Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Kütüphaneden çıkan "zehirli" kitaplar



Toplam oy: 14

Umberto Eco'nun romanı Gülün Adı'ndaki  "ölümcül" kitabı hatırlar mısınız? 14. yüzyıl İtalya'sında, bir manastırda geçen romanda "cinai" öykünün önemli unsurlarından biridir bu zehirli kitap. Peki hakikaten de kütüphane rafları arasında yıllarca bekleyen zehirli kitaplar var mı?

 

Gülün Adı filminden

 

Geçtiğimiz günlerde Danimarka'daki bir üniversite kütüphanesinde bulunan üç kitap, eski kitapların da bir zehirleme yolu olabileceğini hatırlattı bizlere! Kütüphanedeki nadir eserler bölümünde bulunan, 16. ve 17. yüzyıldan kalma kitapların üzerinde insan sağlığını tehlikeye atacak miktarda arsenik bulundu.

 

"Paris Yeşili" adlı söz konusu arsenik çeşidinin günümüzde ölümcül tehlike taşıdığı bilinmekle birlikte, birkaç yüzyıl önce, bu maddeler kitapları ciltlemek, daha dayanıklı kılmak gibi amaçlarla kullanılıyordu. Hatta empresyonist ressamlar eserlerinde bu maddeye yer veriyorlardı.

 

 

 

 

1870'lerde ABD'li bir doktorun çabalarıyla arsenik maddesinin belli dozlarda ne denli tehlikeli olabileceği bilinci yerleşti ve kitapları dayanıklı kılmak adına uygulanan bu tür pratikler son buldu. Ancak tehlike tümüyle geçmiş değil; kütüphanelerin nadir eserler bölümünde çalışırken eldivenlerimizi unutmamamız gerektiği kulağımıza küpe olsun!

 

 

 

 

 


 

 

Kaynak: The Conversation

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İngilizce edebiyatın en prestijli ödüllerinden Man Booker için “kısa listeye” seçilen 6 kitap duyuruldu.

Ödül yaklaşık 45 yıl boyunca Birleşik Krallık'a mensup ülkelerden ve İrlanda'dan yazarlara veriliyordu. 2013 yılında kuralların değişmesinin ardından ABD, Kanada, Güney Afrika, Avustralya gibi ülkelerden yazarlar da bu büyük onur için değerlendirmeye alınmaya başladı.

Gazeteci, romancı, hikaye, oyun yazarı Tarık Buğra, doğumunun 100. yılında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen panelle anıldı.

Dünyanın pek çok yerinde farklı disiplinlerden sanatçılar, yazarlar ve akademisyenlere dönemsel çalışma alanı sunan konaklama evlerine aşinayız. Türkiye’de de bu tür alanlar son dönemde artmaya başladı. Çalışmalarını dingin bir ortamda tamamlamak isteyen yazar, şair, çevirmen, akademisyen ve araştırmacılar için Nilüfer'de yeni bir ev daha açılıyor: Misi Yazıevi.

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün bu yılki sahibi açıklandı.

Günışığı Kitaplığı tarafından usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısını yaşatmak amacıyla 2011’den bu yana düzenlenen öykü yarışması için bu yıl 50’den fazla ilden 500’ün üzerinde öğrenci başvuruda bulundu.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.