Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İşte Ölüm Pornosu Raporunun Tamamı!



Toplam oy: 273
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları

T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, bir kez daha yetişkinler için hazırlanmış bir kitap için traji-komik bir rapor hazırladı. 

Chuck Palahniuk'un Ölüm Pornosu adlı eser için hazırlanana rapor William S. Burroughs'un Yumuşak Makine'si için hazırlanandan pek de farklı değil. "Değerlendirme" bölümünün ana teması bir kez daha halkın ara ve haya duyguları, gerekçe yine dünya edebiyatının önemli bir yazarının “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan" Milli Eğitim Kanununa uygun bir yazar olamaması!

 

Raporda Muzır Kurul'un son derece derin(!) sosyolojik tespitlerini yineleyerek, kendini tekrar ettiği gözlerden kaçmıyor:

 

"Bu nedenle; kitaptaki yazıların normal sınırlar içinde kaldığını ve toplumun sosyal normlarıyla çatışmadığını iddia etmek mümkün değildir. Zira insanlar ilkel hayatlarından bugüne kadar dünyanın her yerinde ve her toplumunda cinsi uzuv bölgelerini kapalı tutmayı ve cinsi münasebetin gizliliğini vazgeçilmez kural olarak uygulaya gelmişlerdir. Bu, toplumumuzda da böyledir. Toplumumuzun ahlak anlayışı ve kuralları ile örf ve adetleri cinsi münasebetin aşikarlığını kabul etmez. Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikaz etme, hatırlatma görev ve sorunluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaşması mümkün değildir. Kitapta asıl ağırlığın cinselliğe yöneltilmiş olduğu, kitabın toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve halkın ar ve haya duygularını incittiği, genel ahlaka aykırı olduğu müşahede edilmelidir."

 

 

Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız...

 

Öte yandan Yumuşak Makine raporunda "konu ve anlatım bütünlüğü" arayan, "kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlar" bulup eleştiren Kurul, Ölüm Pornosu içinse, kitabın bütününün ne söylediğine bakmadan, bir karakterin "kişisel ve objektif yorumları" üzerine çıkarımda bulunmaktan çekinmiyor: "Kadın ister sikilecek bir metres olsun, ister satın alınacak bir hanım her halükarda bir adamın amacına hizmet edecek pasif bir nesneden öteye gidemez" satırlarını alarak kitapta "kadının aşağılandığı, örf ve adetlerimize tamamen ters olduğu" sonucuna varıyor! Her nedense o cümlede masaya yatırılan ahlakın, örf ve adetleriyle kadının aşağılandığı kendi toplumumuzun da ahlakı olabileceği aklına gelmiyor!

 

Bu sefer uzun boylu edebi değerlendirmelerden kaçsa da, edebi bir değerlendirme yapabilme kapasitesinin ne kadar uzağında olduğunu bir kez daha sergileyen Kurul, "Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz, bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sormanız yeter" cümlesini, bir önceki örneğin aksine hiçbir açıklamada bulunmadan değerlendirme bölümüne eklemiş. Anlaşılıyor ki aynı zamanda erkek-egemen bakış açıları, bunu açıklamaya bile gerek duymayacak bir hakaret olarak görmüş!

 

İşte üyelerinin imzalarıyla birlikte Muzır Kurul'un bir örneğini daha önce gördüğümüz ancak başka bir örneğini bir daha görmek istemediğimiz raporu: 

 

 

 

VE İŞTE O İMZALAR:

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Kitapta geçen ibarelerden hareketle çocuklarımızın porno sitelerine girme istekleri doğabilir tetiklenebilir..bu kitabın değerlendirme sonucu yasaklanmasına karşı koymak isteyen arkadaşlar o halde porno sitelerinin mahkemelerce yasaklanmasına da karşı geliyorlardır..

50%
50%

Yeraltı edebiyatı toplumun ahlak kurallarının dışında eser verir.Adı zaten tam da bunun için "yeraltı edebiyatı"dır.Toplumun görünen,bilinen,yaşanan görüntüsü altında bir de aykırı bir yaşam tarzını işaret eder.İnkar ve üzerini örtmekle aykırı yaşamları yok etmez sadece yaygınlaştırırsınız.Keza mazbut bir mahallede ilişkileri didiklediğinizde tuhaf ilişkiler bulmanız kaçınılmazdır.

45%
55%

İçinde sadece müstehcenlik var diye bir edebi esere yapılan muamele... Bukowski, Genet, Ballard,Ambjörnsen'e ve diğerlerine de aynı şeyi yapsınlar o halde. Terbiye bekçilerimizin gözünden kaçmış olamazlar. Beklemekteyim.

40%
60%

ne kadar komik kitabın yarısını zaten kendi raporlarında yayınlamışlar

59%
41%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

16. Uluslararası İstanbul Psikanaliz Buluşmaları, “Kadınlar, Erkekler” temasıyla bu yıl 7-8 Kasım 2014 tarihlerinde Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Etkinlikte yurtiçi ve yurtdışından katılan birçok psikanalist aşk, ilişkiler, cinsellik gibi konuları masaya yatıracak.

 

"Türk sinemasının 100. yılı ama kültür politikalarına bakarsak çok da kutlanacak bir şey yok ortada. Keyfi uygulamalar yüzünden ve dünyaya sadece ticari gözlüklerle bakan kişilerin elinde sinema, birçok açıdan yok edilmiş vaziyette. Edebiyat-sinema ilişkisi de bu 100 yıl boyunca gerçekleşen her değişimden nasibini aldı elbette.

Ankara Sinema Derneği'nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 20'nci yılını kutlamaya hazırlanıyor. 28 Kasım - 8 Aralık 2014 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara'dan yola çıkacak.

İstanbul'da bulunan Hush Gallery, Özge Topçu'nun "İstihale Buhranı" isimli ilk solo sergisine 1 Kasım - 18 Aralık 2014 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Çocuklar ve gençler için çağdaş edebiyat kitapları yayımlayan Günışığı Kitaplığı'nın, gençlerin kendilerini yazarak ifade etmelerini ve edebiyatla yakınlaşmalarını sağlamak amacıyla düzenlediği ve Türkiye genelinde 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabildiği Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2015 için başvurular başladı.

 

Söyleşi

Çevirmen Sibil Çekmen ile söyleşi: "Okurun Patrick Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

 

Emre BAYIN

 

ŞahaneBirKitap

"Flaubert 'İşinin başındaki yazar, evrendeki tanrı gibi olmalıdır; her yerde vardır ama hiçbir yerde görünmez,' dediği ünlü sözünü 1852'deki bir mektubunda yazmıştı. 'Sanat ikinci bir doğa olduğundan, bu doğanın yaratıcısı da benzer bir işleyişe sahip olmalıdır. Bırakın her atomda, her boyutta gizli, sonsuz bir vurdumduymazlık hissedilsin.

FikriSabit

Kezban Akcalı, Türkiye'deki editör-yazar kopukluğundan ve çok satanlar listelerine bakarak yayın gündemini belirleyen yayıncılardan dert yanıyordu.

Eylül ayının ve kuşkusuz 2014 yılının yayıncılık alanındaki en büyük kaybı oldu Kezban Akcalı. Koskoca bir ömrü yayıncılığa vermiş, yayıncılığın seyrini etkilemiş bir kadının, güçlü bir ismin kaybı... 1960'lı yılların sonunda May Yayınları'nda yayıncılık hayatına başlamış, Milliyet Yayınları'nda görev almış ve Onk Ajans'ta sekiz yıl geçirdikten sonra Akcalı Ajans'ı kurmuştu Kezban Akcalı.