Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Okuma Listeniz: Ağızdan öpüşmesiz kitaplar




Toplam oy: 130
İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız.

Bir tarafta Başbakan’ın kürtaja dair yumurtlamalarına karşı çıkıp İstiklal Caddesi’nde yürüyerek eylem yapanlar, diğer tarafta Shopping Fest açılışı için İstiklal Caddesi'nde düzenlenen karnaval yürüyüşü. Birinde “Benim Bedenim, Benim Kararım” pankartları, diğer tarafta üzerinde koca koca yüzde 50 indirim yazan ‘şey’ler…

 

 

Bir tarafta 2012’nin davalarla, tutuklamalarla dolu Yayınlama Raporu, diğer tarafta özgürlükten, adaletten bahsedenler. Kapanan sinemalar, parmak sallanan tiyatrocular, terörist ilan edilen sanatçılar, Hilal Cebeci’nin pembiş parlak dudakları…

 

 

Defalarca şikayet dilekçesi vermelerine rağmen “ailenin kutsallığı var, öpüşün barışın, kocan döver de sever de” deyip yollanan ama bir süre sonra sokak ortasında işte o şikayetçi oldukları kocaları tarafından boğazı kesilen, vurulan kadınlar… İçeri tıkılan gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve ben bu yazıyı yazarken gündeme gelen ‘Yargıtay’dan seks kriterleri’ hadisesi… Üç çocuktu, kürtajdı, Yargıtay’ın seks kriterlerini filan düşünüp “Yahu ne yazacağım ben” derken aklıma Hüseyin Üzmez geldi. Hatırlarsınız 14 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüzden tutuklanan Üzmez, “Gazozuma ilaç attılar. Olanları hatırlamıyorum, bunlar komplo” filan demişti. Şaka! Değil tabii ki. Üstüne bir de serbest bırakıldı. 13 yaşında, aralarında devlet memurlarının da olduğu 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç.'ye bu işi rızasıyla yapmış diyen Yargıtay var bir de… Peki, ben şimdi ne yapayım? Okuma Listesi yapayım ama nasıl?

 

 

 

 

 

 

Ben bu ay derginin editörlerinin de izniyle (gerçi onların da yazıyı okurken haberi olacak ama…) okuma değil de yazma listesi yapmak istiyorum. Çünkü Henry Miller kulağıma fısıldıyor pis pis… Aaa, Muzır Kurulu iş başına lütfen; kitaplar, yazarlar yine kandırdı işte, yine kanıma girdi Henry Miller. Aynı Chuck Palahniuk, Guillaume Apollinaire, William S. Burroughs, Serge Bramly ve hatta Aslı Tohumcu gibi. Oysa ben böyle belden aşağı vuran bir sistemde simli kapakları olan tatlı aşk maceralarıyla dolu (ama ağızdan öpüşmesiz) kitaplar önermek istiyorum. Kişisel gelişime ve dönüşüme dair kitaplar önermek istiyorum ki değişip dönüşelim… İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız. Yok, sanatmış, edebiyatmış, efendime söyleyeyim; vicdanmış, adaletmiş, insan haklarıymış, cinsel özgürlükmüş, sisteme karşı durmakmış bla bla bla…

 

 

Bu ay okuma listesi yok, yazma listesi var. Sıralama kafanızı karıştırmasın; kitap adı, türü ve yazarı… Darılmaca, dava açmaca filan yok, lütfen…

 

 

 

 
Yaptım Oldu – Deneme Yanılma – Recep Tayyip Erdoğan (RTE)


Muzır Kurulu’ndayken Okuduğum Kitaplar – Notlar - Ruhi Özbilgiç (Muzır Kurulu)


Sevişen Panpişler - Cut-up - Hilal Cebeci (Panpiş)


Ben Şaka Değilim - Toplu Fıkralar - İdris Naim Şahin (Şaka)


Gazozuma Kesmeşeker - Rüya Tabirleri - Hüseyin Üzmez  (Gazoz içen masum dede)


Shopping Fest’te Sokaktaki Eylemciler - Bayağı Yazı - Shopping Fest Katılımcısı


Yaptınız, Oldu – Roman - Adalet (Mülkün temeli olmayan)

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


ee yani, ne anlamamız lazım, eleştirmek sçlu ilan etmek, bunlar gerizekalı anlamaz ama bak ben neler biliyorum demek ne kadar kolay, neyi değiştirdin hayatta, kaç dostun var, kaçı feminist kaçı ağzından öpmeli

56%
44%

Sibel Oral'ın dön baba dönelim hacılara gidelim şeklinde aynı sığ muhalefeti yapmasından usandık. Tamam. Çok güzel hareketler bunlar da yazı nerde, edebiyat nerde?...

