Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Karne: Yazar Olabilir miyim?, Paradoks, Saklı Şiirler



Şahane
Toplam oy: 898

Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perva tarafından yapılmıştır.

 

 

 

Saklı Şiirler, Ayşe Kulin, Everest Yayınları

 

 

Baskı


Bembeyaz kapakta sırt yazısı ortalanmamış, iç baskıda boya ayarı çok dengesiz, kapakta suyolu ters, oyuncaklı bir tasarım daha özenli bir işçilik gerektirir.

 

 

 

 

 

 

Kapak tasarımı


Bir çoksatan kapağında olağan olduğu üzere yazar adı, tasarımın dolayısıyla gözün giriş noktasının odağına yerleşmiş. Onu tamamlayan kitap adı ise özel kesim ile yapılan küçük bir kağıt oyunu ile 'saklı' bırakılmış. Bu saklılık hali okuru kapakla ilgilenmeye, oynamaya ve Saklı Şiirler başlığını keşfetmeye yönlendiriyor. Kapaktaki kavanoz görseli üzerine kabartma yerine içe gömme yapılsa kağıt oyunu belki daha kolaylaşabilirmiş.


Son noktada ilgi çekici, sürprizli, etkileşimli bir kapak. Ayşe Kulin yazısındaki k ve u arasındaki (ancak bir meslek erbabının farkedebileceği) harf arası hatası dışında Türkiyeli yayınevlerinde sık rastlamadığımız usta işi bir tasarım. Yayınevlerinin iyi tasarım için maliyetten kaçmadığı bu tür kapakları daha sık görmeyi diliyoruz. Keşke matbaa uygulaması daha iyi olabilseydi.


Arka kapak, ön kapakta saklanan kitap adının açıklandığı bir tür cevap anahtarı. Yalın, sade ve etkileyici. Sırt ise ortalama hatası dışında olması gerektiği gibi. Everest’in yıllardır tasarıma yaptığı bu yatırımı ilgiyle izlediğimizi ve bu konudaki ısrarının karşılığını almaya başladığını düşündüğümüzü de belirtmeden geçmeyelim.

 

 

İç sayfa tasarımı


İç sayfalar çıtayı yükseğe koyan kapağın yanında sönük ve sade kalsa da bir şiir kitabından beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Tırnaklı ve okunaklı bir yazıtipi kullanılarak dizilmiş satırlar görece ferah dizilmiş. Sayfaların alt taraflarına dizilmiş satırlar, tasarımı şiirin ahengini kolayca taşıyabilir kılmış.


Kullanılan kağıt kısmen arka veriyor ama rengi ve dokusu okumayı kolaylaştırıyor künyesindeki bilgiler yeterli.

 

 

 


 

 

 

Yazar Olabilir miyim?: Yaratıcı Yazarlık Dersleri, Semih Gümüş, Notos Kitap

 

 

Baskı


Ön ve arka baskı arasında ciddi ayarsızlık, formalar arasında boya dengesizlikleri, gene de oldukça temiz bir kitap. Künyede tasarım var da ben mi göremedim?

 

 

 

 

 

 

Kapak tasarımı


Sadece yazı kullanarak üretilmiş başarılı bir kapak tasarımı. Yazının bir görsel olarak kullanılması kitabın içeriği ile güçlü bir bağ kuruyor. Başlık, yazar adı ve devamında gelen metnin arasındaki okunurluk hiyerarşisi renk ve metin rengi ve büyüklükleriyle oynayarak kurulmuş. Ancak altta yer alan gri metin üzerine gofre uygulanarak yaratılan dokunun neden başlık ve yazar adından esirgendiğini anlamak zor.


Kapak içinin kapakta kullanılan renklerden biri ile kaplanması kapaktan içeriğe geçişte kurulan ilişkiyi güçlendiriyor. Arka kapakta yazardan bir alıntı ve kitabın içindekilerinden seçilmiş konulardan oluşan bir tanıtım metni var.


Bu tasarımın zayıf noktasının sırtı. Sırtta yer alan bilgiler tasarımın bütününde bir tutarsızlığa neden olacak şekilde, kapaktaki tırnaklı yazıtipinden tümüyle farklı düz bir yazıtipiyle yazılmış.

 

 

İç sayfalar tasarımı


İç sayfalarda tırnaklı ve okunaklı bir yazıtipi kullanılmış. Satır araları, yazı büyüklüğü ve ara başlıklar ile metin ilişkisi iyi kurgulanmış. Bir boş zaman değerlendirme kitabı olmadığına göre yazıların büyüklüklerinin az ışığa ya da toplu taşıma araçlarında okumaya uygun olmaması da normal karşılanabilir.


Kitapta yer alan usta yazarlardan öğüt niteliğinde alıntılar ve okuma listeleri türünden metinler, ana metinden farklı olarak, tırnaksız bir yazıtipiyle dizilmiş. Bu durum fotoğraflarla desteklenen bu sayfalara ansiklopedik bir duygu yüklüyor ve didaktik bir hava yaratıyor. Bu havanın okur ile mesafeyi açtığını ve sayfaların değerini bir miktar düşürdüğünü söylemeden geçmeyelim.


