Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Sokaktan: Ankara'da bir vampir hayaleti dolaşıyor: Edward Cullen



İyi
Toplam oy: 1037

Ankara'nın adı kitapçılarla özdeşleşmiş Olgunlar Sokağı'nda bir bozkır ikindisi. Gölgelik kitapçı önleri, bunaltıcı temmuz sıcağında Ankaralılar için kitap bakmanın yanı sıra usulca bir nefeslenme yeri gibi. Vampir edebiyatına ve sinema uyarlamalarına dair görüşler ekseriyetle gençliğinin ilk demlerindeki taze belleklerden. Sinema uyarlamalarının kitaplardan daha çok ilgi görmesi şaşırtıcı değil. Herkesin dilinde bir Edward var ki sormayın gitsin.

 

 

 

 

 

"AKSİYON HER ZAMAN VAR"

 

 

 

 

Sinan Mete Kutluata (22, Öğrenci)


Vampir edebiyatı kitaplarını okuma fırsatım olmadı ama Alacakaranlık, Şafak Vakti, Tutulma, Yeniay filmlerini arkadaşlarımla izledim. Filmlerdeki sevgi, entrika konuları ve kavga dövüş sahneleri ilgimi çekince bütün seriyi izledim. Ayrıca sanal dünyada yaşanılanları izlemek de ayrı bir heyecan veriyor. Aksiyon her zaman var bu da ilgi çekici. Yeni filmlerinin çıkmasını da merakla bekliyorum.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"KURT ADAM DA ÇOK YAKIŞIKLIYDI"

 

 

Belgin Akyüz (15, Öğrenci)

Yaşıtlarım arasında yaygın olduğu için birkaç sene önce vampir kitapları okumuştum. O dönem ilgimi çekmişti, belki herkesin okumasından dolayı oldu bu. Şimdi yenileri çıkarsa okur muyum bilmiyorum. Bir insanla bir vampirin aşkı, kızın vampire dönüşmesi çok ilgimi çekmişti. En çok Tutulma filmini beğendim. Edward elbette benim favorim ama Tutulma filminde Kurt Adam da çok yakışıklıydı.

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"EN ÇOK EDWARD DİKKATİMİ ÇEKİYOR"

 

 

 

Merve Kılıç (16, Öğrenci)

Uzun zamandır vampir edebiyatı okuyorum. Yaratıcı, farklı ve doğada olmayan şeyler olduğu için ilgimi çekiyor. Benim için yeni, başka bir dünyanın kapılarını açıyor. Hayalgücümü de geliştiriyor. Alacakaranlık serisini ve Gece Evi serilerini okudum. En çok Edward ilgimi çekiyor. Film olarak da en çok Alacakaranlık filmini seviyorum. Alacakaranlık'ın son filmi biraz ahlaksız olduğu için o hoşuma gitmedi.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

"EDWARD HER KIZIN HAYALİNDEKİ ÇOCUK"

 

 

 

Berfin Çakmakçı (15, Öğrenci)

Annem Alacakaranlık kitabını hediye almıştı. O kitabı okuduktan sonra diğerlerini de okudum. Kitaplardaki aşk hikayesi benim kitapları okumam için ilk neden. Şafak Vakti kitabını çok beğendim çünkü orada evleniyorlardı. Edward her kızın hayalindeki çocuk gibi. Kararlı, maceracı ve duygusal. Kızın vampirden hamile kalması, annelik isteği de kitapta bana çok ilginç geldi. Ama bunun gerçekten olabileceği tabi ki çok gerçekçi gelmiyor.

 

 

 

 


 

 

 

"ADETA HAYATA BİR SÜRE ARA VERİYORSUNUZ"

 

 

 

Zahide Akpınar (30, Muhasebeci)

Vampir hikayelerinin anlatıldığı kitapları gençlerin elinde görüyordum. Bu tür kitaplar okuyan bir arkadaşımdan Alacakaranlık'ı alıp okudum. Kitabın masalsı dünyası, karakterlerin farklılığı ve dinamizmi ilgimi çekti. Konular da oldukça sürükleyici. Daha sonra bu konudaki diğer kitapları okumaya vaktim olmasa da bütün filmlerini izledim. Filmlerde de o masalsı dünyanın aktarılışı çok hoşuma gitti. Başka bir dünyanın içinde kendinizi buluyorsunuz ve adeta hayata bir süre ara veriyorsunuz.



 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Rüyamda aksakallı bir ihtiyarı gördüğümde heyecanlandım. Bana tüm araştırmalarım için nasihat veriyordu. Dewey’e bak dedi usulca. Gece yarısında heyecanla uykudan uyandım. O gün erkenden yatmıştım ve evdekiler henüz uyumuşlardı. Uykumun derinliğinde gelen bu mesaj beni uyandırmaya yetmişti.

1. İbrahim Tenekeci’den seçme şiirler: Sözü Yormadan

 

Uzakta, hırçın denizin ortasında bir yer… Kimileri için nefes kesici güzellikte, kimileri içinse ürkütücü ve kasvetli doğası, bize bir hayli yabancı dili, yarım milyondan az nüfusu… Soğuğu ve yanardağları ile ateş ve buzun ülkesi burası; İzlanda. Bulutlar güneşi perdeledikçe, kasvet arttıkça, suç edebiyatı da daha keyifli hale gelir.

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de James Joyce’un İletişim Yayınları’ndan çıkan tek öykü kitabı Dublinliler’dir. Bu öykülerde Joyce “şehrin sesi”ni modern öyküye kazandırmıştır.

 

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.