Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Kitaplar da Çinli oldu



Toplam oy: 47

Devlet politikaları sonucunda kitap kâğıdı üretimi yapılamayan Türkiye’de zaten yayıncılıkta kullanılan tüm ara girdiler Uzakdoğu’dan gelirken kitapların Çin etiketine bir de matbaalar eklendi. Cumhuriyet Gazetesi'nden Pelin Ünker'in haberine göre, yayınevleri Çin’de baskı yaptırdıklarını kabul etmekle birlikte, bunu daha çok ortak üretim olarak maliyeti yüksek çeviri kitaplarda tercih ettiklerini ve böylece kitap okuyucusunun da durumdan faydalandığını öne sürüyor.

Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Metin Celâl, özellikle baskısı pahalıya gelen prestij kitaplar, bazı çocuk kitapları ve seyahat rehberlerinin bu yöntemle üretildiğini belirterek “Bir yayıncı kendi dilinde örnek kitabı oluşturduktan sonra bunu diğer ülkelerden yayıncılara tanıtıyor ve yeterince ortak bulduğunda da bu kitabı en uygun fiyatı bulduğu ülkede ürettiriyor” diyor. Yayınevlerinin konuyla ilgili görüşleri ise şöyle:

Çocuk kitapları riskli

Can Yayınları Sahibi ve Yöneticisi Can Öz şunları ifade ediyor: "Çin’de işçilik öylesine ucuz ki, yüksek baskı adedi veya kaliteli iş, dolayısıyla yüksek oranda işçi zamanı gerektiren her türlü baskıda Çin veya Hindistan’da baskı yaptırmak daha ucuza geliyor. Taşıma ve sigorta masrafları da işin içine girince bile Çin’de 50 bin adetlik bir baskıyı yüzde 10 daha ucuza getirmiş oluyorsunuz. Zaten kitabın maliyet kalemleri arasında baskı ve kâğıt genelde yüzde 10 ile yüzde 20 arası bir etki ediyor. Çok yüksek adetli baskılar (50 bin ve üzeri) ile çok kaliteli renkli kitapların baskıları için Çin tercih ediliyor. Bazı çok basılan ve renkli çocuk kitapları (ki bunlar genelde kalitesiz kitaplar) piyasaya daha ucuza sürülebiliyor ancak bu gözle görülür bir fiyat denge değişimi yaratmıyor henüz.”

İkaros-Karşı Yayınları Yönetmeni Özcan Erdoğan da Uzakdoğu menşeli malzemelerin sağlık açısından özellikle çocuklar için tehlikeli olabileceğine işaret ediyor. Erdoğan: “Bu kitaplar her ne kadar ucuz maliyetler düşünülerek basılsa da kültür yayıncılığı yapan ve her bir kitabı bizler gibi bin, en fazla iki bin adet basanlar için böyle bir yol pek o kadar cazip değil. Ancak, büyük yayıncıların çok satan on binli rakamlarla telaffuz edilen basımları için mantıklı bir yol. Öte yandan kanserojen olduğu tespit edilen 77 ürünün toplatılmasını açıkladıktan sonra bunların içinde Uzakdoğu menşeli kırtasiye malzemeleri, kâğıt, mürekkep vb. ürünlerin de sayılması çok büyük bir tehlikeye işaret ediyor. Bu şekilde bir basım söz konusu ise bunun önüne geçilmesi, bu diğer zararlı ürünlerin neler olduğunun da yetkililerce açıklanması gerekir” diye konuşuyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Elektronik yayıncılığı 7 yıldır "Bir E-kitap Oku" haftası ile destekleyen Kanada'da, sürenin bir ayı kapsamasını içeren önerge kabul edildi.

 

Önerge, e- kitabın yaşlılar ve çocuklar için daha avantajlı olduğunu bu nedenle de hükümetin e-kitap ayını desteklemesini ve çeşitli etkinliklerle teşvik etmesini kapsıyor.

 

İsveçli milletvekilleri, KCK soruşturmasında tutuklanan yayıncı Ragıp Zarakolu'ya Nobel Barış Ödülü verilmesi için başvuruda bulundu.


Jennifer Egan: “Okumak, ilginç işler çıkarmanızı sağlayan bir beslenme biçimidir.” demiş. Okumak ve yazmak arasındaki kesişim, hem bizim fani ömrümüze faydası olacak çift yönlü bir beceri, hem de ikon olmuş yazarların başarılarının sırrı.

 

Şimdi sakin oluyor ve bu haberi okuduktan sonra kütüphanenizdeki kitapları gözden geçiriyorsunuz. Bakalım edebiyat tarihinin en tehlikeli romanlarını okumuş musunuz?



Auster, tam da böyle yapıyor işte. Demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan, totaliter rejimlerin varlığıyla beslenen ülkesinden bizlere sesleniyor.

Daha geçen cumartesi Zizek İstanbul’dayken söylemişti, kapitalizmin demokrasiyle bağı kalmadı diye. Kapitalizmin burjuva demokrasisi getirdiği fikrinin/hayalinin artık gözle görülür bir şekilde çöktüğünü, kapitalizmin totaliter rejimlerden beslendiğinin altını çizmişti.

Söyleşi

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 

ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
52% (15 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
28% (8 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
21% (6 oy)
Oy veren sayısı: 29

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun