Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Şiir


Şiir / Haydar Ergülen

MEKTUP YAZ,




Toplam oy: 29

“Mektup yaz, alışkanlıkların tazelensin”
diyor Şeyh Galip, şeyhimin sözünü yineliyorum:
mektup yaz, ruhun ateşlensin
mektup yaz, öfken küllensin
mektup yaz, için geri gelsin
mektup yaz, Erzurum’da çayın tazelensin
mektup yaz, Tahtakuşlar köyünde nefesin yenilensin
mektup yaz Aşık Mahzuni Şerif, Ali Ekber Çiçek
mektup yaz Haydar Haydar çocukluğun kalksın gelsin
mektup yaz Büyük Pasaj, Arjantin bira, Tanju Okan
mektup yaz Ankara tez buraya gelsin
mektup yaz Kadriye teyze, Mehmet abi, Kel Hasan
mektup yaz “Göçmüş Kediler Bahçesi”, Kara, Kılçık, Mısır
mektup yaz uzun sıcak taşra yazları
mektup yaz anne ikindileri, babaanne sabahları
mektup yaz eski bir şehrin kardeşlik sokakları
mektup yaz sarısıcak gölgesiz sabırları
mektup yaz gölgesi yeter bekleme zamanları
mektup yaz mektup yaz mektup yaz hepsi gelsin!
(mektup yaz,...........................boşlukları tamamla!)

........

Mektup yaz, bu kış Türkiye’ye komünizm gelsin
Mektup yaz, kimseye görünmesin Ankara’da
Gençlik Parkı’nın kapısında beni beklesin
“Komünizm Türklük aleminin en büyük düşmanıdır
her görüldüğü yerde kafası ezilmelidir”
yazısının altında buluşalım, şüphe çekmeyiz,
mektup yaz, gelmedin bir kere bile, hayırsız,
yok hayırsız deme, ayıp olur, çok özlettin vefasız de,
biraz sitem iyidir, sevgimizi gösterir,
gözümüz yollarda kaldı, hiç gelmeyecek misin yoksa de,
mektup yaz, biraz yumuşatmaya çalış onu,
gönlünü almaya çalış, bir şeyler yap, artık gelsin,
memlekette hasretinle yaşlanmış aşıkların var dersin,
mektup yaz vizelerin kalktığını söyle, sınırda beklemesin,
doksan güne kadar kalabilir Türkiye’de
sonrasını kendi bilir, başımızın üstünde yeri var,
ömür boyu kalabilir, isterse Antalya’da Akdeniz kıyısında
beş yıldızlı tesislerde, merak etmesin, her şey dahil
mektup yaz yaz gelsin yazdan gelsin kışı beklemesin
beğenirse temelli kalsın, buraya yerleşsin
cepten arama sakın mail de yazma, gelmez
mektup yaz, komünizm bundan sonra
gelse gelse ancak mektupla gelir memlekete
tabii hala mektup gelirse, olsun sen yine de
mektup yaz hiç olmazsa burda olduğumuzu söyle
kendisini dört gözle beklediğimizi bildir
mektup yaz nasıl olsa mektubun da komünizmin de
yolunu gözleyen yok, onların da gidecek bir yeri yok
mektup yaz gelsin ikisi de emeklilik günlerini
üç yanı denizle çevrili bu cennet vatanda geçirsin!



