Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 7 // Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi




Toplam oy: 82

Türkiye’nin ilk özel müzik kütüphanesi olarak kurulan Borusan Müzik Kütüphanesi, uzun yıllar Borusan Sanat’ın İstanbul’da, İstiklal Caddesi’ndeki eski binasında öğrencilere ve müzikseverlere hizmet verdi. 2014 yılında ise kapandı ama arşive ulaşmak halen mümkün. Çünkü Borusan Müzik Kütüphanesi, Borusan Sanat ile İTÜ Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MİAM) arasında yapılan bir anlaşmayla 2014 yılından itibaren MİAM’a bağışlandı. Diğer bir deyişle İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Kütüphanesi, artık, çok daha kapsamlı bir müzik araştırma merkezi durumunda.

 



Dr. Erol Üçer tarafından 1999 yılında kurulan Müzik İleri Araştırmalar Merkezi; araştırmacı müzik uzmanları yetiştirmek, müzikal araştırmalar gerçekleştirmek ve sonuçlarını yaymak amacıyla çalışma yürütüyor. 2000 yılında kurulan MİAM Dr. Erol Üçer Müzik Kütüphanesi de bu çalışmalar doğrultusunda koleksiyonunu her geçen gün genişletiyor.



On bine yakın kitap, nadir eserler, notalar ve CD-DVD-plak koleksiyonunun yanı sıra kütüphanede müzik araştırmacıları için çok önemli olan birçok veritabanına ve elektronik kaynaklara da (JSTOR, Grove Music Online, International Index to Music Periodicals, Alexander Street vs) erişim olanağı sağlanıyor. Ayrıca kütüphane bünyesinde araştırmacıların kullanımına açık 6 adet masaüstü bilgisayar ve 8 adet müzik dinleme sistemi bulunuyor.


Kısacası, müzik araştırmacıları için her türlü imkanı sunmaya çalışan ve hatta daha fazlası için projeler de yürüten kütüphaneyle ilgili üzücü gelişmeyse, Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nin kurucusu ve kuşkusuz en büyük destekçesi Erol Üçer’in 2 Mart 2018’de aramızdan ayrılmış olması. Bu vesileyle, kendisini buradan bir kez daha anıyoruz.

 

 



Ayrıntılı bilgi için: www.miam.itu.edu.tr

 

 


 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki.

Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.  1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz.

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.