Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Yazarların garip takıntıları




Toplam oy: 1268

Flavorwire.com sitesi, yazarların garip takıntılarını su yüzüne çıkarıyor. Kimi video oyunlarına düşkünken kimi de step dansı yapmaya bayılıyormuş.

 

İşte yazarlar ve garip takıntıları:

 

 

Martin Amis - Video oyunları

 

 

Amis, video oyunlarını 1982 yılında yazdığı Invasion of the Space Invaders: An Addict’s Guide to Battle Tactics, Big Scores and the Best Machines kitabına ismini verecek kadar sevmiş gibi görüyor. Yazar, kitabının önsözünde video oyunları için, "Uğraştığımız şey, global bir bağımlılık" diyor.



 

Tom McCarthy - Tenten

 

Tenten hayranı olan yazar, Tintin and the Secret of Literaure (Tenten ve Edebiyatın Sırrı) adlı bir kitap bile yazmış. Yazar, Steven Spielberg'ün yönetmenliğini yaptığı The Adventures of Tintin (Tenten'in Maceraları) filmini ise hiç sevmiyormuş.

 

 


Henry Miller - Ufolar

 

Henry Miller'ın garip takıntısı, diğerlerinden biraz farklı. ABD'li yazarın biyografisini yazan Mary V. Dearborn'un dediğine göre yazar, uzaylılara ve onların dünyayı istila edeceklerine inanıyormuş.

 

 

 

 

 

 

Lev Grossman - Samuel Beckett

 

Grossman'ın herhangi bir eserini okuyan, yazarın ne tür kitaplar okumayı sevdiğini, özellikle de Samuel Beckett hayranlığını kolaylıkla anlayabilir. Gençliğinde Godot'u Beklerken'i izledikten sonra yazara hayran olan Grossman, "Sadece Beckett'in çalışmalarına değil, onun tüm hayatına hayran kaldım. Deidre Bair'in kaleme aldığı Beckett biyografisini buldum ve 4 sene boyunca durmadan okudum. Kitabı her bitirdiğimde başa dönüp, tekrar okuyordum" diyor.

 

 

 

Truman Capote - Step dansı

 

"Sanat yüzünden mi bilmiyorum ama içimde her zaman sahne tutkusu vardı ve step dansıçısı olmayı her şeyden çok istiyordum" diyen yazar, gençliğinde başarılı bir dansçıymış. Capote, Paris Review gazetesine verdiği röportajda step dansına olan düşkünlüğünü şu sözlerle anlatmış: "Eskiden o kadar çok fazla pratik yapardım. Evdeki herkes beni öldürmek istiyordu."

 

 

 

 

 

Flannery O'Connor - Kuşlar

 

O'Connor'ın tavuskuşları olduğu herkes tarafından bilinirmiş. Tüm kuş türlerine düşkün olan yazar, tavuğuna geri geri yürümeyi öğretmiş.

 

 

 

 

 

Victor Hugo - Çizim

 

Çizim yapmaya sıradan bir hobi olarak başlayan Hugo için çizmek, çok önemliymiş. Yaşamı boyunca 4000'den fazla çizim yapmış olan yazar için çizmek, yazıyı bıraktıktan sonra daha çok önem kazanmış.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder


Burada yazılanların çeviri olduğuna, kaynağa ve çevirmene ilişkin bilgiler keşke verilseydi diye düşünüyorum. Ayrıca burada anılan özelliklerin hiçbiri bana "obsession" gibi gelmedi.

43%
57%

2 hususa dikkat çekmem gerek:
* "Drawing"i çevirmeyi unutmuşsunuz.
* Yazıyı alırken Patti Smith'i atlamışsınız.

http://flavorwire.com/261579/famous-authors-unlikely-obsessions

54%
46%

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Emily Dickinson’a geçmeden önce kendi çocukluğumu ve bahçe hikâyemi anlatacağım size... Macera olsun diye evden kaçıp gün batarken kimsenin ruhu duymadan döndüğüm çocukluk yıllarımda, bütün evlerin bahçeli olduğunu sanırdım. Neden, çünkü şanslıydım; oturduğumuz sakin mahallede bütün evler bahçeliydi, bizimki de.

 

Hepimiz etrafında toplanacağımız hikâyeler arıyoruz. Çünkü bir bakıma hikâye, hayatın zihinlerimizdeki anlamlandırılmış yansımasıdır. Dünyadaki varlığımızı konumlandırabilmek ve bir anlama ulaşabilmek için şeylerin mekân ve zamanda nelere bağlı, nelerle birlikte olduğunu bilmeye muhtacız.

Eğer hidâyet yazılmışsa bir kişinin alınyazısına, kişi ne denli farklı mecralarda dolaşırsa dolaşsın dönüp gelmesi muhakkaktır takdir olunana. Gai Eaton da Lozan’dan İngiltere’ye, Jamaika’dan Mısır’a hakikat arayışıyla gezinirken, bu yazgının izini süren son devir Müslüman entelektüellerinden birisidir.

 

A-

 

Mecnun one night

 

B-

 

Ben bu tarzı benimsedim. Elim belimde vakaların önünde bekler, sakallarımı sıvazlar, sosyolojik birtakım çıkarımlarımı dile getiririm. ‘Ne güzel bir toplum simit yiyor.’ ‘Toplum koşma oğlum beş dakika sonra tekrar gelecek tren.’ ‘Toplum şuradan geçerken az sessiz ol uykuya uzağım zaten.’

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.