SALT ve Kadir Has Üniversitesi’nin iş birliğiyle başlatılan üç yıllık bir projeyle Reşad Ekrem Koçu’nun yarım kalmış İstanbul Ansiklopedisi’nin basılı 11 cildi ve yayımlanmamış ciltlerinin içerik çalışmalarına dair binlerce belge dijital ortama aktarılıyor.

 

Üç yıla yayılacak projeyle tarihçi ve romancı Reşad Ekrem Koçu’nun (1905-1975) yarım kalmış İstanbul Ansiklopedisi’nin basılı ciltleri ve yayınla ilgili muhtelif nitelikte binlerce belge dijital ortama aktarılarak çok yönlü bir çevrimiçi yazılım aracılığıyla erişime açılacak.

 

Kadir Has Üniversitesi’nin bu yıl, yaklaşık 20 bin ögelik bir belge grubu hâlinde devraldığı İstanbul Ansiklopedisi Arşivi, Koçu’nun tasarı aşamasında kalmış gelecek ciltler için derleyip kurguladığı, yer yer kaleme aldığı kapsamlı malzeme ile şahsi kütüphanesinden 1460 yayını içeriyor. SALT’ın geliştirilmesini üstlendiği ortak proje, İstanbul Ansiklopedisi’ni çevrimiçi erişime sunarken söz konusu arşivi gün yüzüne çıkararak çeşitli araştırma disiplinlerinin perspektifinden değerlendirilmeyi hak eden bir veri birikimini incelemeye açmaya hazırlanıyor.

 

Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi için yaptırdığı yapı çizimleri
Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT Araştırma ve Programlar

 

İstanbul Ansiklopedisi Arşivi, Koçu’nun çalışma yöntemlerine ve dolayısıyla 20. yüzyılın ikinci yarısında kısıtlı imkânlarla çok ciltli ve yazarlı bir yayın üretmeye dair verdiği fikirler açısından bir tür “medya arkeolojisi laboratuvarı” niteliği taşıyor. G-Z arası ciltlerde yer alması planlanmış ve arşivde bir listesi de bulunan maddelerin taslakları, yayımlanmış ciltlerdeki bazı maddelerin erken versiyonları, Koçu’nun kimi durumlarda malzemeye göre maddeler derlediğini düşündüren bağımsız metinler ile fotoğraf, çizim ve alıntılar gibi büyük bir çeşitlilik arz eden belge grubu, ansiklopedinin karmaşık ve çok katmanlı oluşum sürecini ayrıntılandırır. SALT ve Kadir Has Üniversitesi’nin ortak projesi, bu bağlamda disiplinlerötesi fikir alışverişleri ve çalışma yöntemlerine olanak tanıyacak şekilde uzman ekipleri bağımsız araştırmacılarla bir araya getiriyor. Arşivin kataloglanmasında makine zekâsından yararlanılması planlanan proje, içerikler arasında bağlantılar kurarak yeni araştırma konularının önünü açacak bir çevrimiçi yazılımın sunumuyla tamamlanacak.

 

Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi için yaptırdığı portre çizimleri
Fotoğraf: Mustafa Hazneci, SALT Araştırma ve Programlar

 

Koçu, İstanbul’un “muazzam kütüğü”nü oluşturmak üzere 1944’te başladığı etraflı kaynak tarama ve madde yazımı çalışmalarını 1973’e kadar sürdürür. Sokaklardan mimari yapılara, mühim ya da alelade şahıslardan şehrin âdetlerine, tarihî olaylardan şehir efsanelerine nice konu hikâyemsi anlatımlarla ve resimlemeler eşliğinde kayda geçirilir. Dönemin değerli tarihçi, edebiyatçı, akademisyen ve sanatçılarının katkıda bulunduğu İstanbul Ansiklopedisi, tezkirecilik geleneğiyle Batılı ansiklopedizmin -Koçu’nun kişisel ilgileri çevresinde şekillenen- benzersiz bir karışımı olur. Koçu hayattayken ancak G harfine kadarki ilk 11 cildi basılabilmiş olan İstanbul Ansiklopedisi’nin sonraki ciltlerinin ham malzemesini oluşturan belgelerin akıbetiyse hep bir merak ve tartışma konusu olmuştur.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

 

 

Garanti Caz Yeşili, “İçinden Caz Geçen Filmler” ile sinema ve müziği buluşturan film gösterimlerine Kasım ayında da devam ediyor. Dünyaca ünlü müzisyenleri ağırlayan New York’un efsanevi müzik kulübü Nublu’nun ihtişamlı tarihine ışık tutan belgesel, program kapsamında 25 Kasım’da Bomontiada Alt’ta gösterilecek.

 

TÜYAP tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle, 10-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı sona erdi. Fuarda ARTİST 2018/28. İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülleri de sahiplerini buldu.

Söyleşi

Gülenay Görekçi

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.