Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

C.S. Lewis'ten yazarlık üzerine beş kural




Toplam oy: 279

Birçoğumuzun Narnia Günlükleri ile tanıdığı bir yazar C.S. Lewis. Yakın dostu J.R.R. Tolkien ile birlikte fantastik edebiyatın en önde gelen isimlerinden biri aynı zamanda. Otuzdan fazla esere imza atan Lewis aynı zamanda bir eğitimciydi, dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri olan Oxford Üniversitesi'nde de İngiliz edebiyatı üzerine dersler veriyordu. Yani C.S. Lewis genç insanlarla bir hayli içli dışlıydı. Öğretmenlik görevinin yanı sıra hemen her gün genç hayranlarından mektuplar alıyordu ünlü yazar. Bu mektupları cevaplarken de bir hayli özenli davranıyordu. Hatta bu mektupların bir kısmı Letters to Children adlı bir kitapta da toplanmıştı.

 

 

 

C.S. Lewis'in en sık yazıştığı hayranlarından biri de yazara Amerike Birleşik Devletleri'nden mektuplar gönderen Joan adlı bir genç kızdı. Yazar ve genç hayranı arasında 1954 yılında başlayan yazışmalarda ikili karşılıklı olarak yirmiden fazla mektup kaleme almıştı. Bu mektuplardan birinde usta yazar genç takipçisine kendi yazarlık serüveninde uyguladığı beş kuraldan bahsediyordu. İşte C. S. Lewis'in beş yazarlık kuralı:

 

1. Dili her zaman anlatmak istediğiniz şeyi olabildiğince açık ifade edecek ve cümlelerinizden başka bir anlam çıkarılamayacak şekilde kullanın.

 

2. Uzun ve müphem sözcükler yerine her zaman sade ve doğrudan sözcükleri tercih edin. Vaatleri yerine getirmeyin ama onları her daim koruyun.

 

3. Eğer durumu somut sözcüklerle anlatabiliyorsanız soyut sözcükleri tercih etmeyin. "Daha çok insan öldü," demek istiyorsanız bunun yerine "Ölüm oranı yükseldi," demeyin.

 

4. İzah ettiğiniz şeyler hakkında nasıl hissetmemizi istediğinizi söylemekten başka işe yaramayan sıfatlar kullanmayın. Bir şeyin korkunç olduğunu söylemek yerine bizi dehşete düşürecek açıklamalar yapın. Ne kadar keyifli olduğunu söylemeyin, yazdıklarınızla bize keyif verin. Bu tür sözcükler kullanmak ( korkunç, harika, iğrenç, nefis gibi sözcükler) okura " Lütfen benim yerime benim işimi yapar mısınız?" demek gibidir.

 

5. Konuya fazla "büyük gelen" sözcükler kullanmayın. "Çok" demek yerine "sonsuz ölçüde" demeyin, aksi halde gerçekten sonsuz bir şeyden bahsetmek istediğinizde kullanacak bir sözcük bulamazsınız.

 

 

 

 


 

 

 

 

Kaynak: Writing Cooperative

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Hızır’la Kırk Saat, Sezai Karakoç’un kitapları içinde çok ayrı bir yerde duruyor.

 

 

Kapitalizmin üretim-tüketim ilişkilerindeki mutlak hegemonyası insan zihninde habis bir ura dönüşeli çok oldu. Sürekli satın alan, sürekli tüketen dev bir fabrika artık insan. Reklamlar bu dev fabrikanın çarklarını yağlayan birer azı dişi... İnsan satın aldıklarıyla var, satın alabildiği şeyler kadar var.

 

 

 

Adında Titanik olan, Fernando Pessoa’yı, Karl Marks’ı konuşturan, kahramanları Céline, Jean, David gibi isimler taşıyan Avrupalılardan oluşan ve Berlin’de ya da New York’ta geçen “yerli” kitapların sayısının arttığı sizin de dikkatinizi çekti mi?

 

Söyleşi

Gülenay Görekçi

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.