Sylvia Plath "Sırça Fanus"a bir devam kitabı yazacaktı | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sylvia Plath "Sırça Fanus"a bir devam kitabı yazacaktı



Toplam oy: 5

Sylvia Plath yaşamı boyunca yalnızca tek bir roman yazmış, onu da bir mahlasla yayımlatmıştı. Yarı otobiyografik romanı Sırça Fanus’un ismini de onun yazarını da bugün tüm edebiyat dünyası ezbere biliyor.

Plath’in kendi ismini kullanmamasının nedenlerinden biri, roman çıktıktan sonra oluşabilecek tepkilerle yazın yaşamının sekteye uğramasından kaçınmaktı. Sırça Fanus’un başkarakteri Esther Greenwood’un çevresindeki insanlar hakkındaki hislerini hatırlarsanız, bunun hiç de boş bir endişe olmadığını fark edersiniz.
 
Esther’in insanlarla ilişkileri giderek zorlaşır, onlara tahammül eşiği düşer, hayatla ilişkisi kopma noktasına gelir. Roman, Esther’in kaldığı ruh sağlığı merkezinde doktorlar tarafından muayene edildiği ve klinikten çıkıp çıkmayacağına karar verileceği bir noktada son bulur. Oysa kitabın başında, yaşı ilerlemiş, pek çok açıdan kendini daha iyi hissettiği belli olan bir Esther’in sesini duyarız. Arada neler olduğu Plath için bir başka romanın konusudur.

 

 

Bugün pek çok bulgunun işaret ettiği üzere, Plath, Etsher’in hikayesini burada sonlandırmak istemiyordu. Esther’in nasıl “iyileştiğini”, nasıl yeniden hayata tutunduğunu anlatacaktı.

 

Ancak biliyoruz ki, işler planlandığı gibi gitmedi. Plath, Ted Hughes ile ilişkisinde ciddi sorunlar yaşayınca, hem onun hem de kendisinin taslak halindeki metinlerini yaktı. Sırça Fanus’un yayımlanmasından bir ay kadar sonra da intihar etti. Victoria Lucas mahlasıyla yazdığı Sırça Fanus (1963) o günden bugüne milyonlarca insanın odasına girdi, onları hayatı farklı şekilde algılayan bir zihinle tanıştırdı.

 

 


 

 

Kaynak: Bookstr

 

 


 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.