Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Hollandalı cinayet romanı yazarı Charles den Tex: "Yazarak bir şeyi değiştirmeniz çok zor"


 

Sevgi Demir

 

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin üçüncü yılında, Sabit Fikir her hafta bir konuk edebiyatçıyla söyleşi yayımlayacak. Ve işte ilk söyleşimiz:  "İstanbul’a gelip, yemeklerini keşfetmek için sabırsızlanıyorum. Meşhur şehrinizde de ilk defa bulunacağım" diyen, çoğunlukla Amerikalı ve İngiliz yazarları okuğunu söyleyen Hollandalı cinayet romanı yazarı Charles den Tex...

 

 

Bu yıl İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nde sizi davetli yazar olarak göreceğiz. Festival teması “Şehir ve Yemek”ten yola çıkarak, bize bağdaştırdığınız bir şehir ve yemek örneği verebilir misiniz?


Hong Kong ve kızarmış deniz yosunu; Buenos Aires ve devasa biftekleri; Kenya, Mombassa ve ıstakoz; Cezayir, Oujda ve kuskus – dünyanın dört bir yanında haz duyulacak yüzlerce muhteşem yemek var. İstanbul’a gelip, yemeklerini keşfetmek için sabırsızlanıyorum. Meşhur şehrinizde de ilk defa bulunacağım.

 


Gastronomiyle aranız nasıl? Yemek yapma sanatı ve edebiyat arasında bir bağlantı kurulabilir mi?


Oldukça. İyi yemekten hep zevk almışımdır. Restoranlara gitmeyi de, farklı tatları ve malzemeleri birleştirip kendim pişirmeyi de. Bundan yola çıkarak; evet, edebiyat ve yemek sanatı arasında bir bağlantı var. Bir tarifte yer alan malzemeler, bir kitabın karakteri gibidir. Baharatlar ve soslar da, öyküyü oluşturan kurgu ve farklı rotalardır. Dahası yemek yapmak da, kitap yazmak da, iyi yapabilmeniz için dikkat isteyen işlerdir.

 

Salt yazarak hayat kazanmak mümkün mü? Hayatınızı yazarak kazanabiliyor musunuz? Ya da kazanıyorsanız, bu bir tercih mi sizin için?


Elbette, kitap yazarak hayatınızı kazanmanız mümkün. Ben öyle yapıyorum ama şu var; eğer kitap satmazsa geliriniz düşüyor ve başka bir gelir yaratmak zorunda kalıyorsunuz. Televizyon kanallarına, tiyatrolara yazı veriyorsunuz, bir firma ya da organizasyon için jübile veya hatıra kitabı, ya da reklam metni yazıyorsunuz. Ben hayatımı kendi kitaplarım ve öykülerimler kazanmayı tercih ediyorum ama. Zaten ideal olan da bu.

 


 

Sizi okumamış olanlar için eserlerinizi tanıtmak istesek, genel anlamda bir bütünlük yaratabilir miyiz? Ne yazarsınız, neyi yazarsınız?


Kurumsal yaşam ve iş hayatı romanlarımın arka planını oluşturuyor. Kahramanlarım da kendilerini harekete geçirmeye iten durumlara maruz kalıyor.

Sonuç olarak karakterlerimin maceraları için zemin hazırlayan modern dünyanın, sıklıkla karşılaşılan tuhaf durumlarında gerçekleşen, bulaşıcı nitelikte bir aksiyon - gerilime ulaşıyorum. Hiçbir şey gerçeklik kadar tuhaf değildir. Çoğunlukla, sigorta sahtekârlığı, internetin kötüye kullanımı, sahte kimlik ya da günümüz seks işçileri ticareti gibi güncel konular ya da kurgular kullanıyorum. Yedi romanım, Hollanda’da her yıl verilen polisiye roman ödüllüne aday oldu ve üç kez bu ödüle layık görüldüm.

2002 senesinde SCHIJN VAN KANS (Chance in Hell), 2006’da DE MACHT VAN MENEER MILLER (Bay Miller) ve 2008’de de CELL ödüle layık görülen romanlarım. İlk romanlarımdan, CLAIM (1996) 2001 yılında filme çekildi ve başrolde Billy Zane ve Louise Lombard yer aldı. 2010’da ise BAY MILLER adlı eserim bir Hollanda kanalı için dört bölümlük dizi olarak yayınlandı.

