Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Okuma Listeniz: Ağızdan öpüşmesiz kitaplar




Toplam oy: 271
İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız.

Bir tarafta Başbakan’ın kürtaja dair yumurtlamalarına karşı çıkıp İstiklal Caddesi’nde yürüyerek eylem yapanlar, diğer tarafta Shopping Fest açılışı için İstiklal Caddesi'nde düzenlenen karnaval yürüyüşü. Birinde “Benim Bedenim, Benim Kararım” pankartları, diğer tarafta üzerinde koca koca yüzde 50 indirim yazan ‘şey’ler…

 

 

Bir tarafta 2012’nin davalarla, tutuklamalarla dolu Yayınlama Raporu, diğer tarafta özgürlükten, adaletten bahsedenler. Kapanan sinemalar, parmak sallanan tiyatrocular, terörist ilan edilen sanatçılar, Hilal Cebeci’nin pembiş parlak dudakları…

 

 

Defalarca şikayet dilekçesi vermelerine rağmen “ailenin kutsallığı var, öpüşün barışın, kocan döver de sever de” deyip yollanan ama bir süre sonra sokak ortasında işte o şikayetçi oldukları kocaları tarafından boğazı kesilen, vurulan kadınlar… İçeri tıkılan gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve ben bu yazıyı yazarken gündeme gelen ‘Yargıtay’dan seks kriterleri’ hadisesi… Üç çocuktu, kürtajdı, Yargıtay’ın seks kriterlerini filan düşünüp “Yahu ne yazacağım ben” derken aklıma Hüseyin Üzmez geldi. Hatırlarsınız 14 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüzden tutuklanan Üzmez, “Gazozuma ilaç attılar. Olanları hatırlamıyorum, bunlar komplo” filan demişti. Şaka! Değil tabii ki. Üstüne bir de serbest bırakıldı. 13 yaşında, aralarında devlet memurlarının da olduğu 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç.'ye bu işi rızasıyla yapmış diyen Yargıtay var bir de… Peki, ben şimdi ne yapayım? Okuma Listesi yapayım ama nasıl?

 

 

 

 

 

 

Ben bu ay derginin editörlerinin de izniyle (gerçi onların da yazıyı okurken haberi olacak ama…) okuma değil de yazma listesi yapmak istiyorum. Çünkü Henry Miller kulağıma fısıldıyor pis pis… Aaa, Muzır Kurulu iş başına lütfen; kitaplar, yazarlar yine kandırdı işte, yine kanıma girdi Henry Miller. Aynı Chuck Palahniuk, Guillaume Apollinaire, William S. Burroughs, Serge Bramly ve hatta Aslı Tohumcu gibi. Oysa ben böyle belden aşağı vuran bir sistemde simli kapakları olan tatlı aşk maceralarıyla dolu (ama ağızdan öpüşmesiz) kitaplar önermek istiyorum. Kişisel gelişime ve dönüşüme dair kitaplar önermek istiyorum ki değişip dönüşelim… İktidarı elinde tutmanın, plazalardaki cilalı ama haşin iş hayatında birilerini alt etmek için hangi özlü sözlerle genel müdürün karşısına çıkmak gerekir filan bunları okusun istiyorum halkımız. Yok, sanatmış, edebiyatmış, efendime söyleyeyim; vicdanmış, adaletmiş, insan haklarıymış, cinsel özgürlükmüş, sisteme karşı durmakmış bla bla bla…

 

 

Bu ay okuma listesi yok, yazma listesi var. Sıralama kafanızı karıştırmasın; kitap adı, türü ve yazarı… Darılmaca, dava açmaca filan yok, lütfen…

 

 

 

 
Yaptım Oldu – Deneme Yanılma – Recep Tayyip Erdoğan (RTE)


Muzır Kurulu’ndayken Okuduğum Kitaplar – Notlar - Ruhi Özbilgiç (Muzır Kurulu)


Sevişen Panpişler - Cut-up - Hilal Cebeci (Panpiş)


Ben Şaka Değilim - Toplu Fıkralar - İdris Naim Şahin (Şaka)


Gazozuma Kesmeşeker - Rüya Tabirleri - Hüseyin Üzmez  (Gazoz içen masum dede)


