Kiran Desai'yi kimler, niye okuyacak ya da magazin edebiyatı öldürür mü?![]()
Şahane Bir Kitap Arşivi
//php print_r ($fields); ?>
01.02.10
Sıfırdan sıfıra bir acayip yolculuk...
Oylum Yılmaz
Sıfırdan sıfır olmaya doğru yaptığımız bir yolculuksa eğer hayat, kendi saçmalığını da içinde barındırıyor demektir bir anlamda; hüznünü de, kahkahasını da.
//php print_r ($fields); ?>
25.01.10
Bir efsaneyi yeniden keşfetmek
Oylum Yılmaz
Kolektif hafızanın derinliklerinden çıkıp gelen bir isim: Marcel Schwob.
//php print_r ($fields); ?>
18.01.10
Büyük tufanı beklerken Gılgamış’ı okumak...
Oylum Yılmaz
Gılgamış, tarihin insana göre yeniden yazılmış hali, belki de tarihin ta kendisi... Gılgamış, kültürün, insan olmanın hikayesi; yani durmaksızın ölümsüzlüğü aramanın ve her defasında ölüme yenik düşmenin...
//php print_r ($fields); ?>
11.01.10
“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”
Oylum Yılmaz
Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak. Dışarıda yaşayacak koskocaman bir hayat dururken kendini bile isteye kitaplarla dolu bir odada, masa başına mahkum etmektir; yazmak için hiç sebep yokken ve yazmamak için yüzlerce sebep varken yanlış yolu tercih etmektir. Yaşamamak bir yana, bir tür sapma hali belki, kim bilir.
//php print_r ($fields); ?>
04.01.10
Edebiyatın ışığı üzerimizde olsun!
Oylum Yılmaz
Hayat dediğimiz bir karanlık yolculuk, bizi belki de ışığa götüren. Belki diyorum çünkü, karanlıklar içinde yolunuzu bulduran bir ışık mutlaka olmalı da ondan. İster yolun sonunda, ister yol boyunca, fark etmez. Karanlık da, ışık da bakidir ne de olsa... Nalan Barbarosoğlu’nun öyküleri bir büyük yolculuğa dairdir.
//php print_r ($fields); ?>
28.12.09
Avrupa’nın bin yıllık bilinçaltında, yersiz-yurtsuzluğun romanı
Oylum Yılmaz
Yılın son şahane kitabı, 20. yüzyıl Alman edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Dieter Forte’nin “Sırtımdaki Ev”i: Avrupa’nın bin yıllık bilinçaltına bakmak gibi cesur ve çılgınca bir işe soyunduğu, bunun altından kalkabildiği ve en mühimi kahramansız bir roman yaratmayı başardığı için...
//php print_r ($fields); ?>
21.12.09
Tembel bir yılbaşı daveti için, tembel bir yemek kitabı…
Oylum Yılmaz
Yemek yapmayı bir sanat haline getirenler, kültürel araştırmaların odak noktası yapanlar, anneannelerimizin mutfağını hatırlayıp yeniden baş tacı edenler, beslenme biçiminden yeni bir yaşam biçimi çıkaranlar ve daha nicesi. Bugüne kadar bütün bu tercihlere göre yazılan kitaplara rastladık ve keyifle de okuduk hepsini.
//php print_r ($fields); ?>
14.12.09
Edebiyatın büyülü döl yatağından, kadınsı bir anti-kahramanlık destanı
Oylum Yılmaz
“Lavinia”, erkeğin dilinde hapsolmuş, kahramanlar çağının kahraman olamamış kahramanı, sessiz, dilsiz, soluk bir görüntü. Bir kadın, bir kraliçe; kadim Roma İmparatorluğunun temelini atacak kralların dölyatağı... Lavinia gölgelere ait belki, ama gölgelerin de bir var oluş şekli var, onları gören gözler, gördüklerini yazan kalemler... Fantastik edebiyatın büyükannesi, yaşlı dişi kurdu Ursula K.
//php print_r ($fields); ?>
07.12.09
Mitolojik yazardan mitlere dair her şey
Oylum Yılmaz
Joseph Campbell, çağımızın mitoloji üzerine uzmanlaşmış, mitolojik yazarı... Türk okurları olarak onu “Yaratıcı Mitoloji”, “Tanrının Maskeleri” dizisi, “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” gibi çalışmalarından tanıyoruz. Çalışmalarının içeriğinin yoğunluğu ve çeviri sorunları, onu daha çok, anlamaya çalıştığımız yazarlar, arasına sokuyor da demek mümkün aslında.
//php print_r ($fields); ?>
01.12.09
Yirminci yüzyılın “dönüş”ü yoktu…
Oylum Yılmaz
Andrey Platonov, kaderi, kelimelerinin kaderiyle aynı yoldan giden büyüleyici bir Rus yazar.













FriendFeed
Twitter