Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Ünlü simaların kütüphaneleri



Toplam oy: 1453

Birçoğumuzun hayalidir, çok paramız veya yeni bir evimiz olunca ya da evimizdeki fazlalıklardan kurtulunca güzel bir kütüphane oluşturmak. Ünlü ve zengin simalardan birkaçı bu hayali gerçekleştirmiş görünüyor. Bakalım kimin nasıl bir kütüphanesi var?

Karl Lagerfield'ın Kişisel Kütüphanesi: Samimi olmak gerekirse o kadar çok kitap var ki sırf isimlerini okumak bile bir hayli vakit alabilir.

 

 

 


Diane Keaton'un Kişisel Kütüphanesi: Işıklandırma ve renkler harika, duvarlardaki yazılar muhteşem ama hiç sandalye yok gibi. Kitapları okurken ya da sadece karıştırırken insan oturma ihtiyacı hissedebilir.

 

 

 

 

Woody Allen'ın Kişisel Kütüphanesi: Filmleri dünyada ilgiyle izlenen ödüllü yönetmen Woody Allen'ın kütüphanesi de oldukça ilgi çekici. Oldukça samimi ve rahat görünen kütüphaneye bayıldık.

 

 

 

Keith Richards'ın Kişisel Kütüphanesi: Richards'tan da beklendiği gibi gerçekten çok şeker bir kitaplık.

 

 

 

William Randolph Hearst’ın Kütüphanesi: Rüya gibi bir kütüphane. Eğer burası benim olsaydı bütün arkadaşlarımı davet edip büyük kütüphane partileri verirdim. Herkesin kitapların içinde kaybolduğu, nadir sessiz partilerden olurdu sanırım.

 

 

 

Neil Gaiman'ın Kişisel Kütüphanesi: Bu adam gerçekten 'okuyor'. Bunların hepsini okuduğunu ya da birkaç rafın 'okunacak kitaplar rafı' olduğunu düşünsenize!

 

 

 

 

Sting'in Londra'daki evinin merdivenlerinin hemen başında duran kütüphanesi çok güzel. Duyumlarımıza göre bu raflar pek fazla hukuk ve felsefe kitabı ihtiva ediyormuş.

 

 

 

Buyrun bakalım. Burası da tasarımcı Mark Badgley ve James Mischka'nın haftasonu evindeki kütüphaneleri. Siyaha boyanmış ahşap kütüphaneye modern bir hava katmış. Yemek masasıyla kitapların yan yana kombine edilmiş olması da eğlenceli bir durum olabilir. Aslında bu bana 'okumalı akşam yemeği partisi' için güzel fikirler çağrıştırdı. Şarap, kitaplar, arkadaşlar ve kısa pasajların okunduğu bir oyun...

 

 

 

 

Burası  Jula Child'ın Cambridge-Massachusetts'te yaşadığı evin kütüphanesi. Bu samimi ve doğal tonlardaki kütüphane bende şöminenin yanına kıvrılıp bir kitabın içinde kaybolma isteği uyandırdı. 

 

 

 

Burası açık ara farkla en sevdiğim kütüphane oldu. Bu kütüphane Johns Hopkins Üniversitesi'nde çalışan ve Beşeri Bilimler Merkezi'nin kurucusu olan Profesör Richard A. Macksey'e ait. Kendisi 70,000 kitaptan oluşan (yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki) bu kütüphaneyle Maryland'in en geniş kütüphanelerinden birine sahip.

 

 

 

 

 

Çeviren: Ceren Kavak

Yorumlar

Yorum Gönder


Kimi kitaplar bir seferlik, okuduğunuzda bitiyor, kimi kitapları ömür boyu okusanız da bitiremiyorsunuz, bitmiyorlar. Pul koleksiyonu yapar gibi kitap koleksiyonu yapanlar da var, bunlardan sıkı okuyucu çıkmıyor pek.

57%
43%

Şimdilik 8 kitaplık kitabım var ileri de daha zevkli hale getireceğim kuşkusuz ama bunları yakalamam çok zor

29%
71%

Bazıları sadece vitrin vazifesinde görünüyor gibi; ama bazıları iyi "okurların" eminim gözlerini kamaştırıyor ve tatlı bir hayale sevk ediyor: "Acaba bir gün benim de böyle bir kütüphanem olacak mı?". Hele hele bir de koliler içinde, sağda solda, evin kuytuluklarında -bırakın raflarda sergilemeyi- kitaplarını göremeyen ben gibi bahtsızları... Kütübü olmak güzel; ama kütüphanesi olmak çok daha güzel.

Güzel ve ilginç bir çalışma olmuş... Teşekürler:)

40%
60%

Hayalimiz. Bizim de böyle bir kütüphanemiz olacak...Hazırlıklara başladık.

45%
55%

Hepsi çok güzel, mükemmel. Türkiye'de de birçok örnek var. Sema Aslan'ın Benim Kitaplarım 35 İsim 35 Kütüphane adlı çalışması buna çok güzel bir örnektir. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.

40%
60%

gerçekten harika insanın oralarda kapanıp günlerce kitap okuyası geliyor türkiyeden de bu örnekler vardır bence umarım bir dahaki araştırma bunun üzerine yapılır sevgili sabit fikir yazarları :)

40%
60%

arkadaş hayran kaldım mükemmel

46%
54%

Türkiye'den kimse yok değil mi? Burada okadar az insan okuyorki!

40%
60%

Muazzam kütüphaneler .

43%
57%

bayıldım...

44%
56%

Benim... kitaplık desem olmaz bi kaç kitabım desem hiç olmaz bu insanları baz aldığımda benim bırakın kitaplığı/kütüphaneyi ben baya böyle kör cahilim. :=)

53%
47%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

"Da Vinci Şifresi", "Melekler ve Şeytanlar", "Cehennem" gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluşacak. 

 

Yunus Nadi Abalıoğlu’nun ismini yaşatmak için 1946 yılından beri düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nin kazananlar açıklandı. Pandemi sebebiyle dijital ortamda duyurulan ödüller 6 kategoride düzenlendi ve toplamda 8 isim ödüle layık görüldü. Salgının durumuna göre ödül töreninin kasım ayında yapılması planlanmaktadır.

 

Ailesi tarafından yazar, şair ve doktor Ceyhun Atuf Kansu adına 1986 yılından beri düzenlenen şiir ödülü, salgından dolayı bir yıl ertelendi. Yapılan açıklamaya göre 2021 yılında Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü için aday yapıt alınmayacak ve ödül verilmeyecek. Ödül, aradan geçen iki yılda (2020 ve 2021) çıkan kitaplar ve hazırlanan dosyalar üzerinden 2022’de yeniden verilmeye başlanacak.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Hayatımız Kitap programının bugün online olarak yayınlanacak dördüncü bölümünde Metin Celal'in konuğu yazar ve yayıncı Mine Soysal olacak! Programda ülkemizde yayıncılığı, çocuk yayıncılığının sorunlarını, çözüm yollarını, Soysal'ın yayıncılığını ve yazarlığını konuşulacak.

 

Tarih: 15 Ekim 2020 Perşembe (Bugün)

Saat: 21:00-21:45 

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tarafından iki ayda bir yayımlanacak olan Olağan Hikâye, ilk sayısında “Gerçekliği Yeniden Düşünmek” dosyasıyla yayımlandı.  Hakikat, kurmaca ve zaman ilişkisi üzerinden gerçekliğin hikâyedeki günümüz yansımalarının izini süren yazılarda, bu alanda usta kalemlerin imzası var.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.