56%
44%

İçerisindekileri farkedemedik henüz dışıyla uğraşmaktan içini anlamamak içinde ısrarlıyız aklımızı poşetinden çıkarmamaya.Hayvani duygularla yola devam kısacası ye,iç,yat...

50%
50%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Keşfet'in bu ayki konuğu sanatçı Levent Yüksel!

"İsveç polisiyelerine bayılırım. Bu zevki bana Aydın Arıt'ın güzel Türkçesiyle çevrilen ve hiç ara vermeden altı cildini arka arkaya okuduğum Martin Beck dizisi kazandırmıştır. Maj Sjöwall ile Per Wahlöö'nün birlikte yazdıkları bu dizinin Sjöwall'ın ölümüyle yarım kaldığını öğrendiğimde hüzünlenmiştim. Taşınmalarımın birinde elden çıkarmışım o kitapları.

Hepimizin "yapmak istediklerimiz" ve "yapmak zorunda olduklarımız"la dolu 24 saatimiz var her gün. Yapmak isteyip de yapamadıklarımıza uydurduğumuz bahaneler de cabası. "Oturup yazı yazmak istiyorum ama..." "Bugün de kitap okuyacak vaktim olmadı hiç..." gibi. Tanıdık geldi mi?

Rüyalar ve karabasanlar, yüzyıllar boyunca pek çok yazara ilham kaynağı olmuşlardır. Antik Yunan'dan çağdaş gerçeküstücülere, bilinçaltının oyunlarının, absürdlüklerin, içe dönüşler ve duyguların özgürce dışa vurumunun, pek çok eserin çıkış noktasını oluşturduğu bilinir.

Dan Brown'ın son romanı Inferno'nun çevirileri esnasında, iki ay boyunca kimseyle iletişim halinde olmadan, son derece yüksek güvenlik önlemleri altında çalışan çevirmenlerin yaşadıklarını öğrendik bu hafta. Ancak bu, geçtiğimiz yıllarda başka "çok satar olması muhtemel" romanların yayımlanmasından evvel alınan önlemlerin yanında çok aykırı durmuyor.

FikriSabit

Okur beğenisi denilen ve yazım sürecinde yazara eşlik eden o büyük, derin boşluk, sanki tefrika ederken doluyor, yerini sanal olduğu kadar kanlı canlı, aktif bir doluluğa bırakıyor. Yazarın beslenme şekli, yazarken çektiği çilenin, endişenin mahiyeti değişiyor.

Aklıma ilk önce Charles Dickens geldi. Tefrika halinde basılıp satılan romanı Mister Pickwick’in Serüvenleri’nden şaka değil, tam 40 milyon pound kazanmıştı. Borç yüzünden hapis yatan ailesini kurtarmak için yazarlık yeteneğini ticari zekasına katarak, edebiyat tarihine damgasını vurmuş en önemli yazardı. Sonra bir de Balzac vardı tabii.

Söyleşi

Şu sıralar çokça konuşulan dizilerden Black Mirror, en umutsuz tablolardan birini çiziyor insanlık için. Gelişmiş iletişimin insanlığı yok ettiği bir dünya! Beyazperde, televizyon ya da gerçek fark etmiyor aslında, yeni bir insan profilinin oluştuğunu söylemek için geç bile kalındı. Peki nedir bu yeni insan? Nereye doğru gidiyor?

ŞahaneBirKitap

Bir deliyle başlamıştı her şey hatırlarsanız, roman sanatının kabul edilen ilk örneği Don Quixote’da bir deliden bir kahraman yaratıyordu Cervantes: Ve sanki karanlık bir sanata, karanlık bir yazgı verip, yollarına gölgeler düşürüyordu… İşte o gün bugündür, kim saparsa aydınlık, ışıklı yollardan, Cervantes’in kurguladığı yazgıda bir yazar, bir deli, bir kahraman oluyordu.

Anket

Korsan kitaba karşı mısınız?




EBİ sitelerine reklam verin