Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Yeni buluşma noktası: Kütüphaneler



Toplam oy: 20

Türkiye kütüphaneleri giderek daha çok seviyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 yılına ilişkin açıkladığı kütüphane istatistikleri de bu doğrultuda. TÜİK verilerine göre, ülke genelinde geçen yıl itibarıyla biri milli, 1162 halk, 598 üniversite, 29 bin 690 örgün ve yaygın eğitim kurumu olmak üzere toplam 31 bin 451 kütüphane faaliyet gösteriyor.      

 

Milli Kütüphane’nin 23 bin 747, halk kütüphanelerinin 2 milyon 840 bin 504 ve üniversite kütüphanelerinin 3 milyon 912 bin 306 üyesi bulunuyor. Geçen yıl Milli Kütüphane’deki kitap sayısı 1 milyon 463 bin 488 olarak tespit edildi. Buradaki diğer materyalin sayısı yüzde 7 artarak 197 bin 216 oldu. Milli Kütüphane’den yararlananların sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 0,6 artışla 633 bin 999 olarak kayıtlara geçti. Halk kütüphanelerinin sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 1,4 artarak 1162’ye yükseldi.

 

Üniversitelerdeki kitap sayısı arttı   

 

Üniversite kütüphanelerinin sayısı geçen yıl 598 olarak kayıtlara geçti. Buralardaki kitap sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7,4 artışla 17 milyon 600 bin 15 oldu. Kayıtlı üye sayısı ise bu dönemde yüzde 2,6 artarak 3 milyon 912 bin 306’ya yükseldi.     

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.