Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

Söyleşi // En çok okunanlar



"LGBT içinde trans erkekler görünmez durumda"

Türkiye’de “öteki” çok muallakta bir kavram. Çünkü her an yanınızdakine göre “öteki” olabilirsiniz. Sağınızdakinin ötekisi, solunuzdakinin, dilinizin, cinsiyetinizin, inancınızın… Genellikle “öteki” kavramı daha çok ayrımcılığı temsil eder. Ama bunun dışında egemen olanın diline karşı duruş da “öteki” olarak tanımlanır; öteki medya, öteki kuram, öteki düşünce gibi.



"Muzır Kurul”un tek kadın üyesi Nilüfer Voltan Acar anlatıyor!

 

"Muzır Kurul”un tek kadın üyesi Nilüfer Voltan Acar anlatıyor!




Şiirle gelen intihar: Sylvia Plath

Shakespeare'den etkilendim demek küstahlıktır!

 

Peter Orr'un, "Yazarlar ve sanatçılar narsistirler. Onlar dışındaki herkesi tercih ederim!" diyen Sylvia Plath ile şiirleri, şairleri, hayatı hakkında gerçekleştirdiği röportajı, Buket Ketbağa Sabit Fikir okuyucuları için hazırladı!

 

 



İstanbul dünyanın en çirkin şehri olmaya aday

On yıl önce söyleseniz “nostaljisever bir romantik “olarak damgalanırdınız. Şimdiyse “İş işten geçti.” diyorlar. İstanbul “dev” yapılarla dolup taşıyor. Gökdelenler, toplu konutlar, AVM’ler, lüks oteller... Sürekli yeni projelerin, yeni şehir-semtlerin reklamını görüyoruz.



Blog yazarları edebiyata zarar mı veriyor?

İster katılın, ister katılmayın, bu yıl Man Booker Ödülü jüri başkanlığı görevini üstlenen Peter Stothard, edebiyat bloglarının ciddi eleştirinin sesini bastırdığı ve bunun da edebiyata zarar verdiği konusunda bir uyarıda bulundu.



Karataş Kardeşler ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

Tamer ve Caner Karataş ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

 

Ayşe ÇAVDAR

 



Virginia Woolf: Dudaklarda yaşayan sözcükler

Virginia Woolf, sözcükleri ve sözcüklerin insanlarla olan ilişkilerini anlatıyor. Buket Ketbağa, yazara ait tek ses kaydını Sabit Fikir okuyucuları için hazırladı. Woolf'un sözcüklerle olan ilişkisini kendi sesinden dinleyin.



Palahniuk: "Pigme'yi kasten yanlış yazdım"

Palahniuk: "Pigme'yi kasten yanlış yazdım"



Necati Tosuner: Tanrı vasat yazara acısın

Necati Tosuner'i bilir misiniz? Bilirseniz, eminim ki iyi bilirsiniz. Bilmiyorsanız, hemen hayatınıza bir Necati Tosuner parantezi açmanızı tavsiye ederim.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.