Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Mürekkepbalığı'nın ilk sayısını editörleri anlattı



Toplam oy: 1155

"Bir damla mürekkep bir milyon kişiyi düşündürebilir." (George Gordon Byron)


Türkiye'nin ilk yazı kültürü dergisi Mürekkepbalığı, yayın hayatına derginin ilk sayfasındaki bu cümleyle başladı. Derginin Kasım-Aralık'a tarihli ilk sayısı vesilesiyle sorularımızı yanıtlayan Özge Dinç ve Mehmet Çelik, "Mürekkepbalığı, yazı yazan, defteri kâğıdı seven, bilgisayardan da uzak durmayan, yazının bir zevk, bir yaşam tarzı olarak çevremizi kuşattığını anlayan genç yaşlı herkese sesleniyor" diyorlar.

 

Derginin bu ilk sayısında Google'ın font satın aldığı ilk ve tek Türk tasarımcı Onur Yazıcıgil ile Meydan Larousse'un Oğuz Atay, Ece Ayhan ve Hakkı Devrimli günlerinin yanı sıra daha pek çok içerik var. Bundan sonra da dil, dilbilimi, edebiyat, mektup, kaligrafi, hat sanatı, daktilo, yazı devrimi, yazı gereçleri, yazarların yazı masaları, ekslibris, ciltçilik, şarkı sözü yazarlığı; yani içinde yazının olduğu her konuya yer vermeyi planlıyorlar.

 

İki ayda bir yayınlanacak olan dergiyi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Özge Dinç ve Yayın Yönetmeni Mehmet Çelik'in cevaplarıyla daha yakından tanıyalım:

Yazı kültürü edebiyatı da kapsar


Derginin giriş yazısında, Türkiye'nin ilk yazı kültürü dergisi olduğunuzu vurgulamışsınız. İlk olduğunuzu keşfetmeden evvel yaptığınız araştırmaları bizim için de özetler misiniz?

 

Yazıya, edebiyata, dergilere meraklı kişiler olarak kütüphanelere sık sık gidiyorduk. Dergi fikri oluştuğunda geçmişten yararlanabiliriz umuduyla dergi kataloglarını, sözlüklerini taradık, eski yayınlara tek tek baktık; daha evvel bir yazı kültürü dergisi çıkmadığını hayretle fark ettik. 70’li yıllarda Enis Batur’unYazı dergisinden 2000’lerde çıkan Turgut Çeviker’in Posta Kutusu’na, tarih dergilerinin yazı özel sayılarına kadar beğendiğimiz dergiler oldu. Fakat kimi sadece edebiyatla, kimi mektup kültürüyle ilgileniyordu. Bu, sanıyoruz ki edebiyatın ülkemizde yazı kültüründen daha güçlü olmasıyla ilgili. Oysa yazı kültürü edebiyatı da kapsar.

 

Yazı hayatımızın merkezinde


Bir yazı kültürü dergisinin sorumlulukları nelerdir? Bu tanım, beraberinde hangi vaatleri getiriyor? Varlığınızın nasıl bir boşluğu doldurduğunu hayal ediyorsunuz?

 

Yazı, tarihi başlattı. Tarihi değiştiren, dönüştüren önemine rağmen bugün dergilerde yalnız matbaa, sahaf haberleri yer bulabiliyor. Yazının hat ve kaligrafiyi içeren sanat tarafıyla, tarihi yakınlığımızdan ötürü de daha çok ilgileniliyor. Yazı az sayıda sanatçının ilgilendiği bir alan sanılıyor. Oysa hayatımızın merkezinde. Bunun fark edilmesini istedik. Adliyelerde suçlular hâlâ el yazısı analizi marifetiyle, imza tespitiyle bulunuyor, tabelalar, Twitter, Facebook, mahyalarda, müzikte, e-maillerde, fontlarda yazı var. Dünyamızı alt üst eden kitaplarda, sakladığınız ilk aşk mektubunda, anılarınızı tutan günlüklerinizde yazının gücü var. Yazmak yalnız bir kültür meselesi değil, ihtiyaç da. Onun için görselliğin hakimiyetinde bile ondan vazgeçilemiyor. Dil, dilbilimi, edebiyat, mektup, kaligrafi, hat sanatı, daktilo, yazı devrimi, yazı gereçleri, yazarların yazı masaları, ekslibris, ciltçilik, şarkı sözü yazarlığı; yani içinde yazının olduğu her konu dergimizde yer alacak. Konuyla ilgilenenler için hem yurtiçinden hem yurtdışından haberler ve kişilerle içerik üreten Türkçe bir kaynak olsun istedik, umarız boşluğu doldurmakta katkımız olabilir.

 

Dergide neler var?

 

 

Okurlar sizin derginizi neden satın almalı? Sizi kimlerin okumasını istiyorsunuz?

 

Mürekkepbalığı, yazı yazan, defteri kâğıdı seven, bilgisayardan da uzak durmayan, yazının bir zevk, bir yaşam tarzı olarak çevremizi kuşattığını anlayan genç yaşlı herkese sesleniyor. Bizim konumuzdaki bir dergiden beklendiği gibi siyah beyaz ve baştan sona okunması güç değil; renkli, tasarıma kafa yoran, azla yetinmeyen bir dergiyiz. Okurlarımız ilk sayıda Meydan Larousse’un nasıl çıkarıldığını okuyacak, Oğuz Atay’ın kısa film çektiğini şahitlerinden dinleyecek, evinde mürekkep ve defter üreten inatçı bir adamı tanıyacak, tasarladığı fontu Google’ın satın aldığı ilk ve tek Türk tipografı bilecek, yırtıcı bir kuşun gagasından ilham alan bir dolmakalemi inceleyebilecek, erkek berberi bir kadının günlüğünü okuyabilecek. Aylık konuşmalar ve yılda bir kez düzenleyeceğimiz festivallerle bu hobi alanını daha da genişletmek niyetindeyiz.

 

GG

Yorumlar

Yorum Gönder


uzun zamandır sabitfikir dışında bir dergi beni heyecanlandırdı. almak için sabırsızlanıyorum.

47%
53%

Merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz. Başarılar

36%
64%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Hessen Eyaleti Kültür ve Bilim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Frankfurt Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosluğu’nun katkıları ile düzenlenen Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nin kazananları belli oldu.  Nuh Tepesi En iyi film dalında birinci olurken, Kız Kardeşler filmindeki performanslarıyla Cemre Ebuzziya, Helin Kandemir, Ece Yüksel en iyi

2021 Orhan Kemal Roman Armağanı başvurusu için eserin, yayınevleri tarafından 2020 yılında ilk kez yayınlanmış olması gerekmektedir. En geç 10 Ocak 2021 tarihine kadar www.orhankemal.org ve www.everestyayinlari.com sitelerinde bulunan yönetmeliğe uygun şekilde başvuru yapılabilecek. 2021 yılı 50.

Dünya çapında Simyacı, Veronika Ölmek İstiyor, Casus ve Aldatmak gibi romanlarıyla tanınan Paulo Coelho, İzmir Depremi sonrası yardım yapacağını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Coelho, İnşirah Suresi’nden “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.

"Da Vinci Şifresi", "Melekler ve Şeytanlar", "Cehennem" gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluşacak. 

 

Yunus Nadi Abalıoğlu’nun ismini yaşatmak için 1946 yılından beri düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nin kazananlar açıklandı. Pandemi sebebiyle dijital ortamda duyurulan ödüller 6 kategoride düzenlendi ve toplamda 8 isim ödüle layık görüldü. Salgının durumuna göre ödül töreninin kasım ayında yapılması planlanmaktadır.

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.