Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İşte Ölüm Pornosu Raporunun Tamamı!



Toplam oy: 283
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları

T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, bir kez daha yetişkinler için hazırlanmış bir kitap için traji-komik bir rapor hazırladı. 

Chuck Palahniuk'un Ölüm Pornosu adlı eser için hazırlanana rapor William S. Burroughs'un Yumuşak Makine'si için hazırlanandan pek de farklı değil. "Değerlendirme" bölümünün ana teması bir kez daha halkın ara ve haya duyguları, gerekçe yine dünya edebiyatının önemli bir yazarının “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan" Milli Eğitim Kanununa uygun bir yazar olamaması!

 

Raporda Muzır Kurul'un son derece derin(!) sosyolojik tespitlerini yineleyerek, kendini tekrar ettiği gözlerden kaçmıyor:

 

"Bu nedenle; kitaptaki yazıların normal sınırlar içinde kaldığını ve toplumun sosyal normlarıyla çatışmadığını iddia etmek mümkün değildir. Zira insanlar ilkel hayatlarından bugüne kadar dünyanın her yerinde ve her toplumunda cinsi uzuv bölgelerini kapalı tutmayı ve cinsi münasebetin gizliliğini vazgeçilmez kural olarak uygulaya gelmişlerdir. Bu, toplumumuzda da böyledir. Toplumumuzun ahlak anlayışı ve kuralları ile örf ve adetleri cinsi münasebetin aşikarlığını kabul etmez. Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikaz etme, hatırlatma görev ve sorunluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaşması mümkün değildir. Kitapta asıl ağırlığın cinselliğe yöneltilmiş olduğu, kitabın toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve halkın ar ve haya duygularını incittiği, genel ahlaka aykırı olduğu müşahede edilmelidir."

 

 

Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız...

 

Öte yandan Yumuşak Makine raporunda "konu ve anlatım bütünlüğü" arayan, "kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlar" bulup eleştiren Kurul, Ölüm Pornosu içinse, kitabın bütününün ne söylediğine bakmadan, bir karakterin "kişisel ve objektif yorumları" üzerine çıkarımda bulunmaktan çekinmiyor: "Kadın ister sikilecek bir metres olsun, ister satın alınacak bir hanım her halükarda bir adamın amacına hizmet edecek pasif bir nesneden öteye gidemez" satırlarını alarak kitapta "kadının aşağılandığı, örf ve adetlerimize tamamen ters olduğu" sonucuna varıyor! Her nedense o cümlede masaya yatırılan ahlakın, örf ve adetleriyle kadının aşağılandığı kendi toplumumuzun da ahlakı olabileceği aklına gelmiyor!

 

Bu sefer uzun boylu edebi değerlendirmelerden kaçsa da, edebi bir değerlendirme yapabilme kapasitesinin ne kadar uzağında olduğunu bir kez daha sergileyen Kurul, "Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz, bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sormanız yeter" cümlesini, bir önceki örneğin aksine hiçbir açıklamada bulunmadan değerlendirme bölümüne eklemiş. Anlaşılıyor ki aynı zamanda erkek-egemen bakış açıları, bunu açıklamaya bile gerek duymayacak bir hakaret olarak görmüş!

 

İşte üyelerinin imzalarıyla birlikte Muzır Kurul'un bir örneğini daha önce gördüğümüz ancak başka bir örneğini bir daha görmek istemediğimiz raporu: 

 

 

 

VE İŞTE O İMZALAR:

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Kitapta geçen ibarelerden hareketle çocuklarımızın porno sitelerine girme istekleri doğabilir tetiklenebilir..bu kitabın değerlendirme sonucu yasaklanmasına karşı koymak isteyen arkadaşlar o halde porno sitelerinin mahkemelerce yasaklanmasına da karşı geliyorlardır..

49%
51%

Yeraltı edebiyatı toplumun ahlak kurallarının dışında eser verir.Adı zaten tam da bunun için "yeraltı edebiyatı"dır.Toplumun görünen,bilinen,yaşanan görüntüsü altında bir de aykırı bir yaşam tarzını işaret eder.İnkar ve üzerini örtmekle aykırı yaşamları yok etmez sadece yaygınlaştırırsınız.Keza mazbut bir mahallede ilişkileri didiklediğinizde tuhaf ilişkiler bulmanız kaçınılmazdır.

45%
55%

İçinde sadece müstehcenlik var diye bir edebi esere yapılan muamele... Bukowski, Genet, Ballard,Ambjörnsen'e ve diğerlerine de aynı şeyi yapsınlar o halde. Terbiye bekçilerimizin gözünden kaçmış olamazlar. Beklemekteyim.

40%
60%

ne kadar komik kitabın yarısını zaten kendi raporlarında yayınlamışlar

59%
41%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türk-Fransız Edebiyat Ödülü, bu yıl Ziyan isimli romanıyla Hakan Günday'a verildi.

 

Örümceğimsiler sınıfının yalancıakrep (pseudoscorpionida) adıyla bilinen bu naçizane üyesi, eski kitaplara çok meraklı. Çünkü onların arasındaki bitlerle ve kurtlarla besleniyor. İnsanlara ise zararı dokunmuyor.

 

 

Reuters: “Türkiye basın özgürlüğünde dibe vuruyor”

Uluslararası haber ajansı Reuters, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetinin basın kuruluşlarına yönelik akreditasyon uygulamasıyla ilgili yayımladığı haberinde, uygulamanın Türkiye'de "basın özgürlüğünün kötüye gidişinin bir işareti" olduğunu vurguladı.

Çukurova Edebiyatçılar Derneği'nin (ÇED), Adana Büyükşehir Belediyesi'nin sponsorluğunda 7.'sini düzenlediği Uluslararası Orhan Kemal Öykü Yarışması sonuçlandı.

 

"Sevgi ki zaman ve mekanın boyutlarını aşar, algılamaya gücümüzün yettiği yegâne şeydir," der Doktor Brand (Anne Hathaway), Yıldızlararası'nın bir sahnesinde. Fakat Christopher Nolan'ın bu epik bilimkurgu hikayesinde, kitaplar da boyutları aşıyor.

Söyleşi

Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Mitpunk. Yani edebiyatta yeni bir eğilimin, yeni bir arayışın adı. Bir bileşik kelime; mit ve punktan geliyor. Kendi hikayelerini kaybetmiş, mitlerini unutmuş bir çağın yarattığı yeni mitler ile punk kelimesinin hırpaniliğini, kırılmışlığını, öfkesini içeriyor. Bakmayın siz kulağa çok alafranga çok marjinal geldiğine. Birbirine eklenen bu iki kelime, postmodernizmi fısıldıyor.

FikriSabit

Çok sevdiğiniz yazar, bir gün berbat bir kitap yazarsa, sakın şaşırmayın. Nedeni pekala siz olabilirsiniz. Nasıl mı, açıklayayım...

Hiç unutmam yıllardan 1994. Günlerden, Orhan Pamuk'un Yeni Hayat'ının yayımlandığı ilk gün. Taksim'de iki kişiden birinin elinde Yeni Hayat var, diyorlar. Evet, mübalağa ediyorlar biraz ama kızılca kıyametin koptuğu doğru. Kopuyor çünkü Orhan Pamuk, edebiyat okurunun sularından çıkıp çoksatar yazar olma yoluna giriyor o gün iyiden iyiye.