  Mahmut Temizyürek

Haydar Ergülen (1956): Türk şiirinin 1980 sonrası en önemli adlarından olmuştur. Bu önemi belirleyen, II. Yeni şairlerine gönülden bağlılığının yanı sıra, 80 öncesi safını belirlediği estetik ve etik çizgideki ısrarı ustalıkla birleştirmesidir denebilir kabaca. Bu ısrar ve bağlanmada bir üslup vardır, bir neşe vardır ve daima kederli bir ironiyle işler dil; bu neşe ve bu üsluptan içerlek bir umut belirir şiirinde. Onu okuyor olmak, sözcüklerle kurduğu üsluba etkin biçimde katılmayı gerektirir. Başka türlü okunamaz. Bilinen bütün haykırışları içine bükmüş, yumuşatmış, ezip mayalamış ve bu durumdan doğan seslerin içteki yankılarıyla belirip biçimlenen sözcükleri bulmuştur. Her şeyle ve herkesle ilgili olmakla, (bunda düzyazı yazıyor olmasının da rolü vardır) şiiri günceldir ama güncele hapsolmuş değildir; bir an önce güncellikten çıkabilme çabasını yansıtır. Hemen her iyi şeyi “ödünç alarak, kendisini “iyi” olanla ilişik kılmayı olağanlaştırır. Bu tutumunda inandırıcıdır ve şiirinin asıl ruhsal gücü de bu sahiciliğindedir. Hafız’dan alıntıladığı şu iki dize, tam da onun poetik tutumunun ifadesidir: “Eğer bahçe derinse /sen çocuktaki kirazı gör”. Onun şiirindeki kiraz, nesnesiyle tartımlı bir çekişmedir. Birbiri üstüne yuvarlanan, ansızın dalında beliren, bazen çağrışımla, bazen seçilmiş bir tutumla çoğalan ısrarlı bir çekişme hali. Sözcük dalgalanışıdır şiiri; eskiden yeniye, dünden bugüne, ustadan çırağa göndermeli bir dalgalanma. Şiire ritmini kazandıran budur. Bir iyilikisterlik ruh haliyle yazılmıştır sanki; başkasındaki iyiye açıktır şair; kalbini genişletmek için açılıyordur başkasındaki iyiye. Bunun için ya hasedinden arınmış bir ruhu olmalı ya da hasediyle böyle başa çıkmayı bilen bir bilinci. Hangisi olursa olsun, edebiyatın “cehennem başkasıdır” demeyen tarafını temsil ediyor Ergülen. Diğerkâm, dahası bir “sevme ustası”. Sahte değil, özenti değil, içtenlikle edinilmiş bir ustalık. “Heveste gerçek yoksa hakikat vardır. Belki de herkesin ihtiyacıdır. Her hakikat, bir hevesten başka nedir ki? Biri de yazılsa, yüzü de, hevesim ‘bir’dir; Yazmak. Benim heves ettiğim hakikat budur.” Onun hevesi, bu demek şiiri ve yazısı, hem yaşantıyla hem de önce yazılmışlarla yoğun bir temas içindedir. Azizler gibidir bazen, verirken almış, severken sevilmiş olduğunu bilen bilgeler gibi. Gibi fazla, bilge. Mütevazılığı, kibirlilikten üstün tutmayı başarıyor örneğin; dahası bazen budalaca yanılmayı, pek bilmişliğe yeğliyor. Budala’yı başkasının bedelini de ödeyen anlamında alıyor ve abdal’a dönüştürüyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Şiir Yazıları

 

Riitta Cankoçak

bilmece

 

kadın derin bir devlettir

atlarla gider

yosunlarla döner her gece.

CÜMLE HAYAT

Soner Demirbaş

 


Yem olmamak için azgın fırtınaya, sığınmıştım bir ardıcın kovuğuna

 

Gonca Özmen

 

BÖLÜNMELER

 

Kusura, vardım 

Benimdir dedim bu eski söz

 

Kime açıldıysa kapılar 

Kapananı benim dedim

 

Beni bir avuntudan oldurmuşlar 

De ki sıkıntının içini oymuşlar 

Böyle böyle sezdim dilin de sabrı var 


Buyur, karıştır çekmecemi,

sana yazdığım şiiri bul.


Atmakta üstüne yok; hay hay,

fırlat yere, onca kelimeyi.


Sina gelir, süpürür.


***


Seni salıncağa..  

Auster, tam da böyle yapıyor işte. Demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan, totaliter rejimlerin varlığıyla beslenen ülkesinden bizlere sesleniyor.

Daha geçen cumartesi Zizek İstanbul’dayken söylemişti, kapitalizmin demokrasiyle bağı kalmadı diye. Kapitalizmin burjuva demokrasisi getirdiği fikrinin/hayalinin artık gözle görülür bir şekilde çöktüğünü, kapitalizmin totaliter rejimlerden beslendiğinin altını çizmişti.

Söyleşi

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 

ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
52% (15 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
28% (8 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
21% (6 oy)
Oy veren sayısı: 29

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun