Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İşte Ölüm Pornosu Raporunun Tamamı!



Toplam oy: 324
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları

T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, bir kez daha yetişkinler için hazırlanmış bir kitap için traji-komik bir rapor hazırladı. 

Chuck Palahniuk'un Ölüm Pornosu adlı eser için hazırlanana rapor William S. Burroughs'un Yumuşak Makine'si için hazırlanandan pek de farklı değil. "Değerlendirme" bölümünün ana teması bir kez daha halkın ara ve haya duyguları, gerekçe yine dünya edebiyatının önemli bir yazarının “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan" Milli Eğitim Kanununa uygun bir yazar olamaması!

 

Raporda Muzır Kurul'un son derece derin(!) sosyolojik tespitlerini yineleyerek, kendini tekrar ettiği gözlerden kaçmıyor:

 

"Bu nedenle; kitaptaki yazıların normal sınırlar içinde kaldığını ve toplumun sosyal normlarıyla çatışmadığını iddia etmek mümkün değildir. Zira insanlar ilkel hayatlarından bugüne kadar dünyanın her yerinde ve her toplumunda cinsi uzuv bölgelerini kapalı tutmayı ve cinsi münasebetin gizliliğini vazgeçilmez kural olarak uygulaya gelmişlerdir. Bu, toplumumuzda da böyledir. Toplumumuzun ahlak anlayışı ve kuralları ile örf ve adetleri cinsi münasebetin aşikarlığını kabul etmez. Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikaz etme, hatırlatma görev ve sorunluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaşması mümkün değildir. Kitapta asıl ağırlığın cinselliğe yöneltilmiş olduğu, kitabın toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve halkın ar ve haya duygularını incittiği, genel ahlaka aykırı olduğu müşahede edilmelidir."

 

 

Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız...

 

Öte yandan Yumuşak Makine raporunda "konu ve anlatım bütünlüğü" arayan, "kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlar" bulup eleştiren Kurul, Ölüm Pornosu içinse, kitabın bütününün ne söylediğine bakmadan, bir karakterin "kişisel ve objektif yorumları" üzerine çıkarımda bulunmaktan çekinmiyor: "Kadın ister sikilecek bir metres olsun, ister satın alınacak bir hanım her halükarda bir adamın amacına hizmet edecek pasif bir nesneden öteye gidemez" satırlarını alarak kitapta "kadının aşağılandığı, örf ve adetlerimize tamamen ters olduğu" sonucuna varıyor! Her nedense o cümlede masaya yatırılan ahlakın, örf ve adetleriyle kadının aşağılandığı kendi toplumumuzun da ahlakı olabileceği aklına gelmiyor!

 

Bu sefer uzun boylu edebi değerlendirmelerden kaçsa da, edebi bir değerlendirme yapabilme kapasitesinin ne kadar uzağında olduğunu bir kez daha sergileyen Kurul, "Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz, bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sormanız yeter" cümlesini, bir önceki örneğin aksine hiçbir açıklamada bulunmadan değerlendirme bölümüne eklemiş. Anlaşılıyor ki aynı zamanda erkek-egemen bakış açıları, bunu açıklamaya bile gerek duymayacak bir hakaret olarak görmüş!

 

İşte üyelerinin imzalarıyla birlikte Muzır Kurul'un bir örneğini daha önce gördüğümüz ancak başka bir örneğini bir daha görmek istemediğimiz raporu: 

 

 

 

VE İŞTE O İMZALAR:

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Kitapta geçen ibarelerden hareketle çocuklarımızın porno sitelerine girme istekleri doğabilir tetiklenebilir..bu kitabın değerlendirme sonucu yasaklanmasına karşı koymak isteyen arkadaşlar o halde porno sitelerinin mahkemelerce yasaklanmasına da karşı geliyorlardır..

49%
51%

Yeraltı edebiyatı toplumun ahlak kurallarının dışında eser verir.Adı zaten tam da bunun için "yeraltı edebiyatı"dır.Toplumun görünen,bilinen,yaşanan görüntüsü altında bir de aykırı bir yaşam tarzını işaret eder.İnkar ve üzerini örtmekle aykırı yaşamları yok etmez sadece yaygınlaştırırsınız.Keza mazbut bir mahallede ilişkileri didiklediğinizde tuhaf ilişkiler bulmanız kaçınılmazdır.

43%
57%

İçinde sadece müstehcenlik var diye bir edebi esere yapılan muamele... Bukowski, Genet, Ballard,Ambjörnsen'e ve diğerlerine de aynı şeyi yapsınlar o halde. Terbiye bekçilerimizin gözünden kaçmış olamazlar. Beklemekteyim.

40%
60%

ne kadar komik kitabın yarısını zaten kendi raporlarında yayınlamışlar

59%
41%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Norveçli yazar Karl Ove Knausgard'ın, kısa zaman içerisinde dünya çapında bir edebiyat fenomeni olarak anılmaya başlanan Kavgam kitabı yakında Türkçede de çıkıyor; daha doğrusu, toplamda altı ciltten oluşan Kavgam serisinin ilk cildi...

En sevdiğiniz kitapların geçtiği şehirleri ziyaret etmek istemiş miydiniz hiç? Eğer bu fikir sizin aklınıza da yatıyorsa, lovereading.co.uk'in hazırladığı harita tam size göre... 

 

Bu yıl 44.’sü verilen Orhan Kemal Roman Armağanı'nı Hüsnü Arkan, Hırsız ve Burjuva adlı romanıyla kazandı. Seçiciler Kurulu, Hüsnü Arkan’a bu armağanı Türkiye’nin son yıllarının bir resmini çizerken, yaşadığımız sosyal ortamın yarattığı bireyleri ve bugün gelinen noktanın 12 Eylül’ün eseri olduğunu yetkinlikle anlattığı için verdi.

Macar Edebiyatının yaşayan en iyi yazarı olarak gösterilen László Krasznahorkai, iki yılda bir verilen Uluslararası Man Booker Ödülü’nün ve 60 bin pound tutarındaki para ödülünün sahibi oldu.

Geçtiğimiz günlerde Dünya Bu Kadar adlı romanı yayınlanan ödüllü öykücü Mahir Ünsal Eriş, CerEdebiyat söyleşilerinin konuğu oluyor. 23 Mayıs 2015 günü, saat 14:30'da Tolga Yüksel moderatörlüğünde CerModern'de gerçekleşecek söyleşi ücretsiz.

 

 

Söyleşi

Hürrem Sönmez ile söyleşi: "Dilekçe hayat ile hukuk arasındaki köprüdür"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Madem Selim İleri Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu yazmış, hem de dile kolay tam iki yüzden fazla roman var bu kılavuzun içinde, o zaman ben de içlerinden en sevdiklerimle başlayabilirim… Örneğin Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah’ıyla.

FikriSabit

Bu yıl, edebiyatta yerleşmiş erkek egemen, eril dille savaşan kadın edebiyatçıların yılı olarak anılacak belki de...

Eren Aysan, Hande Gündüz, Gaye Boralıoğlu, Şebnem İşigüzel, Menekşe Toprak ve Latife Tekin. Bu yıl hemen tüm edebiyat ödülleri kadın yazarlarımızın! Her şeyi bir yana koyup edebiyat adına ne kadar sevinçli bir yıl içinde olduğumuzu konuşacağız kanımca uzun bir süre.