Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

			


İletişim Yayıncılık

Eleştirirken




Toplam oy: 2150

Sorgulanmadan öğretilene, söylenegelene, tekrarlana tekrarlana geleneğe dönüşene güvensizlikle işe başlıyor Süha Oğuzertem. 1990 ile 2014 arasında yayımlanan, 10 yazar hakkındaki 16 incelemeden oluşan bu kitap bir “itirazlar toplamı”. “Acaba öyle mi” sorusunu şiar edinerek, hem edebiyatın geneline dair hem de yazarlar özelindeki yerleşik yargılara karşı çıkıyor. Klişeleri sorgulamaya, “metnin gizi” çözüldükçe menzili derinlik kazanan bir yolculuğa davet ediyor okuru. Psikanalizden feminizme, etikten ekoeleştiriye, Marksizmden (post)modernizme kuramı ihmal etmeyen, yakın okuma yöntemine daima sadık kalan ama varacağı yerin ufku sabit kuramsal çerçevelerle çizilmemiş bir yolculuk bu.

“Eleştiri namına yapılan iş, birtakım sabit kuramların, kuralların uygulanması değildir. Bir yolculuk, serüven, keşif süreci içermeyen, eleştirmeni değiştirmeyen eleştiri ne ölçüde eleştireldir? Eleştirel özgürlüğümüz, araştırma nesnesini ciddiye almanın yanı sıra ondan bağımsızlığımız üzerine kuruludur”. Tıpkı edebiyattan beklendiği gibi, eleştirinin de “başkasının yerini almaya değil, başkalarına ilişkin farkındalığımızı yükselterek kendimiz olmaya özendirmesi”nin yolunu açıyor Oğuzertem.

(Tanıtım Bülteninden)

 



Bu kitabı idefix'ten sayın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.