Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Fanfiction: Paralel evrende edebiyat




Toplam oy: 1190

Harry Potter'ın sonu sizi tatmin etmedi mi? Taht Oyunları'nın yeni sezonunu beklemekten bıktınız mı? Star Wars dünyasının içinde yaşayıp oradan hiç çıkmamak mı istiyorsunuz? O zaman tam size göre bir önerimiz var: Fanfiction ya da Türkçe deyimiyle hayran kurgu. Vikipedi'deki tanımına göre fanfiction "gerçek yaratıcı yerine hayranların orijinal karakterler ve olaylarla ilgili yazdıkları hikayelerdir". Diyelim Hermione'nin Harry'nin ruh eşi olduğunu düşünüyorsunuz ve J.K. Rowling'in Hermione ile Ron'u evlendirmesi hiç hoşunuza gitmedi. Hemen kendi hikayenizi yazıyorsunuz, bu hikayeyi yazarken orijinal Harry Potter serilerinin karakterlerini ve olayların geçtiği çevreyi muhafaza edip sadece kendi sonunuzu yaratıyorsunuz. Böylelikle asıl kitapların dünyası ile kendi yaratmak istediğiniz dünyayı kesiştirmiş oluyorsunuz.

 

Fanfiction'ın köklerini 17. yüzyıla kadar dayandıranlar bulunmakta ise de modern anlamda fanfiction bilimkurgu eserlerinin çoğalması ile ortaya çıktı denebilir. 1970'lerde Star Trek furyası, hayranlarının bazı bilim kurgu fanzinlerinde kendilerince hikayeler yazmalarına neden oldu. Elbette ki fanfiction internetin yaygınlaşması ile en popüler noktasına ulaştı. Özellikle Harry Potter'ın 10 senelik yazılma süreci ve bu süreç içinde internetin gün geçtikçe yaygınlaşması internetteki fanfiction modasını tepeye taşıdı. Günümüzde daha birçok internet sitesinin yanında fanfiction.net milyonlarca kurmaca öyküye ev sahipliği yapmakta. İnternetin en önemli özelliklerinden biri de yazılan öykülere anında yorum yapabilme şansı vermesi. Bazı hayranlar bir öykünün altında yazdıkları yorumları daha da ileri götürerek o yorumlardan yeni öykü yaratıyorlar. Böylelikle internet hiç bitmeyen bir fanfiction süreci doğurmuş oluyor.

 

Fanfiction'da nelerden bahsediliyor? En yaygın tema aşk, romantik/yasak ilişkiler, hatta erotizm. Sherlock Holmes ile Doktor Watson'ın aşkını yazanlarla karşılaşmak nasıl mümkünse Twilight serisindeki kurtadam, vampir çeşitliliğinden yararlanıp vahşi sevişme sahneleri yaratanlarla karşılaşmak da öyle mümkün. Mary Sue hikayeleri diye nitelenen hikayeler de en yaygınlarından. Bu türde, Mary Sue adı verilen bir kadın karakter hikayenin sonunda ortaya çıkıp bütün sorunları çözüyor. Fanfiction hikayelerini konularına göre gruplamak mümkün olduğu gibi, uzunluğuna, yaş sınırına göre gruplamak da mümkün.

 

Peki, yasal mı?

 

Peki, her şey güzel de bu yasal bir iş mi? Dünyanın farklı ülkelerinde farklı düzenlemelerle karşılaşmak mümkün. Ancak genel olarak hayranlar öykülerinin başına orijinal hikaye ile bağlantıları bulunmadığını ve yazdıkları öykü için para almayacaklarını belirten bir ibare koyuyorlar. Böylece telif hakları sorununu büyük ölçüde aşmış oluyorlar. Taht Oyunları serisinin yazarı George R.R. Martin fanfiction'ın en büyük düşmanlarından biri. Bazı yazarlar ise ona katılmıyorlar. J.K. Rowling, Stephenie Meyer gibi bazıları fanfiction sayesinde kitaplarının daha popüler olduğunu ve bıraktıkları boşlukların doldurulduğunu söylüyor. Daha da ileri giden Fransız yazar Erik L'Homme bir internet sitesi kurarak kendi hikayelerinden yola çıkan en iyi fanfiction'ı yazana ödül vereceği bir yarışma düzenledi.

 

Fanfiction'ın sadece ergenlere özgü olduğunu düşünenler ise yanılıyor. Birçoğu öykü yazarı ve 20 yaşının üstünde. 1970'lerde Star Trek'e dair fanzinlerde yazanların yüzde 90'a yakının kadın olduğu belirtiliyor. Harry Potter Fiction'ın arkasındaki mühendis ve yazar Sylviane 26 yaşında. Harry Potter'ın beşinci kitabının çıkmasını beklerken internette başka hayranların neler düşündüğünü araştırmış ve fanfiction ile tanışmış. Bugün yazdığı hikayeler milyonlarca takipçisine ulaşıyor. Sylviane, "J.K. Rowling kitaplarda o kadar çok boşluk bıraktı ki onları tamamlama isteği duydum. Yazdıklarım kurmaca bir dünyanın fetişisti olmuş birçok insana ulaşmakta. Hem onlar hem de benim için bu çok sevdiğimiz dünyayı bırakmamanın en iyi yolu fanfiction," diyor. Eğer siz de Sylviane'a katılıyorsanız, durmayın koşun internete!

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

 

-Kimsin?

-Anneannemin torunuyum.

 

Divan Edebiyatı, sahibi meçhul bir kavram. Her halükârda 20. yüzyılın başında ortaya çıktığı konusunda bir tartışma yok. İskoçyalı oryantalist Elias John Wilkinson Gibb’in 1900 yılında yayınlanan Osmanlı Şiiri Tarihi kitabında bu kavrama hiç yer verilmez. Hepsi batılılaşma döneminde düşünülen isim alternatiflerinden biridir “Divan Edebiyatı”.

Arap coğrafyasında üretilen roman, öykü ve şiirler son yıllarda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Avrupa başta olmak üzere Batı’da düzenlenen büyük ve uluslararası kitap fuarlarındaki temsiliyetin güçlenmesi, en yeni eserlerin prestijli birçok ödüle değer görülmesinin bu ilgideki payı büyük elbette. Batı’nın doğuyu gördüğü “egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir yükseliş bu.

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.