Kapaktan farklı olarak, iç kapakta yazarın adının neden daha büyük ve üstte olduğunu anlamak zor. Künyesi yeterli değil, ne tasarımcısının ne de diğer emek verenlerin isimlerini künyede göremedik. Kullanılan kağıt dokusu ve rengiyle iyi bir örnek. Ancak baskı biraz soluk kalıyor.

 

 

 


 

 

 

Paradoks: Bilimin En Büyük Dokuz Bilmecesi, Jim Al-Khalili, Domingo

 

 

Baskı


Küçük özensizlikleri bir tarafa bırakırsak teknik açıdan bu sayının kitabı. Kapakta kaplanmamış kağıt kullanılması da daha görünür kılıyor.

 

 

 

 

 

 

Kapak tasarımı


Dikkat çekici bir kapak tasarımı. Şirin bir kedi yavrusunun gözlerinde kırmızı ve yeşil helezonik grafiklerin altında yazılı başlık ve alt-başlık ve en altta yazar adı. Sadece fikri değerlendirseydik 5 yıldız garantiydi. Ancak, ne yazık ki tasarımı bütünsel olarak değerlendirmeliyiz.


Büyük ebatlı bir kitap olmanın getirdiği olanaklardan faydalanılılırken aşırıya kaçılmış. Paradoks başlığı sırta o kadar yakın ki kapağın açılmasının rahatlatmak için verilen kat yerinin üzerinden başlıyor. Kapağın alt bölümünde tam bir curcuna hakim. Yazar adı, Einstein’in dil çıkaran görseliyle bir tür sticker halinde yerleştirilmiş “dikkat kuantum içerir” yazısı, çevirmenin ismi, yayınevinin logosu tümüyle birbirine girmiş. Bunun yerine görsel-başlık, yazar ve çevirmen adı yukarıda toplanıp, alt kısım bir tür pack shot olarak kullanılmalıydı.


Arka kapak Financial Times’tan bir alıntı’nın altında yer alan bir tanıtım metninden oluşuyor. Ön kapaktaki gibi burada da fazla dikkati dağıtacak şekilde farklı font büyüklük ve kalınlıkları kullanılmış. Bu durum önce nereye bakacağınızı şaşırmanıza neden oluyor.


Sırt, ciltleme sırasında kaymış olması dışında, kapak ile uyumlu ve gerektiği gibi tasarlanmış. Kapak kağıdının doku ve renk olarak iyi bir seçim olduğunu not etmeden geçmeyelim.

 

 

İç sayfa tasarımı


Kitabın içi orijinal edisyonun tasarımı üzerinden mi yerelleştirildi, yoksa sıfırdan mı tasarlandı / dizildi bilmiyoruz. Ancak büyük ve okunaklı puntolarla dizilmiş tırnaklı bir yazıtipi, her ışıkta okumayı kolaylaştıracak dengeli bir baskı doygunluğu ve derli toplu dizilmiş sayfalarla karşı karşıyayız. Başlık-alt başlık-metin hiyerarşisi, sayfa aralarında yer alan açıklayıcı çizimler, sayfaların içlerine gömülmüş matematik formüllerinde bile yazıtipinde tutarlılığa önem verilmesi, dipnotlar ve dizindeki özen gibi detaylara baktığımızda iyi bir uygulama ile karşılaşıyoruz. Tam da yazarının içerikte yapmayı istediği gibi kolay ve zevkle okabilecek sayfalar üretilmiş.


Aynı kapakta kullanılan gibi iç kağıt da dokunuşu ve rengiyle fark yaratıyor. Künyesi ayrıntılı ve yeterli görünüyor. Emeği geçenlerin eline sağlık.

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Rüyamda aksakallı bir ihtiyarı gördüğümde heyecanlandım. Bana tüm araştırmalarım için nasihat veriyordu. Dewey’e bak dedi usulca. Gece yarısında heyecanla uykudan uyandım. O gün erkenden yatmıştım ve evdekiler henüz uyumuşlardı. Uykumun derinliğinde gelen bu mesaj beni uyandırmaya yetmişti.

1. İbrahim Tenekeci’den seçme şiirler: Sözü Yormadan

 

Uzakta, hırçın denizin ortasında bir yer… Kimileri için nefes kesici güzellikte, kimileri içinse ürkütücü ve kasvetli doğası, bize bir hayli yabancı dili, yarım milyondan az nüfusu… Soğuğu ve yanardağları ile ateş ve buzun ülkesi burası; İzlanda. Bulutlar güneşi perdeledikçe, kasvet arttıkça, suç edebiyatı da daha keyifli hale gelir.

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de James Joyce’un İletişim Yayınları’ndan çıkan tek öykü kitabı Dublinliler’dir. Bu öykülerde Joyce “şehrin sesi”ni modern öyküye kazandırmıştır.

 

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.