Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İşte Ölüm Pornosu Raporunun Tamamı!



Toplam oy: 255
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları

T.C. Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, bir kez daha yetişkinler için hazırlanmış bir kitap için traji-komik bir rapor hazırladı. 

Chuck Palahniuk'un Ölüm Pornosu adlı eser için hazırlanana rapor William S. Burroughs'un Yumuşak Makine'si için hazırlanandan pek de farklı değil. "Değerlendirme" bölümünün ana teması bir kez daha halkın ara ve haya duyguları, gerekçe yine dünya edebiyatının önemli bir yazarının “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, maddi ve manevi kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan" Milli Eğitim Kanununa uygun bir yazar olamaması!

 

Raporda Muzır Kurul'un son derece derin(!) sosyolojik tespitlerini yineleyerek, kendini tekrar ettiği gözlerden kaçmıyor:

 

"Bu nedenle; kitaptaki yazıların normal sınırlar içinde kaldığını ve toplumun sosyal normlarıyla çatışmadığını iddia etmek mümkün değildir. Zira insanlar ilkel hayatlarından bugüne kadar dünyanın her yerinde ve her toplumunda cinsi uzuv bölgelerini kapalı tutmayı ve cinsi münasebetin gizliliğini vazgeçilmez kural olarak uygulaya gelmişlerdir. Bu, toplumumuzda da böyledir. Toplumumuzun ahlak anlayışı ve kuralları ile örf ve adetleri cinsi münasebetin aşikarlığını kabul etmez. Toplumlar varlıklarını koruyabilmek ve toplum organları bizzat bu normlara uymak zorunda oldukları gibi, toplumu bu konuda yönlendirme, ikaz etme, hatırlatma görev ve sorunluluğu ile de yükümlüdürler. Bu görev ve sorumluluk toplumsal niteliktedir. Söz konusu kitapta yayınlanan yazıların bu toplumsal görev ve sorumluluk ile bağdaşması mümkün değildir. Kitapta asıl ağırlığın cinselliğe yöneltilmiş olduğu, kitabın toplumun ahlak yapısıyla bağdaşmadığı ve halkın ar ve haya duygularını incittiği, genel ahlaka aykırı olduğu müşahede edilmelidir."

 

 

Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız...

 

Öte yandan Yumuşak Makine raporunda "konu ve anlatım bütünlüğü" arayan, "kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlar" bulup eleştiren Kurul, Ölüm Pornosu içinse, kitabın bütününün ne söylediğine bakmadan, bir karakterin "kişisel ve objektif yorumları" üzerine çıkarımda bulunmaktan çekinmiyor: "Kadın ister sikilecek bir metres olsun, ister satın alınacak bir hanım her halükarda bir adamın amacına hizmet edecek pasif bir nesneden öteye gidemez" satırlarını alarak kitapta "kadının aşağılandığı, örf ve adetlerimize tamamen ters olduğu" sonucuna varıyor! Her nedense o cümlede masaya yatırılan ahlakın, örf ve adetleriyle kadının aşağılandığı kendi toplumumuzun da ahlakı olabileceği aklına gelmiyor!

 

Bu sefer uzun boylu edebi değerlendirmelerden kaçsa da, edebi bir değerlendirme yapabilme kapasitesinin ne kadar uzağında olduğunu bir kez daha sergileyen Kurul, "Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz, bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sormanız yeter" cümlesini, bir önceki örneğin aksine hiçbir açıklamada bulunmadan değerlendirme bölümüne eklemiş. Anlaşılıyor ki aynı zamanda erkek-egemen bakış açıları, bunu açıklamaya bile gerek duymayacak bir hakaret olarak görmüş!

