Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İşte Ölüm Pornosu Raporunun Tamamı!



Toplam oy: 376
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları

T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, bir kez daha yetişkinler için hazırlanmış bir kitap için traji-komik bir rapor hazırladı. 

Chuck Palahniuk'un Ölüm Pornosu adlı eser için hazırlanana rapor William S. Burroughs'un Yumuşak Makine'si için hazırlanandan pek de farklı değil. "Değerlendirme" bölümünün ana teması bir kez daha halkın ara ve haya duyguları, gerekçe yine dünya edebiyatının önemli bir yazarının “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan" Milli Eğitim Kanununa uygun bir yazar olamaması!

 

Raporda Muzır Kurul'un son derece derin(!) sosyolojik tespitlerini yineleyerek, kendini tekrar ettiği gözlerden kaçmıyor:

 

"Bu nedenle; kitaptaki yazıların normal sınırlar içinde kaldığını ve toplumun sosyal normlarıyla çatışmadığını iddia etmek mümkün değildir. Zira insanlar ilkel hayatlarından bugüne kadar dünyanın her yerinde ve her toplumunda cinsi uzuv bölgelerini kapalı tutmayı ve cinsi münasebetin gizliliğini vazgeçilmez kural olarak uygulaya gelmişlerdir. Bu, toplumumuzda da böyledir. Toplumumuzun ahlak anlayışı ve kuralları ile örf ve adetleri cinsi münasebetin aşikarlığını kabul etmez. Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikaz etme, hatırlatma görev ve sorunluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaşması mümkün değildir. Kitapta asıl ağırlığın cinselliğe yöneltilmiş olduğu, kitabın toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve halkın ar ve haya duygularını incittiği, genel ahlaka aykırı olduğu müşahede edilmelidir."

 

 

Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız...

 

Öte yandan Yumuşak Makine raporunda "konu ve anlatım bütünlüğü" arayan, "kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlar" bulup eleştiren Kurul, Ölüm Pornosu içinse, kitabın bütününün ne söylediğine bakmadan, bir karakterin "kişisel ve objektif yorumları" üzerine çıkarımda bulunmaktan çekinmiyor: "Kadın ister sikilecek bir metres olsun, ister satın alınacak bir hanım her halükarda bir adamın amacına hizmet edecek pasif bir nesneden öteye gidemez" satırlarını alarak kitapta "kadının aşağılandığı, örf ve adetlerimize tamamen ters olduğu" sonucuna varıyor! Her nedense o cümlede masaya yatırılan ahlakın, örf ve adetleriyle kadının aşağılandığı kendi toplumumuzun da ahlakı olabileceği aklına gelmiyor!

 

Bu sefer uzun boylu edebi değerlendirmelerden kaçsa da, edebi bir değerlendirme yapabilme kapasitesinin ne kadar uzağında olduğunu bir kez daha sergileyen Kurul, "Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz, bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sormanız yeter" cümlesini, bir önceki örneğin aksine hiçbir açıklamada bulunmadan değerlendirme bölümüne eklemiş. Anlaşılıyor ki aynı zamanda erkek-egemen bakış açıları, bunu açıklamaya bile gerek duymayacak bir hakaret olarak görmüş!

 

İşte üyelerinin imzalarıyla birlikte Muzır Kurul'un bir örneğini daha önce gördüğümüz ancak başka bir örneğini bir daha görmek istemediğimiz raporu: 

 

 

 

VE İŞTE O İMZALAR:

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Kitapta geçen ibarelerden hareketle çocuklarımızın porno sitelerine girme istekleri doğabilir tetiklenebilir..bu kitabın değerlendirme sonucu yasaklanmasına karşı koymak isteyen arkadaşlar o halde porno sitelerinin mahkemelerce yasaklanmasına da karşı geliyorlardır..

49%
51%

Yeraltı edebiyatı toplumun ahlak kurallarının dışında eser verir.Adı zaten tam da bunun için "yeraltı edebiyatı"dır.Toplumun görünen,bilinen,yaşanan görüntüsü altında bir de aykırı bir yaşam tarzını işaret eder.İnkar ve üzerini örtmekle aykırı yaşamları yok etmez sadece yaygınlaştırırsınız.Keza mazbut bir mahallede ilişkileri didiklediğinizde tuhaf ilişkiler bulmanız kaçınılmazdır.

42%
58%

İçinde sadece müstehcenlik var diye bir edebi esere yapılan muamele... Bukowski, Genet, Ballard,Ambjörnsen'e ve diğerlerine de aynı şeyi yapsınlar o halde. Terbiye bekçilerimizin gözünden kaçmış olamazlar. Beklemekteyim.

41%
59%

ne kadar komik kitabın yarısını zaten kendi raporlarında yayınlamışlar

59%
41%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Tarık Dursun K.'nın acı haberinin üzerinden daha zaman geçmemişken, duayen yazar Oktay Akbal'ın da bugün, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini öğrendik.

 

Arınç’ın “suç makinesi” sözlerine dokunulmazlık sebebiyle takipsizlik

Morrissey'in ilk romanı List of the Lost, eylül ayında raflarda olacak.

 

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, yeni sahibini buldu. Erdal Öz Edebiyat Ödülü 2015 Seçici Kurul Başkanı Feride Çiçekoğlu ve Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal’ın konuştuğu basın toplantısında, 2015 Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nün Orhan Pamuk’a verildiği açıklandı.

 

Televizyon uyarlamasının tüm dünyada birçok izleyiciyi ekran başına topladığı Taht Oyunları’na (Game of Thrones) ilişkin The Observer’a konuşan, serinin yazarı George R. R. Martin, kitabın finalinde hayatta kalmayı başaran karakterleri de öldürüp, geriye sevdiğimiz hiç kimseyi bırakmayacağına ilişkin endişelerin yersiz olduğunu söyledi.

 

Söyleşi

Sezin Romi ile söyleşi: "Kütüphane değil, araştırma mekanıyız"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Her şey, Julian’ın karısı Veronica’nın o akşam resim kursundan gelmemesiyle başlıyor ve bitiyor. Julian, Veronica’nın gelmeyişini üvey kızı Daniela’ya çaktırmamak ve onu huzurla uyutmak için “Ağaçların Özel Hayatı” adını verdikleri bir dizi uydurulmuş hikayeden birini seçiyor. Hikayenin kahramanları bir kavak ağacıyla bir baobap ağacı.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.