Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Patti Smith’in başucu kitaplığı




Toplam oy: 832

Patti Smith’i nasıl bilirsiniz? Punk’ın babaannesi olarak anılan Smith için salt müzisyen demek yanlış olur. Yazar kimliğiyle de hatırı sayılır bir kariyere sahip olan Patti Smith aynı zamanda sıkı bir okur. Öyle ki, o da pek çok kitap düşkünü çocuk gibi rol modellerini gerçek hayattan değil, edebiyat dünyasından seçmiş. Smith’in çocukluğundaki rol modeli Louisa May Alcott’un kült romanı Küçük Kadınlar’daki küçük erkek Fatma Jo imiş. Ergenlik yıllarında ise Charles Baudelaire ve Arthur Rimbaud ile tanışan Smith’in sanatsal kişiliğinde Rimbaud’nun izlerini görmek zor değil. Hal böyle olunca insan Patti Smith’in başucunda hangi kitaplar vardır diye düşünmeden edemiyor.

 

Sanatçının 2008 yılında Melbourne Uluslararası Sanat Festivali’nde ilan ettiği vazgeçilmez kitaplar listesi ise şöyle:

 

 


Usta ile Margarita –  Mikhail Bulgakov
Doğu Yolculuğu
– Hermann Hesse
Boncuk Oyunu – Hermann Hesse
Karanlığın Kalbi – Joseph Conrad
Moby Dick – Herman Melville
Billy Budd- Herman Melville
Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları – William Blake
Vahşi Oğlanlar – William Burroughs
Uluma – Allen Ginsberg
Cehennemde Bir Mevsim – Arthur Rimbaud
Illuminations – Arthur Rimbaud
Wittgenstein’ın Maşası – David Edmonds ve John Eidinow
Vilette – Charlotte Bronte
Coriolanus – William Shakespeare
Mutlu Prens – Oscar Wilde
Esirgeyen Gökyüzü – Paul Bowles
Yanardağın Altında – Malcolm Lowry
Ölü Canlar – Nikolai Gogol
Huzursuzluğun Kitabı – Fernando Pessoa
Vergilius’un Ölümü – Hermann Broch
Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar – J.D. Salinger
Franny ve Zooey – J.D. Salinger
Swann’ın Bir Aşkı – Marcel Proust
Mutlu Ölüm
– Albert Camus
İlk Adam – Albert Camus
Dalgalar – Virginia Woolf
Big Sur – Jack Kerouac
Hırsızın Günlüğü – Jean Genet
Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru – Heinrich Böll
Buz – Anna Kavan
Nadja – Andre Breton

 

 

EK

 

 


 

 

 

Kaynak: Vertigo

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Muhammed Hicazi 1900 yılında Tahran’da dünyaya gelmiş. Yüksek bir memur olan babasının imkânları sayesinde müreffeh bir çocukluk geçirmiş. Erken yaşlarda Arapça ve Fransızcayı yetkin şekilde öğrendikten sonra eğitim için Fransa’ya yollanmış. Hicazi’nin Fransa yılları onun uzaktan idrak etmeye çalıştığı Batı’yı yerinde özümsemesi için bir başlangıç noktası olmuş.

Kelimeleri hikâyeleri ile birlikte düşünürüm. Birer insan gibi yaşamları ve dönüşümleri vardır kelimelerin. Onun seyrini izlerim. Anlamları dışında görünüşleri ve tipografik hareketleri ilgimi çeker.

 

İstanbul’da yaz mevsiminin ayak sesleri duyuluyordu. Üniversitedeki bahar döneminin son dersinde felsefe hocam Cemil Güzey, okuma listesi çıkardı. Uzayıp giden listede bir kitap ismi hemen gözüme çarptı; Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar. Bu üç kelimeyi yan yana okuyunca heyecanlanmıştım.

*Paul de Senneville/Mariage d'Amour (Aşk Evliliği) bu yazıya eşlik edebilir.

Taşra, edebiyattan sinemaya geçişin en kestirme yoludur. Orada zaman, mekân ve insan sinematografik anlamın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir derinliğe sahiptir. Ancak bu derinlik çoğu zaman bir daralmayı, dışa kapalılığı, durağanlığı, kasvetli ve sonu gelmez bekleyişleri de içinde taşır. Bu yönüyle İnsanoğlunun ebedi yazgısını, ilk sürgün anını hatırlatan ihsaslarla doludur taşra.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.