Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Keşfetmeniz için Jehan Barbur öneriyor: AZ



Vasat
Toplam oy: 936

Keşfet'in bu ayki konuğu Jehan Barbur, AZ'ı neden seçtiğini kendi el yazısıyla yazdı! Hakan Günday'ın AZ romanı için "Dahiyane bir kurgu. Bana iyi bir tokat attı," diyen Barbur'un seçimini kendi el yazısından okuyun.

 

 

 

 

 

Sevgili Jehan Barbur, bu ay hangi kitabı keşfedelim?

 

Çok yeni bir kitap olmasa da, Hakan Günday- AZ.

 

Başka hangi kitaplar vardı aklında? Bu şanslı kitabın zorlu rakiplerini öğrenmek isteriz.

 

Yine Hakan Günday'dan Azil, Barış Bıçakçı'dan Sinek Isırıklarının Müellifi, Charles Bukowski'den Ekmek Arası. Hepsi ayrı ayrı çok güzel.

 

Neden bu kitap? En çok ne vurmuştu seni?

 

Dahiyane bir kurgu. Kendime, hayata ve görebileceklerime bu kadar yukarıdan, dışarıdan ve aynı zamanda da bu kadar içten ve içeriden bakabilmeyi isterdim. Oya gibi incelikle işlenmiş. Bana iyi bir tokat attı AZ.

 

Hangi müzik eşlik etmeli bu kitaba?

 

Kitabın kendi müziği var ve çok değişken. 'Şu müzik' eşlik etmeli desem, kitabı kısırlaştırmış olurum. Ayıptır söylemesi ama ama hiçbir kitabı okurken klasik müzik dışında bir müziğe emanet edemem. Hikayenin kendisi yeterli.

 

Bize bir tadımlık cümle yazsan kitaptan?

 

AZ'dan yazamam. Kitabın tamamı koca bir cümle, ama Azil'den yazacağım:

 

"Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağıya çeker."

 

"Her şey söylenmiş olabilir ama ben daha söylemedim."

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Rüyamda aksakallı bir ihtiyarı gördüğümde heyecanlandım. Bana tüm araştırmalarım için nasihat veriyordu. Dewey’e bak dedi usulca. Gece yarısında heyecanla uykudan uyandım. O gün erkenden yatmıştım ve evdekiler henüz uyumuşlardı. Uykumun derinliğinde gelen bu mesaj beni uyandırmaya yetmişti.

1. İbrahim Tenekeci’den seçme şiirler: Sözü Yormadan

 

Uzakta, hırçın denizin ortasında bir yer… Kimileri için nefes kesici güzellikte, kimileri içinse ürkütücü ve kasvetli doğası, bize bir hayli yabancı dili, yarım milyondan az nüfusu… Soğuğu ve yanardağları ile ateş ve buzun ülkesi burası; İzlanda. Bulutlar güneşi perdeledikçe, kasvet arttıkça, suç edebiyatı da daha keyifli hale gelir.

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de James Joyce’un İletişim Yayınları’ndan çıkan tek öykü kitabı Dublinliler’dir. Bu öykülerde Joyce “şehrin sesi”ni modern öyküye kazandırmıştır.

 

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.