 

İşte üyelerinin imzalarıyla birlikte Muzır Kurul'un bir örneğini daha önce gördüğümüz ancak başka bir örneğini bir daha görmek istemediğimiz raporu: 

 

 

 

VE İŞTE O İMZALAR:

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Kitapta geçen ibarelerden hareketle çocuklarımızın porno sitelerine girme istekleri doğabilir tetiklenebilir..bu kitabın değerlendirme sonucu yasaklanmasına karşı koymak isteyen arkadaşlar o halde porno sitelerinin mahkemelerce yasaklanmasına da karşı geliyorlardır..

50%
50%

Yeraltı edebiyatı toplumun ahlak kurallarının dışında eser verir.Adı zaten tam da bunun için "yeraltı edebiyatı"dır.Toplumun görünen,bilinen,yaşanan görüntüsü altında bir de aykırı bir yaşam tarzını işaret eder.İnkar ve üzerini örtmekle aykırı yaşamları yok etmez sadece yaygınlaştırırsınız.Keza mazbut bir mahallede ilişkileri didiklediğinizde tuhaf ilişkiler bulmanız kaçınılmazdır.

45%
55%

İçinde sadece müstehcenlik var diye bir edebi esere yapılan muamele... Bukowski, Genet, Ballard,Ambjörnsen'e ve diğerlerine de aynı şeyi yapsınlar o halde. Terbiye bekçilerimizin gözünden kaçmış olamazlar. Beklemekteyim.

40%
60%

ne kadar komik kitabın yarısını zaten kendi raporlarında yayınlamışlar

60%
40%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Kürdistan ismi Anayasa'ya aykırı bulundu

 

Diyarbakır'da temmuz ayı içerisinde 70 avukat tarafından kurulan Kürdistan Hukukçular Derneği'nin ismi İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemenin ardından Anayasa'ya aykırı bulundu.

 

Dünyaca ünlü İrlandalı tiyatro yazarı Samuel Beckett'in 1958'de yazdığı tek kişilik eseri Krapp'ın Son Bandı dünyada ilk kez Kürtçe olarak sahnelenecek.

 

Yüzüncü yılını kutlayan Türk Sineması'nın edebiyatla ilişkisi, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 - 21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek, 21. Altın Koza Film Festivali'nde masaya yatırılıyor.

 

Bu yıl 13. kez düzenlenen Filmekimi'nin İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihlerinde yapılacak. Filmekimi, bu yıl da sinema keyfini Türkiye'nin farklı şehirlerine taşımaya devam edecek.

 

2014-2015 eğitim-öğretim yılı hem ilköğretim ve lise, hem de üniversite öğrencileri için başladı bile. Okul yolunu tutan öğrencilerden bir bölümü ise edebiyat fakültelerini tercih etmişlerdi. Aralarında bu tercihi yazar veya şair olma hayaliyle yapanlar da vardı şüphesiz.

 

Söyleşi

Harun Ö. Turgan ile söyleşi: "İntifada klasik bir yayınevi olmayacak"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 

ŞahaneBirKitap

Karşılıksız aşk bir yana, imkansız aşkı kim yaratır ki toplumsal kodlardan başka? İnsanın varlığının her zerresinde duyumsadığı kaşılıklı arzu ve ihtiyacı, toplumun değer yargıları yargılayıp suçlu buluyorsa eğer, kendi mütevazı yaşamını bir efsaneye dönüştüren güce, her şey olup bittiğinde herkes saygı duyacaktır.

FikriSabit

Elimde şahane bir kitap var. Garip'in yıllar sonra yapılmış bir tıpkıbasımı. Garip'e bir saygı duruşu.

İki Garip şairin hikayesini anlatıyordu Kelebeğin Rüyası; Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur'un yaşam hikayesini. Hiç unutamadığım bir sahne; bir hastane koğuşunda, Muzaffer Tayyip Uslu amansız hastalığıyla baş etmeye çalışırken yanında öğretmeni Behçet Necatigil bekler ve Rüştü Onur gelir heyecanla. Elinde bir kitap vardır. Öyle bir kitap ki, Muzaffer'i ayağa kaldıracaktır.