Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Ünlü simaların kütüphaneleri



Toplam oy: 959

Birçoğumuzun hayalidir, çok paramız veya yeni bir evimiz olunca ya da evimizdeki fazlalıklardan kurtulunca güzel bir kütüphane oluşturmak. Ünlü ve zengin simalardan birkaçı bu hayali gerçekleştirmiş görünüyor. Bakalım kimin nasıl bir kütüphanesi var?

Karl Lagerfield'ın Kişisel Kütüphanesi: Samimi olmak gerekirse o kadar çok kitap var ki sırf isimlerini okumak bile bir hayli vakit alabilir.

 

 

 


Diane Keaton'un Kişisel Kütüphanesi: Işıklandırma ve renkler harika, duvarlardaki yazılar muhteşem ama hiç sandalye yok gibi. Kitapları okurken ya da sadece karıştırırken insan oturma ihtiyacı hissedebilir.

 

 

 

 

Woody Allen'ın Kişisel Kütüphanesi: Filmleri dünyada ilgiyle izlenen ödüllü yönetmen Woody Allen'ın kütüphanesi de oldukça ilgi çekici. Oldukça samimi ve rahat görünen kütüphaneye bayıldık.

 

 

 

Keith Richards'ın Kişisel Kütüphanesi: Richards'tan da beklendiği gibi gerçekten çok şeker bir kitaplık.

 

 

 

William Randolph Hearst’ın Kütüphanesi: Rüya gibi bir kütüphane. Eğer burası benim olsaydı bütün arkadaşlarımı davet edip büyük kütüphane partileri verirdim. Herkesin kitapların içinde kaybolduğu, nadir sessiz partilerden olurdu sanırım.

 

 

 

Neil Gaiman'ın Kişisel Kütüphanesi: Bu adam gerçekten 'okuyor'. Bunların hepsini okuduğunu ya da birkaç rafın 'okunacak kitaplar rafı' olduğunu düşünsenize!

 

 

 

 

Sting'in Londra'daki evinin merdivenlerinin hemen başında duran kütüphanesi çok güzel. Duyumlarımıza göre bu raflar pek fazla hukuk ve felsefe kitabı ihtiva ediyormuş.

 

 

 

Buyrun bakalım. Burası da tasarımcı Mark Badgley ve James Mischka'nın haftasonu evindeki kütüphaneleri. Siyaha boyanmış ahşap kütüphaneye modern bir hava katmış. Yemek masasıyla kitapların yan yana kombine edilmiş olması da eğlenceli bir durum olabilir. Aslında bu bana 'okumalı akşam yemeği partisi' için güzel fikirler çağrıştırdı. Şarap, kitaplar, arkadaşlar ve kısa pasajların okunduğu bir oyun...

 

 

 

 

Burası  Jula Child'ın Cambridge-Massachusetts'te yaşadığı evin kütüphanesi. Bu samimi ve doğal tonlardaki kütüphane bende şöminenin yanına kıvrılıp bir kitabın içinde kaybolma isteği uyandırdı. 

 

 

 

Burası açık ara farkla en sevdiğim kütüphane oldu. Bu kütüphane Johns Hopkins Üniversitesi'nde çalışan ve Beşeri Bilimler Merkezi'nin kurucusu olan Profesör Richard A. Macksey'e ait. Kendisi 70,000 kitaptan oluşan (yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki) bu kütüphaneyle Maryland'in en geniş kütüphanelerinden birine sahip.

 

 

 

 

 

Çeviren: Ceren Kavak

Yorumlar

Yorum Gönder


Kimi kitaplar bir seferlik, okuduğunuzda bitiyor, kimi kitapları ömür boyu okusanız da bitiremiyorsunuz, bitmiyorlar. Pul koleksiyonu yapar gibi kitap koleksiyonu yapanlar da var, bunlardan sıkı okuyucu çıkmıyor pek.

57%
43%

Şimdilik 8 kitaplık kitabım var ileri de daha zevkli hale getireceğim kuşkusuz ama bunları yakalamam çok zor

29%
71%

Bazıları sadece vitrin vazifesinde görünüyor gibi; ama bazıları iyi "okurların" eminim gözlerini kamaştırıyor ve tatlı bir hayale sevk ediyor: "Acaba bir gün benim de böyle bir kütüphanem olacak mı?". Hele hele bir de koliler içinde, sağda solda, evin kuytuluklarında -bırakın raflarda sergilemeyi- kitaplarını göremeyen ben gibi bahtsızları... Kütübü olmak güzel; ama kütüphanesi olmak çok daha güzel.

Güzel ve ilginç bir çalışma olmuş... Teşekürler:)

45%
55%

Hayalimiz. Bizim de böyle bir kütüphanemiz olacak...Hazırlıklara başladık.

48%
52%

Hepsi çok güzel, mükemmel. Türkiye'de de birçok örnek var. Sema Aslan'ın Benim Kitaplarım 35 İsim 35 Kütüphane adlı çalışması buna çok güzel bir örnektir. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.

47%
53%

gerçekten harika insanın oralarda kapanıp günlerce kitap okuyası geliyor türkiyeden de bu örnekler vardır bence umarım bir dahaki araştırma bunun üzerine yapılır sevgili sabit fikir yazarları :)

44%
56%

arkadaş hayran kaldım mükemmel

49%
51%

Türkiye'den kimse yok değil mi? Burada okadar az insan okuyorki!

41%
59%

Muazzam kütüphaneler .

47%
53%

bayıldım...

48%
52%

Benim... kitaplık desem olmaz bi kaç kitabım desem hiç olmaz bu insanları baz aldığımda benim bırakın kitaplığı/kütüphaneyi ben baya böyle kör cahilim. :=)

50%
50%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

DOT’taki çalışmalarıyla tanıdığımız Murat Daltaban’ın yönetmenliğini üstlendiği Eugène Ionesco uyarlaması oyun Gergedanlar (Rhinoceros) İskoçya'dan dört ödülle döndü.

George R.R. Martin geçtiğimiz günlerde kişisel blog'unda duyurduktan sonra, tüm ajanslara haber düşmeye başladı. HBO, Game of Thrones evrenini devam ettirecek "spin-off" dizilerden ilki konusunda ciddi adımlar atmıştı artık.

 

Bursa Nilüfer Belediyesi 2013 yılında Sabahattin Ali anısına başlattığı "Yılın Yazarı" başlıklı öykü ödüllerini bu sene Sevgi Soysal ile devam ettiriyor. Genç öykücüleri yazmaya teşvik eden yarışma geçtiğimiz yıllarda Orhan Kemal ve Yaşar Kemal gibi isimleri de anmıştı.

 

Kayıp Kız ile bir anda tüm dünyada tanınan, romanın David Fincher imzalı sinema uyarlamasıyla popülaritesi daha da artan Gillian Flynn’in Sharp Objects adlı romanı iddialı bir projeyle televizyon ekranlarına geliyor.

 

European Design Awards 2008’den bu yana, illüstrayon, tipografi, dijital tasarım gibi 7 ana kategoride 35 farklı ödülün dağıtıldığı bir tasarım yarışması. Bu yıl Oslo'da düzenlenen ödül töreninde, edebiyat dünyasından tanıdığımız üç tasarımcının ismi öne çıktı.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.