Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Ötüken Yayınları, Victor Hugo’ya "ders verdi"



Toplam oy: 934

Fransız yazar Victor Hugo’nun 1862 tarihli başyapıtı Sefiller’in Ötüken Yayınları tarafından yayımlanan baskısına (Haziran 2013) editörünün düştüğü "eleştirel" bir dipnot sosyal medyada dikkati çekti.

 

1907'de Avanzade M. Süleyman tarafından Osmanlı Türkçesiyle yayımlanmış metni günümüz Türkçesine uyarlayan editör Erol Kılınç, Victor Hugo’nun romanda Paris lağımlarının yeraltı şebekesi bağlantılarını Doğu alfabesinin karışık estetiğine benzettiği tasvirine veryansın ediyor.

 

Editörün Hugo’nun “Karanlık bir zemin üzerinde Doğu’nun bir çalı gibi karışık ve şekilsiz harfleri görünüşte bir karışıklıkla gelişigüzel serpilmiş gibidir (...)” ifadesi üzerine düştüğü dipnot şöyle:

 

“Halt etmişsin sen! Senin harflerinde estetik bir düzen olsaydı, senin medeniyetinde de hat sanatına benzer bir yazıya dayalı sanat dalı ortaya çıkardı! (E.K.)”

 

Ayrıca kitabın, "Hiddet ve şiddetle hakkı talep ve ilan ediyorlardı. İnsanlığı, zelzele ve dehşet suretiyle olsun iyi bir yere, yani cennete sokmağa çalışıyorlardı. Vahşi gibi görünüyorlardı. Halbuki bunlar birer samimi yaratıklardı" cümlelerini takiben gelen uzun açıklamasında da editör, Türkiye'deki durumun ne kadar farklı olduğunu anlatıyor. Özetle:

 

"Samimi kelimesi geçince, buraya bir not düşmek ihtiyacı duyduk. Ülkemizde 19. yy.ın İngiltere'si, Fransa'sı, Batı Avrupa'sı, Rusya'sı seviyesinde bir sefalet, sınıf farkı taassubuna dayanan ve yaratılanları böylesine hor görme hiçbir zaman olmamıştır. Hatta büyük şehirlerin maddi çarkları içinde fakr-u zarurette yaşayan bugünkü nesiller içinde bile bu kitapta bahsi geçen sefalete örnek gösterilebilecek çok fazla şey olmadığını söyleyebiliriz. 1960'lı yıllarda ülkemizde bu tür söylemlerle devrimci-ihtilalci gençlik hareketleri ortaya çıkmışsa da bunlar daha ziyade ülke gerçeklerinden hareketle değil, soğuk savaş şartları içerisindeki çekişmelerin ülkemizdeki siyasi tezahürlerindendir. (...) Onun için kitaptaki durumlarla ülkemizdeki 1980 öncesi olayları arasında paralellik kurmak, mahiyetleri bakımından farklı iki şeyi kıyaslamak olur. (E.K.)"

 

 

 


 

 

* Dipnotların tamamı için görselleri tıklayarak büyütünüz.

 

(Hürriyet - SabitFikir)

Yorumlar

Yorum Gönder


Hugo'nun şekilsiz dediği harflerle hat sanatı icra ediliyor. Sefiller çok iyi bir kitap, Hugo büyük bir yazar ama bu büyüklük Hugo'yu dosdoğru yapmaz. Ha, yazarın romanda bu eleştiriye yer vermesi tartışılır ama eleştiri haklıdır.

41%
59%

editör kitabı melih gökçek'in twitter hesabına çevirmiş. bitmiyorlar, bölünerek çoğalıyorlar.

41%
59%

Bence çok güzel cevap olmuş Hugo'ya. Batı edebiyatı diye diye başımızın tacı yaptığımız yazarların saygısızlıkları ortaya çıkıyor bir bir. Yazar Hugo da azıcık saygılı olsun, toplumların harflerine laf etmesin! Gerçekten de halt etmişsin sen Viktor Hugo. Edebiyatçı olmuşsun ama, saygılı bir insan olmayı, görünüşe göre, pek başaramamışsın.

32%
68%

Deli bunlar.
Adamın düştüğü dipnota bak. Kadıköy Belediyesinin twitter hesabı gibi. Bu ne gevşeklik..

47%
53%

Ötüken Yayınları değil Ötüken Neşriyat; neşretmekle yayınlamak arasında sözlüklere inat fark olmak zorunda.

46%
54%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Genel Yayın Yönetmenliğini Murat Erol'un yaptığı kuram ve düşünce dergisi Notlar 12. sayısı ile okurlarıyla buluştu. Düşüncenin derinliklerine doğru bir yayını hedefleyen, popüler ve popülist bir yayıncılıktan ısrarla uzak duran Notlar bu sayısında yine yeni konularla okurunu selamlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin bu yılki sahipleri belli oldu.

Anlatım tekniği ve olay örgüsü bakımından bütün eleştirmenlerce Türk edebiyatının en ciddi psikolojik romanı olarak kabul edilen Matmazel Noraliya'nın Koltuğu 70 yaşında! Yayımlandığı zaman “Türk edebiyatının baharı da gelmişti” şeklinde karşılanan roman Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir.

Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da 5 Aralık akşamı saat 19.00’da “Polisiye Edebiyatın Merceğinden İstanbul ve Berlin” söyleşisi gerçekleşiyor. Berlin ve İstanbul’un kardeş şehir olmalarının 30. yılı dolayısıyla gerçekleştirilecek etkinlikte, geçmişlerinde büyük değişimler yaşayan ve bu değişimlerin izlerini halen taşıyan, çok kimlikli iki şehrin hikâyesi anlatılacak.

Fransız edebiyat ödüllerinin en prestijliai olan Goncourt Ödülü bu yıl “Tous les hommes n’habite pas le monde de la meme façon” (Herkes Dünyayı Başka Yaşar) romanıyla Jean-Paul Dubois’ya verildi. Dubois ilk romanı Femina Ödülü’nü kazandığı 2004 yılında muhabirlik görevinden ayrılarak kendisini tamamen yazmaya adadı.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.