Shopping Fest’te Sokaktaki Eylemciler - Bayağı Yazı - Shopping Fest Katılımcısı


Yaptınız, Oldu – Roman - Adalet (Mülkün temeli olmayan)

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


ee yani, ne anlamamız lazım, eleştirmek sçlu ilan etmek, bunlar gerizekalı anlamaz ama bak ben neler biliyorum demek ne kadar kolay, neyi değiştirdin hayatta, kaç dostun var, kaçı feminist kaçı ağzından öpmeli

54%
46%

Sibel Oral'ın dön baba dönelim hacılara gidelim şeklinde aynı sığ muhalefeti yapmasından usandık. Tamam. Çok güzel hareketler bunlar da yazı nerde, edebiyat nerde?...

51%
49%

İçerisindekileri farkedemedik henüz dışıyla uğraşmaktan içini anlamamak içinde ısrarlıyız aklımızı poşetinden çıkarmamaya.Hayvani duygularla yola devam kısacası ye,iç,yat...

52%
48%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

"Çetin, o gün masamdan kalkıp, kutsal kitabım diyebileceğim, sayfalarını meyve lekeleriyle doldurduğum bir kitap vermiştim Nihal'e. Ama keşke vermeseydim! Beni zayıf düşüren, algılarımı çarpıtan bir ilişki böyle başlamıştı. Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle!" (Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, İletişim Yayınları, s. 31)

Sabah uyandığımda yanı başımda kelebek, onun gözlerinde de yaş vardı. “Düş gibi bir kitap okudum, kitabın içinde bir düşe yattım,” dedi bana. Söz konusu kitap Hacer Yeni’nin Turnalar Sıcak İklimlere Geçiyordu’suymuş. “Orada çok hüzünlü bir kadın vardı. Ne zaman hüzünlense gökyüzüne, bulutlara, yıldızlara ve bazen de gökte uçan turnalara bakıyordu. Bir de kuzusu vardı.

Antoine de Saint-Exupéry, 1944 yılında Nazi Almanya’sının belki de sonsuza dek sürecek bir feci kırılma olduğuna dair yoğun kaygılarla ABD'den savaşın Avrupa’sına geri dönüp de Akdeniz'de yittiğinde, Küçük Prens'in nasıl bir fenomene dönüşeceğini hayal edemezdi tabii.

Dublin’de bir pub’dayız, tanıdık birilerinin sohbetine kulak misafiri oluyoruz: Yıllar önce “The Commitments” adlı grubun menajeri sıfatıyla aşina olduğumuz Jimmy Rabbitte, onun mahalleden en yakın dostu ve The Van romanında eninde sonunda batacak bir karavan- restoran işleten babası Jimmy Rabbitte konuşuyor...

Yerli edebiyat eserlerinin dizilere uyarlanması furyası, yıllar içinde aile ve ilişki dramlarını konu alan eserlerle beslendi. Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Hanımın Çiftliği, Kalp Ağrısı gibi dizilerin bir şekilde tutmasıyla gelişen sektörde yapımcılar ve senaristler, gözlerini yerli edebiyata daha da çok çevirdiler.

Söyleşi

Harun Ö. Turgan ile söyleşi: "İntifada klasik bir yayınevi olmayacak"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 

ŞahaneBirKitap

Karşılıksız aşk bir yana, imkansız aşkı kim yaratır ki toplumsal kodlardan başka? İnsanın varlığının her zerresinde duyumsadığı kaşılıklı arzu ve ihtiyacı, toplumun değer yargıları yargılayıp suçlu buluyorsa eğer, kendi mütevazı yaşamını bir efsaneye dönüştüren güce, her şey olup bittiğinde herkes saygı duyacaktır.

FikriSabit

Elimde şahane bir kitap var. Garip'in yıllar sonra yapılmış bir tıpkıbasımı. Garip'e bir saygı duruşu.

İki Garip şairin hikayesini anlatıyordu Kelebeğin Rüyası; Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur'un yaşam hikayesini. Hiç unutamadığım bir sahne; bir hastane koğuşunda, Muzaffer Tayyip Uslu amansız hastalığıyla baş etmeye çalışırken yanında öğretmeni Behçet Necatigil bekler ve Rüştü Onur gelir heyecanla. Elinde bir kitap vardır. Öyle bir kitap ki, Muzaffer'i ayağa kaldıracaktır.