Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Samuel Beckett’in okuduğu kitaplar...




Toplam oy: 721

Godot’yu Beklerken adlı oyunuyla tiyatro tarihinin akışını geri dönüşmez bir biçimde değiştirmişti Samuel Beckett. O aynı zamanda 1969 yılında kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü karşısında sevinmek şöyle dursun, ödülün beraberinde getirdiği şöhret karşısında kendini boğulmuş hisseden bir münzeviydi. Hâl böyle olunca Samuel Beckett’in kendi kişisel alanında neler yaptığı da okurları için gizemli ve olduğu kadar çekici de. Beckett’in gündelik yaşamına dair az sayıda ayrıntıya ise  yazarın yazdığı mektuplar sayesinde ulaşıyoruz. Ulaşılan bu bilgilerden en ilginci ve muhtemelen Beckett’in iç dünyası konusunda en çok fikir vereni ise yazarın sevdiği kitaplar listesi. İşte Beckett’in 1941-1956 yılları arasında okuduğu, mektuplarında andığı kitaplar:


Andromaque- Jean Racine

Andromaque’ı tekrar, her zamankinden büyük bir hayranlıkla okudum. Ve bana kalırsa bana günümüz tiyatrosunun imkanları konusunda daha ileri bir anlayış kattı.”


Seksen Günde Devr-i Alem – Jules Verne

“Parlak bir eser!”


Çavdar Tarlasında Çocuklar – J.D. Salinger

“Kesinlikle çok sevdim! Uzun süredir bu kadar sevdiğim bir şey olmamıştı.”


Notre Dame’ın Kamburu – Victor Hugo


Gecenin Sonuna Yolculuk – Louis-Ferdinand Celine


İnsanlık Durumu
– Andre Malraux


Yabancı
– Albert Camus

“Okumaya çalış, bence önemli.”


Varolma Eğilimi
– Emil M. Cioran

“Harika bir şey! Bu ilk eserini tekrar okumalısın!”

 

 

EK

 

 


Kaynak: www.cambridge.org

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Rüyamda aksakallı bir ihtiyarı gördüğümde heyecanlandım. Bana tüm araştırmalarım için nasihat veriyordu. Dewey’e bak dedi usulca. Gece yarısında heyecanla uykudan uyandım. O gün erkenden yatmıştım ve evdekiler henüz uyumuşlardı. Uykumun derinliğinde gelen bu mesaj beni uyandırmaya yetmişti.

1. İbrahim Tenekeci’den seçme şiirler: Sözü Yormadan

 

Uzakta, hırçın denizin ortasında bir yer… Kimileri için nefes kesici güzellikte, kimileri içinse ürkütücü ve kasvetli doğası, bize bir hayli yabancı dili, yarım milyondan az nüfusu… Soğuğu ve yanardağları ile ateş ve buzun ülkesi burası; İzlanda. Bulutlar güneşi perdeledikçe, kasvet arttıkça, suç edebiyatı da daha keyifli hale gelir.

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de James Joyce’un İletişim Yayınları’ndan çıkan tek öykü kitabı Dublinliler’dir. Bu öykülerde Joyce “şehrin sesi”ni modern öyküye kazandırmıştır.

 

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.