Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Moonlight'ın yönetmeninden yeni bir uyarlama



Toplam oy: 15

Genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatan Moonlight'ın yönetmeni Barry Jenkins yeni bir edebiyat uyarlaması için kolları sıvadı.

 

Kariyerini Oscar Ödülü ile taçlandıran Jenkins'in bu yılın Pulitzer Ödülü'nü kazanan The Underground Railroad 'u televizyona uyarladığı biliniyordu. Ünlü yönetmenin cephesinden bir edebiyat uyarlaması haberi daha geldi: Jenkins ünlü yazar James Baldwin'in If Beale Street Could Talk romanını sinemaya uyarlıyor.

 

 

(Barry Jenkins)

 

Fakat görünen o ki bu proje yönetmen için sandığımız kadar yeni değil. Barry Jenkins bu proje üzerinde çalışmaya 2013 yılında, Moonlight filminin senaryosu üzerinde çalışırken başlamış. Moonlight'ın kazandığı başarının hemen ardından, ünlü yönetmen senaryo aşamasında kalan projesini tamamlamak için harekete geçmiş.

 

James Baldwin'in 1974 tarihli söz konusu romanı Tish ve Fonny adlı iki karakterin aşkını anlatıyor. Fonny'nin haksız yere tecavüzle suçlanmasıyla olaylar gelişiyor ve sevgilisi Tish'in hamile olduğunu öğrenen Fonny'nin bebeğin doğumundan önce hapisten çıkmak için gösterdiği çabaya ortak ediyor okurlarını.

 

 

(James Baldwin)

 

Barry Jenkins ise romanla olan yolculuğunu şu sözlerle anlatıyor: "Tish ve Fonny'nin aşkını perdeye aktarmak uzun süredir uhdemde kalan bir hayaldi. Şimdi Baldwin Estate ile beraber çalışarak hayalimi gerçekleştireceğim için çok heyecanlıyım."

 

Çekimlerine Ekim ayında başlanması planlanan filmin kadrosu ve vizyon tarihi ise henüz belirsiz.

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Variety

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın ilk yayımlanışının yirminci yılında serinin yayıncısı Bloomsbury iki yeni Harry Potter kitabının yolda olduğunu duyurdu.

 

 

Jane Austen, ölümünün 200. yılında çeşitli etkinliklerle anılmaya devam ediyor. Özellikle İngiltere merkezli bu etkinliklerin en sonuncusu, dünyadaki ilk Jane Austen heykelinin, yazarın doğum yeri olan Basingstoke, Steventon'da yükselmesi oldu. Heykelin açılışı dün, yazarın ölüm yıldönümü olan 18 Temmuz'da gerçekleştirilen bir törenle açıldı.

 

Türkiye Polisiye Yazarları Birliği, polisiye yazarlarının tek çatı altında toplanmasını sağlamak, polisiye yazarları arasında iletişim kurulmasına ve polisiye alanında nitelikli eserlerin üretilmesi için paylaşımlarda bulunulması için zemin oluşturmak için bir araya gelen yazarlar tarafından kuruldu.

 

Jane Austen'ın yüzü ölümünün 200. yılında 10 sterlinlik banknotlara basılıyor. Fakat ünlü yazar sadece 10 sterlinlik banknotları  süslemekle kalmıyor, İngiltere Bankası'nın edebi bağlantılarını konu alan bir serginin de yıldızı oluyor.

 

Jane Austen ölümünün 200. yılında oldukça ilginç bir etkinlikle anılıyor. Jane Austen ve Adab-ı Muaşeret kitabının yazarları Özgür Çiçek ve Irmak Ertuna Howison 18 Temmuz günü saat 17:00'de Zorlu Alışveriş Merkezi D&R'da gerçekleştirilecek olan bir etkinlikte Jane Austen okurlarıyla bir araya gelecek.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.