Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix'te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alnacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

Üye Eleştirileri // En çok okunanlar



Kurbağa Yağı Satıcısı

Kitabın ilk sayfasını çevirdiğimde hayal kırıklığına uğradım, çünkü kitabın bir roman olduğunu düşünerek almıştım ama kitap bir otobiyografiydi. Sayfaları çevirdikçe başlangıçtaki hayal kırıklığım keyifli bir okumaya dönüştü.



Kayıp Kıta Mu

Bu kitabı ilk olarak "Atatürk ve Kayıp Kıta Mu" isimli kitapta Atatürk´ün bizzat inceleyip çevirttiği kitap olarak duymuştum. Daha sonra Anıtkabir´i ziyaretimde Atatürk´ün kitap kolleksiyonunda açık olarak sergilenmekte olduğunu farketim. Üzerinde Atatürk´ün aldığı notlar da vardı.



Boşa Geçen Yıllar

Nazım Hikmet'in 1940 yılından 1950 yılına kadar kaldığı Bursa hapishanesinden Kemal Tahir'e yazdığı mektupları okuyunca onun ne kadar değerli bir sanatçı olduğu çok iyi anlaşılıyor. Mektuplarının her satırı buram buram insan sevgisi, yurt sevgisi kokuyor. Hemen hiçbir mektubunda karamsarlık, ümitsizlik yok. Her konuda iyimser.



Düşünce Geleneklerine Karşılaştırmalı Bir Bakış

Düşünce tarihi denildiğinde tarih kelimesi ağır basıp, yeni bir şey sunabilecek olmadığını düşündürdüğünden midir nedir, özellikle kitap formatında fazla ilgi gören bir konu olduğunu söylemek kolay değil.



Kıymeti Bilinmesi Gereken Bir Roman

Türk anlatı sanatında genelde dışlanan, kendi sesini çıkarmasına izin verilmeyen türden bir karakterin, yani girişimci ve dalavereci iş adamı tipinin ağzından anlatılan bir roman; şahane bir kitap.



İstanbul Zeybeği

"İstanbul'un göğünden kopma bir taş efeleniyordu Londra'da"
Bana Feyyaz Kayacan´ın ve öykülerinin hikayesi, İstanbul Zeybeği öyküsünde geçen bu cümlede yatıyor gibi geliyor hep.
Mizahi, doğrusu ironik ve geriden başını uzatan derin bir hüzün. Gurbette olma hissi.



Empati

17 yaşındayken yazdığı;

"yurdunu sevmeliymiş insan
öyle diyor babam
benim yurdum
ikiye bölünmüş ortasından
hangi yarısını
sevmeli insan."



Bir krizin ardından: Epikriz

Tuncay Durmuş'un ilk öykü kitabıymış bu. Devamının gelmesini umuyoruz elbette. Bir psikiyatrik krizin ardından kalanların anlatıldığı, güzel bir kitap. Özellikle psikiyatriye, psikiyatri öykülerine ilgi duyanların seveceği türden. Öyküler gerçekle sanrıların iç içe geçmesiyle oluşturulmuş. Çoğu yerde bu ikisi arasındaki sınırı belirlemek de son derece güç.



HATIRLAYARAK UNUTMAK

Foer, Amerikan edebiyatının yeni yıldızı. Ama bu ilgiyi ve övgüyü gerçekten hak ediyor. Yüksek bir hayalgücüyle ve acılı dolu bir mizahla yazıyor. Bu kadar deneysel yazıp, bu kadar çok okunması da, Amerika'daki okur profilinin bizdekinden çok farklı olduğunu ortaya koyuyor.



İlk Gaiman deneyimim...

Hayatımda ilk defa Gaiman okudum ve tarzına resmen aşık oldum. Nobody Owens´ın büyümesi, öyle sıcak anlatılmış ki... İnsan ölüp, hayalet olarak çocuğa yardım etmek istiyor. Kurgu fantazyayla çok iyi bütünleşmiş. Hayalet tanımı tam olması gerektiği gibi. Ve bunun dışında yazara özgü bazı sınıflar da var... Ki benim en çok hoşuma gidenler Cehennem Tazıları oldu.

Kulis

(Ahmet Edip Başaran) Şiirin Söz Hakkı

ŞahaneBirKitap

Tam bir İstanbul çocuğu olan, Alaattin Karaca’nın tanımlamasıyla “üstünde başında, sesinde soluğunda ‘eski bir İstanbul’dan rayihalar taşıyan” yazar Cem Sancar 82 denemeden oluşan yeni kitabı “Her İnsan Bir Ayet’te çocukluğunun İstanbul’unu, şehrin sokaklarını, lezzetlerini, mevsimlerini insanlarını kendine özgü muzip diliyle anlatıyor.

Editörden

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.