 

Okurlar genelde, okudukları yazarların okuduklarıyla da ilgilenir. Siz kimleri okuyorsunuz?


Çoğunlukla Amerikalı ve İngiliz yazarları okuyorum. Douglas Coupland, Richard Powers, DBC Pierre, Paul Auster, John Fante ve başka birçok isim var. Her yıl yeni isimler keşfediyorum ve daha önce duymadığım yazarların eserlerini almak için de düzenli olarak kitabevlerine uğruyorum.

 


Yazarların her okuyucudan daha çok başucu kitabı vardır. Siz hangi kitabı yazmış olmayı isterdiniz?


Desmond Bagley’nin FLYAWAY (1978) adlı eserini okuduğumda, kendimi ilk defa öykü yazmak isterken buldum. Desmond Bagley ve Nevil Shute, sevdiğim tarzda öykü yazan iki isim. Her türlü belaya bulaşan ve bu karışıklıktan kendini kurtarmaya çalışan, sıradan insanların hikâyesini yazıyorlar.


Alelâde bir obje hakkında yazarak, birçok şeyi değiştirebileceğinizi söyleseler, hangi objeyi kullanırsınız?


Yalnızca yazarak bir şeyleri değiştirmeniz çok zor. Mahremiyet – yitirmekte olduğumuz – ve iletişim teknolojileri tarafından ele geçirilen modern yaşam, bilişim ve bilgi teknolojilerinin yanı sıra, her yerde karşımıza çıkan otomatikleşmiş sistemlerin yanlış tarafına geçtiğimiz anda nasıl birer “suçlu”ya dönüştüğümüz hakkında yazıyorum. Bu sistemleri değiştirebildiğimi pek sanmıyorum ancak, daha çok farkında olursak ve hükümetlerle, kurumlara bu sistemlere erişebilmelerinde kısıtlama sağlayabilirsek, her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorum.

 

 


Okuyucular, yazarların kendilerini gördüğünde farklı tepkiler veriyor. Kimi şaşırıyor, kimi hayal kırıklığına uğruyor, kimi hayatının aşkını bulmuş gibi oluyor. Okuyuculara önsöz takdim etmek adına bize, ne giyersiniz, ne yersiniz, ne içersiniz kısaca anlatabilir misiniz?


Kot pantolon, polo t-shirt ve ceket. Spor ayakkabı ve bazen de mokasen. Ara sıra takım elbise de giyiyorum ama kravat yok. Hemen hemen her şeyi yediğimi de söyleyebilirim. Söylediğim gibi Türk yemeklerin tatmak için de sabırsızlanıyorum. Ve elbette su, kahve, alkolsüz içecekler, şarap ve viski.

 

 


Charles den Tex kimdir?

 

 

Charles Den Tex (1952 Camberwell, Avustralya) Londra’da Fotoğraçılık ve Sinema eğitimi gördü; Paris’te İngilizce öğretmeni olarak çalıştı. Hollanda’nın The Hague şehrinde bir reklamcılık şirketinde metin yazarlığı yaptı ve 1980’den bu yana iletişim ve yönetim danışmanlığı yapıyor. Bir çok şirket ve organizasyonda görev alan yazar, ilk cinayet romanı Dump,1995 yılında yaymladı. Kitap, her yıl verilen “Gouden Strop Cinayet Romanı" ödülünde finale kaldı. O günden bu yana on cinayet romanı yazan Charles den Tex’in iki kısa öyküsü ve bir de danışmanlık ve yönetim jargonu üzerine sözlüğü bulunuyor. Romanlarından yedisi “Gouden Strop”a aday olan ve üç kez de (Schijn Van Kans, 2002; De Macht Van Meneer Miller, 2006; Cell, 2008) bu ödülü kucaklayan yazar 1999 yılından 2004’e kadar Hollanda Cinayet Romanı Yazarları Derneği’nin başkanlığını yaptı.

 

Charles den Tex'in daha önce Bay Miller adlı eseri Okuyan Us tarafından Türkiye'de yayımlandı. Şimdi ise CELL isimli eseri YKY'den çıkmak üzre gün sayıyor.




Toplam oy: 968

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.